26 Eylül 2020 Cumartesi / 8 Safer 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Ömer EKİNCİ
oekinci@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Çocuğunuz haysiyetli mi?

29 Aralık 2017 Cuma

Tuhaf bir soru oldu değil mi?

Haysiyet ne demek önce onunla başlayalım.

TDK şöyle diyor: “Değer, saygınlık, itibar, öz saygı

Peki haysiyetli çocuklar nasıl yetiştireceğiz?

***

İlk defa bir ilkokulda konferans vermiştim 4-5 sene önce. Yaşları 7-10 arasındaydı.

Çok da farklı bir şey yapmamıştım aslında. Büyüklere nasıl konuşuyorsam onlara da öyle konuşup ismini söyleyen her öğrenciye “Mert bey, Dilara hanım” diye hitap etmiştim.

Konferanstan günler sonra yüze yakın mektup göndermişti beni davet eden öğrencilerin öğretmeni.

Hepsi kendi duygu durumlarını kendi kelimeleriyle ifade etmişti ama mektupların özü aynıydı.

“Ömer Abi, bana ilk defa sen saygın hissettirdin, ilk defa sen bana “siz” diye hitap ederek büyük insan gibi davrandın, insan yerine konulduğumu hissettim.

Bu ifade çok sarsmıştı beni. İnsan yerine konulmak…

İnsan yerine konulmaya muhtaçtı çocuklar. Ciddiye alınmaya…

***

Ve sonra yıllar geçti, baba olduktan sonra o günkü anladığım gerçeğin aslında çok daha geriden başladığını anladım.

Bir insan doğduğu andan itibaren saygı görmek istiyor.

Saygı gören bebekler haysiyetli çocuklara, haysiyetli çocuklar da şahsiyetli insanlara dönüşüyor.

Doğduğu andan itibaren her şeyi kopyalayan, kaydeden bebekler, ona hitaplarınızı kaydetmiyor olabilir mi?

Son 1 yılım da bunun üzerine gözlem yapmakla geçti. İşte çıkarımlarım ve önerilerim:

- Bir bebeğin haysiyetli olabilmesi için yetişkin insanı utandıran şeylerden onları da korumalıyız. Diyelim altını değiştiriyorsunuz, büyük insanlar nasıl ki ortalık yerde soyunmaz, bebeği de ortada, kalabalık yerde soyundurmamalıyız. Diyelim bebeğiniz bezini doldurdu, “Ayyyy sen kaka mı yaptın??? Ayy ne yaptın sen böyle offff bu neee?” gibi tuhaf tepkileriniz bebeğinizi utandırıyor, hatta bu gibi tepkiler bebeklerde kabızlığa, ileri yaşlarda tuvalet eğitimi problemine kadar vardırıyor.

- Konuşmaya başladıktan, artık çocuk olduktan sonra “Lan Ahmet, ulan Mehmet, getir şunu, git şuraya, çarparım ha!, pis çocuk” gibi hitaplarınız çocuklara ileri yaşlarda hakarete alışkın, haysiyeti eksik, karakteri zayıf çocuklara dönüşüyor.

- Tuhaf şakaları, saçma sapan esprileri artık geleneklerimizden çıkarmak zorundayız. Sünnet olacak çocuğa “Kökünden kesecekler” diye korkutan ne tuhaf şakalarımız var, farkında mısınız? El kadar çocuğa koca koca insanların “Sen büyü, ben seninle evleneceğim”, “Sen gel bizim çocuğumuz ol”,”Sen aslında bizim çocuğumuz değilsin, hastanede karıştın, seni bilmem kimlerden aldık” gibi bilinçaltını çok ciddi derecede tahrip eden ifadeleri bir an önce lügatten çıkarmak zorundayız.

Herkes bebeğini, çocuğunu çok seviyor, bunda sorun yok.

Ama saygı görmeyen çocuklar, kendilerine yöneltilen o sevgiyi nasıl yöneteceğini, nasıl cevaplandıracağını şaşırıyor.

Haysiyet kelimesini özenle ve özellikle seçtim. Lütfen ailemize bir de “haysiyet” kelimesi penceresinden bakalım.

Çocuklarımıza haysiyet aşılamamıza filan da gerek yok. Doğuştan onlara verilmiş olan haysiyeti bozmayalım, yeter.

ÜSKÜP’TE GECİKMİŞ BİR HATAYI DÜZELTME ‘ZAMAN’I

Bu fotoğrafı dün Makedonya’nın başkenti Üsküp’te çektim.

Üsküp’ün merkezinde, tam da göbeğinde büyük bir binanın tepesinde bir logo sizin de dikkatinizi çekmiştir.

 

ZAMAN Gazetesi.

“Hangi yıldayız?” diye soruyor insan kendine.

Belçika’da, Hollanda’da, Almanya’da değil.

Dost ve kardeşMakedonya’da.

Türkiye’nin son 15 yılda adeta Türkiye’ye yatırım yapar gibi yatırım yaptığıMakedonya’da.

Türkiye’nin NATO’da, Birleşmiş Milletler’de her daim siyasi destek verdiğiMakedonya’da.

Türkiyeli iş adamlarının fabrikalar kurduğu, mağazalar açtığı, istihdam oluşturduğu Makedonya’da.

TİKA’nın kültürel mirasını ihya ettiğiMakedonya’da.

Sadece ZAMAN Gazetesi değil, Yahya Kemal Okulları da hala aktif, hala öğrenci mezun ediyor.

Üsküp Büyükelçimiz her gün ofisine giderken bu binanın tabelasının altından geçiyor.

Makedonya’daki soydaşlarımız;

Türkiye’deki kardeşleriniz olarak bizler, o her gün altından geçtiğiniz tabeladaki yayın organının temsil ettiği zihniyetin ele geçirme hırsınatam 250 şehit vereli henüz iki yıl olmadı.

Bu örgüte karşı olmak, karşı durmak zorundasınız. Hem de Türkiye’nin yanında olmak değil sadece.

Yani Türkiye için değil, kendiniz için…

Rusya FETÖ Okullarını tam 20 yıl önce kapattı. Türkiye’yi çok sevdiğinden değil.

“Bir CIA projesi olması yüzünden”

Türkiye’de yapamadıklarını etkin olduğu ülkelerde bir bir yapmaya çalışacaklar.

Balkanlarda, Afrika ülkelerinde ve Türkî Cumhuriyetlerde; etkili oldukları her yerde.

Şimdi Makedonya için gecikmiş bir hatayı düzeltme “ZAMAN”ı.

 

Lütfen kardeşlik, soydaşlık hukukunu hatırlayın ve hatadan dönün.