07 Mart 2021 Pazar / 23 Recep 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Hüseyin GÜLERCE
hgulerce@stargazete.com
Yazarın Sayfası
Dinle

FETÖ'ye en büyük ceza…

28 Kasım 2020 Cumartesi

15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminin en önemli davasında kararlar açıklandı.

Darbe girişiminin komuta merkezi, Kazan’daki (Şimdi Kahramankazan) Hava Kuvvetlerine ait Akıncı Üssü’ydü.

Darbe gecesi üs civarında yakalanan 4 “sivil imam” ve 15 eski subaya 79’ar kere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Bombalamalarla 77 kişiyi şehit etmişlerdi. Müebbet ve başka cezalar alan sanıklar da var.

Bu dava ile 5 çarpıcı gerçek ortaya çıktı.

1. Darbe girişimi ağırlıklı olarak hava kuvvetleri içindeki FETÖ yapılanması eliyle tezgâhlandı. Hainlerin arasında general, albay, yarbay rütbesinde olanlar var. Yani 30 yıllık bir hazırlıktan bahsediyoruz.

Dünyanın hiçbir askerî darbesinde, askerî lise öğrenciliğinden itibaren yetiştirilen ve general rütbesine kadar kendilerini gizleyen bir yapılanma görülmedi. Burada şaşırtıcı olan şudur; o kadar Kemalist/laikçi hassasiyete rağmen bu gizlilik nasıl oluyor da Yüksek Askerî Şuralarda fark edilmiyor?

İşte bu sorunun cevabını da ABD rolü ve etkisi açıklayabilir.

2. Dünyanın hiçbir askerî darbesinde cuntacı generalleri/subayları, darbe karargâhından yöneten siviller olmamıştır. Asker olarak yetişen insanlar kışlada asla sivillerden emir ve talimat almazlar/almamışlardır.

FETÖ darbe girişiminde askerî öğrenciler, astsubaylar, stratejik kamu kuruluşları, yargı, emniyet, medya, sözde sivil toplam kuruluşları da işin içindedir.

İllegal yapılanma; çocuk yaşlarda devşirilmiş, beyinlerine çip takılarak vicdanını/ruhunu Fetullah Gülen’e ipotek ettirenlerden oluşturulmuştur.

Legal yapılanma ise; kanunsuz dinlemeler, buradan elde edilen bilgilerle kurulan kumpaslar ve video kayıtlar sonrasında tehdit/şantaj yoluyla yapılmıştır. Nice siyasetçi, medya patronu, işadamı, gazeteci, yazar, toplumda sazı/sözü dinlenen isimler bu yolla teslim alınmıştır.

Eğer 15 Temmuz hain darbe girişimi başarılı olsaydı bunların hepsi devreye sokulacak ve darbenin meşruiyeti ilan edilecekti. Batı başkentleri de FETÖ elebaşı F. Gülen’i Türkiye’ye davet edeceklerdi…

3. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan sanıklar arasında, 15 Temmuz akşamı Ankara semalarında alçaktan uçuş yapan ve kritik kamu kurumlarını bombalayarak 68 kişiyi şehit eden pilotlar da yer aldı.

Bir an düşününüz. Üzerlerine kahraman ordumuzun üniforması emanet edilmiş bu subaylar nasıl masumları, sanki savaşta düşmanı bombalar gibi bombalıyorlar? Çünkü çocuk yaşta F. Gülen’e köle yapıldılar.

4. Akıncı üssü civarından yakalanan (Adil Öksüz’ü daha sonra kaçırdılar) sivil imamlara odaklanmalıyız. (Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Harun Biniş ve Nurettin Oruç)

Devletin elde ettiği bilgilere göre bunlar darbe toplantılarına 25 Aralık 2015’de Ankara’da başladılar. Son toplantılar 6-7-8-9 Temmuz 2016’da tarihinde Ankara Konutkent’te kiralanan villada yapıldı.

Adil Öksüz ve Kemal Batmaz, her toplantı sonrası Amerika’ya, FETÖ elebaşının yanına gittiler. Son Pensilvanya ziyaretleri 11 Temmuz-13 Temmuz tarihleri arasındaydı. Dikkat, darbe girişimi öncesindeki bu 12’nci ziyaretleriydi; darbe planlarını FETÖ elebaşına onaylattılar geldiler.

5. Görüldüğü gibi darbe girişiminin 1 numaralı sanığı FÖTÖ elebaşı F: Gülen’dir.

Din adamı görüntüsü ardına gizlenen biri, neden darbe ile Türkiye’yi ele geçirmek istesin?

Bu sorunun cevabı iki şekilde verilebilir:

1. F. Gülen, kendisinin kâinat imamı, “Beklenen Salih Zat” olduğuna kesin inanıyor. İhanet dâhil her şeyi mübah görüyor.

2. Gülen projesi baştan beri bir CIA projesidir. Ki, bunu doğrulayan pek çok karine artık biliniyor.