18 Ocak 2021 Pazartesi / 4 CemaziyelAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Özay ŞENDİR
osendir@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Dövmeye devam edin siz...

04 Ocak 2016 Pazartesi

Benimle uğraşma seni döverim” Bu dün ki Milliyet Pazar ekinin manşetinde yer alan başlık.

Lafa gelince, şiddet ve şiddet dilinden şikayetçi bir medyamız var.

Öyle bir medya nasıl böyle bir başlık atar birinci soru.

İkinci ve daha vahim olan konu, tırnak içine alınan söz aslında eksik bırakılmış, anlamından koparılmış.

Aslında içinde şiddet unsuru olmayan bir cümle bağlamından koparılmış, başka bir hale evrilmiş.

***

Olan biteni başından anlatayım en iyisi.

Milliyet Pazar’da, 14 yaşında, hem okula giden hem de ailesinin hayvanlarına bakan ve güreşte Minik bayan Balkan Şampiyonu olan Aysu Paralı’nın röportajı vardı.

Başlığa sinirlendim ama röportajı okumaktan da geri durmadım.

İyi ki okumuşum, iyi ki iç sayfada cümlenin doğru halini, yani “Benimle uğraşma seni döverim dedim şakasına” cümlesini görmüşüm.

Birinci sayfada kocaman puntolarla yazılmış “Benimle uğraşma seni döverim” başlığı tehdit duygusu uyandırıyor, cümlenin tam hali bir başka duygu...

Tamam spotta arkadaşına takıldığından da bahsedilmiş ama insanlar daha çok başlığa bakarlar bir haber ya da röportajda.

Röportaj güzel, kilosunu korumak adına istese de çikolata yiyemeyen 14 yaşındaki bir kız var karşımızda.

Milliyet’in internet sitesi bu başlıkla değil, “Kendini toparla, elin kızı acımıyor” başlığıyla verdi röportajı.

Nereden bakarsanız bakın, dövme fiilinden daha yerinde bir başlık bu.

Kaldı ki küçük kız “şakasına” değil de gerçekten böyle söylemiş olsaydı bile o cümlenin başlığa çıkarılmaması gerekirdi.

En azından şiddete karşı olmak bunu gerektiriyor.

***

Pazar ekinde yer alan bir haberi neden bu kadar önemsediğimi de yazayım.

Normal haberlerde yeterince şiddet var zaten.

Düşünsenize, tasmasız köpek dolaştırma kavgasında şehrin göbeğinde silahlı çatışma yaşandı.

Daha bir sürü şiddet dolu haber arasında, 14 yaşındaki, hikayesi güzel bir kızın röportajı çölde vaha olabilirdi.

Maalesef olamadı.

Adım gibi eminim ki Fikret(Bila) ağabey de hoşlanmamıştır bu başlıktan.

Her neyse, en azından yaşama dair işlerde şiddet dilinden sıyrılmayı artık başarmamız lazım.

Arkadaşlar sadece bu haberde mi dil sıkıntısı var sanki diye sorabilirler.

Çok haklılar, dili sıkıntılı çok haber var ama bir iş manşete çıktımı daha çok dikkat çekiyor.

Hem her gün bir tane dil sıkıntısı azalsa fena mı olur?