01 Mart 2021 Pazartesi / 17 Recep 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Medaim YANIK
myanik@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Eş ilişkilerinde duygulara eşlik etme meselesi

03 Ağustos 2019 Cumartesi

Eşler birbirlerinin ruh halini etkileme hatta belirleme gücüne sahiptirler. Keyifli, huzurlu, sevgi dolu bir eş bu halini diğer eşe geçirebilir. Aynı zamanda öfkeli, sıkıntılı, hüzünlü bir eş de bu duygularını diğer eşe taşıyabilir. Eşlerin birbirinin ruh halini etkileme gücüne sahip olması onlara eşin ruh halini düzenlenmesine eşlik etme sorumluluğu da verir. 

Eşlerin duygulara eşlik etmesinde üç seçenek: Eşler birinin evlilik dışı sorunlardan dolayı sıkıntılı, üzgün, endişeli veya öfkeli olması durumunda diğer eşin ne yaptığı meselesi evliliğin seyrini etkiler. Aynı zamanda eşin keyifli, sevinçli, rahatlamış olması durumunda diğer eşin nasıl davrandığı da evliliği etkiler. Bu durumlarda teorik olarak diğer eşin üç seçeneği vardır. Birinci seçenekte eş ilgisiz kalıp, görmezlikten gelebilir ve duygulara eşlik etmeyebilir. İkinci seçenekte eşin duygularının fazlalığı, yersizliği veya gereksizliği üzerine sözler söyleyip, duygular eşlik etmediği gibi karşısında yer alabilir. Üçüncü seçenekte ise eşin duygularının farkına varır, kabul eder, eşlik eder ve eşin yanında yer alabilir. İlk iki seçenek eş ilişkisine zarar verirken üçüncü seçenek eş ilişkisini güçlendirir. 

Eğer sorun eş ile ilişki içerisinden kaynaklanıyorsa mesele daha fazla önem kazanır. Eşler birbirlerinin olumlu duygularına eşlik ederek “pozitif kısırdöngü” oluşturarak, karşılıklı birbirlerinin ruh halini olumlu etkilerler. Güzel söz güzel sözü, sevgi ifadesi sevgi ifadesini, beğeni beğeniyi getirir. Eşler birbirlerinin olumsuz duygularına olumsuz bir şekilde karşılık vererek “negatif kısırdöngü” de oluşturabilirler. Bu durumda kötü söz kötü sözü, öfke öfkeyi, üzüntü üzüntüyü davet eder. 

*** 

Eşe olumlu duygusal eşlik edebilme gücü: Eşlerin birbirlerinin olumlu duygusal haline olumlu, olumsuz duygusal haline olumsuz cevap vermesi daha sık olan ve beklenen bir durumdur. Esas mesele eşlerden biri olumsuz bir duyguduruma girdiğinde diğer eşin onu sakinleştirebilme, yatıştırabilme, eşini o halden çıkarıp daha iyi bir duygusal hale getirebilme becerisidir. İşte bu beceri ve ruhsal güç eş ilişkileri için hazine değerindedir. Bu türden bir tutuma sahip eş hem negatif kısırdöngüye teslim olmaz hem de pozitif kısırdöngüyü kurabilir. 

Gerçekten de eşler arası uyuşmazlığın, anlaşmazlığın, sorunun olduğu bir anda kişinin hem kendi ruh halini olumlu bir şekilde düzenleyebilmesi hem de eşinin ruh haline olumlu bir şekilde etki edebilmesi ilişki açısından hayat kurtarıcıdır. 

Örneğin iyi biri olarak tanımlanan ama hızlı öfkesi olan bir eşe karşı öfkelenmek olağan ve beklenen bir durumdur. Öfke öfkeyi doğurur. Ama öfkeye karşı sakin kalarak üstelik te eşini sakinleştirebilen bir erkek veya kadın olağanüstü bir beceri ve ruhsal güce sahiptir. Bu kişiler her türlü övgüyü hak eder. 

Bazı insanlar hem kendilerinin hem de eş/çocuk/dostlarının/çalışma arkadaşlarının ruh hallerini olumlu yönde düzenlemekte diğer insanlara göre daha mahirdirler. Ama bu beceri ve ruhsal güç aynı zamanda öğrenilerek geliştirilebilir. Bu sebeple eş ve çocuk ilişkilerinde “duygusal koçluk eğitimleri” önemlidir.