24 Ocak 2021 Pazar / 10 CemaziyelAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Esra Elönü
esraelonu@stargazete.com
Yazarın Sayfası
Dinle

Gökyüzünün rengine değil yıldızlara bakıyorum

09 Aralık 2020 Çarşamba

İnsan olmak, Veda Hutbesine vefadır.

Biz, toprağın rengine bakmadan severiz taşın derdini. Merhamet tenimizdir bizim teri de insan. Hicrete karar verdiysek yokuşa takılmayız her dua düze çıkarır bizi.

Rengine bakan insan senin çölündür. Duana bakan insan da senin vahan .

İnsan olmak tencerede kaynayan taşın rengine değil, o taşı kaynatanın derdine bakmaktır.

Yara tende açılan değil kalpte açılan hüzün kuyusudur.

Biz kuyudan ruhları kurtarma derdindeyiz kervana adam toplama derdinde değil.

Ne oldu? Medipol Başakşehir, UEFA Şampiyonlar Ligi H Grubu altıncı haftasında Paris Saint Germain ile oynadığı maçta, dördüncü hakemin, yardımcı antrenör Pierre Webo'ya ırkçı söylemde bulunduğu gerekçesiyle sahadan çekilerek, soyunma odasına gitti.

Maçın 17. dakikasında Webo'nun bir pozisyon sonrası hakeme itirazda bulunmasının ardından dördüncü hakem tarafından ırkçı söyleme maruz kaldı.

Bu aşağılık olay karşısında herkes insan şelalesi gibi bulduğu merhamet oyuklarından fışkırıp kelimesi kelimesine “ İnsanız” diye haykırdı dün gece.

Biz , Afrika’ya baktığımızda cennet zeytini çocukların yokluk denilen kahvaltı sofrasında Allahın göğüne rahmet için nasıl baktığına şahidiz.

Umut gökten yağacaksa göğe,

Su kuyularındaysa toprağa bakan hüzün tenli çocuklara şahidiz.

Arakan’da annelerinin ölü göğsünden içtikleri şehadet sütünün beyazını görmeyiz biz.

Biz yaşayamadıkları güzel günlere, hepsi bitmesin diye azar azar yutkundukları yaşamak hevesine şahidiz.

Biz , Bizi Allaha çağıran Bilali Habeşinin imanının rengindeyiz.

Şimdi anlıyor muyuz dün gece Webo’nun yaşadıklarını her gün bir Suriyeli hayır bir Suriyesiz kardeşimiz yaşıyor.

Mesele anlaşıldı mı ?

Her gün salyalarca hakaret, sayfalarca küfür yağdırdığımız bu mazlum kardeşlerimizin yarası nedir, Şimdi anladık mı ?

Düşünsenize Hicret yorgunu bu kardeşlerimizin kırgınlığını.

Vatanları liğme liğme edilmiş, eski bir mezar gibi hepsi, açsan içlerini acıları dipdiri.

Hepsinin gözleri penceresi açık unutulmuş perdeleri son rüzgarı toplayan virane evler gibi. Herkes terk ettiği vatanına, özlediği sokaklara benziyor.

Veda Hutbesine

Veda etmediğimizde

Hangi gözyaşı hangi tenden süzülüyor diye bakmadığımızda

Cennetin mültecisi değil gerçek sahiplerinin bu mazlum kardeşlerimiz olduğunu anladığımızda.

Onların çadırlarına bile göz koyan siyasi gevişlerimizden utandığımızda

Burnuna konan sinekleri kovalamaktan acısını kovalayamamış

Çocukları hor görmediğimizde

Yeni bir tenle değil , yine bir kalple onların acılarının önünde eğildiğimizde

İnsan olacağız.

Irkçılığın tövbesi

Kardeş olduğumuza yeniden iman etmektir.

Mazlumu seveni üzmekten

Mazlumu üzeni de sevmekten

Allaha sığınmaktır İnsan olmak…