13 Nisan 2021 Salı / 1 Ramazan 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Hüseyin GÜLERCE
hgulerce@stargazete.com
Yazarın Sayfası
Dinle

Dink cinayeti, FETÖ, FOX TV…

27 Mart 2021 Cumartesi

Agos gazetesinin genel yayın yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak 2007'de Ogün Samast tarafından öldürüldü.

14 yıl sonra dün cinayete ilişkin davada karar çıktı.

15 Temmuz hain darbe girişiminin taşeronu FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in, bu cinayetin de faili olduğu anlaşıldı.

Bu cinayet de devlet birimleri içerisindeki hainlerin organizasyonu ile işlendi. Savcılar, jandarma subayları, rütbeli emniyet mensupları ve gazeteciler bir aradaydılar...

O dönem İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli astsubay Yavuz Karakaya'ya, "Anayasayı ihlal"den, eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek'e, tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi. Eski Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz, 28 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler Ekrem Dumanlı ile Adem Yavuz Arslan'ın da bulunduğu 13 firari sanığın da dosyasının ayrılmasına karar verildi.

MUHARREM DEMİRKALE

Dink cinayeti davasında en ağır cezayı tutuklu sanık eski Albay Muharrem Demirkale aldı. 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Dink cinayetinin kilit ismi, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığı'nda yaralanan darbeci Albay Muharrem Demirkale'dir.

Jandarma Genel Komutanlığı karargâhındaki eylemlere ilişkin davada da yargılanmış ve "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmişti.

Dava dosyasında Muharrem Demirkale'nin, Dink cinayetinin işlendiği tarihte yüzbaşı rütbesiyle İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü faaliyetler İstihbarat Tim Komutanı olarak görev yaptığı belirtildi. Trabzon Jandarma İstihbaratı'ndan Ogün Samast'ın cinayeti işlemek için 18 Ocak 2007'de İstanbul'a geldiği bilgisini alan Demirkale'nin, İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerini koordine ettiği belirtildi.

ERCAN GÜN-FOX TV

Dink cinayeti davasında, eski FOX TV haber müdürü Ercan Gün'e, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 10 yıl hapis cezası verildi.

Ercan Gün, 25 Ağustos 2016 tarihinde Hrant Dink cinayeti soruşturması kapsamında "FETÖ/PDY üyeliği" suçundan tutuklandı.

İddianamede, Ercan Gün'ün Hrant Dink cinayetinin medya ayağında yer aldığı ifade edilmişti.

Ercan Gün, Dink'i katleden Ogün Samast'a zorla ve ısrarla Türk bayrağı tutuşturularak çekilen kurgu görüntüleri, FOX TV üzerinden yayınlamış ve Dink cinayetinin askerin üstüne yıkılmasına zemin hazırlamıştı.

Tutuklandığında FOX TV'de Haber Müdürü olan Gün, cezaevinde olmasına rağmen Haber Planlama Müdürü görevine getirilmişti.

Ercan Gün'ün ismi tutuklanmasına rağmen bin 354 gün FOX Ana Haber bülteninin künyesinde yer aldı.

2016 yılında gerçekleşen bir ödül gecesinde FOX TV Ana Haber Sunucusu Fatih Portakal, ByLock'çu Ercan Gün'e destek vermiş, "Biz FOX ailesi olarak, cezaevinde olan arkadaşım Ercan Gün olarak, yüreğimizi ortaya koyup, her gün bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bu ödülü tüm gazeteciler adına almıyorum. İşini doğru dürüst yapan, adam gibi yapan gerçek gazeteciler için alıyorum' demişti.

Dink cinayetini FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in işlettiği artık gün gibi ortadadır.

1. Hrant Dink'in arkadaşları olduğunu söyleyenler, cinayeti FETÖ'nün işlediği anlaşılınca ortadan kayboldular.

2. Cezaevlerinde gazeteciler olduğunu söyleyenler, Ercan Gün'ü bir gün olsun mesele yapmadılar. Firari FETÖ gazetecileri halen ABD ve Avrupa'da gazetecilik yapıyorlar. Bu konuda Avrupa'daki ve bizdeki basın meslek kuruluşlarının pişkinliği göz ardı edilmemelidir...

3. Fatih Portakal, susmamalıdır. Ercan Gün hala masum mudur? Yoksa işin gerçek yüzünü Portakal da biliyor muydu?

4. Washington yönetimi, Amerika'daki Ermeni lobisi neden susuyor? Biden, hala Fetullah Gülen dosyasına bakmama gafletini sürdürecek mi?

5. F. Gülen "dinler arası diyalog" deyip Hıristiyan, Musevi din adamları ile görüşmeler yaptı. Dink cinayetinin aydınlatılmasından sonra Türkiye'deki Fener Rum Patrikliği, Ermeni Patrikliği ve Hahambaşılık ne düşünüyor?