Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Ahmet Metin AYSOY
aaysoy@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Haklıyken kıdem tazminatınızdan olmayın

06 Haziran 2017 Salı

Haklı nedenle iş sözleşmesini feshederek işten ayrılan çalışanın, o işyerinde bir yıl ve daha fazla kıdemi varsa, kıdem tazminatı alma hakkı doğmaktadır. Bu yazımızda işçinin haklı nedenle fesihte dikkat etmesi gereken önemli bir hususa değineceğiz.

Diyelim ki, işvereniniz ücretinizi hep gecikmeli olarak ödüyor. Ücretinizin zamanında ödenmemesi sizin açınızdan haklı fesih nedenidir. Kıdem tazminatı hakkınız doğar.

Siz bu durumda, haklı fesih koşuluna sahip olmanıza rağmen, önce yeni bir işverenle sözleşme yapıp, sonra haklı fesih hakkınızı kullanma hatasına düşmeyin.

Çünkü bu durumda işvereniniz, sizin işten ayrılma gerçek sebebinizin ücretlerinizin geç ödenmesi değil, yeni bir işyerinde çalışmak olduğunu ileri sürebilir. 

Yargıtay’da  güncel bir kararında, işçinin, yeni bir iş bulduktan sonra çalıştığı işyerinden haklı nedene dayanarak ayrılmasını, hakkın  kötüye kullanımı olarak nitelendirmektedir.

‘’Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Objektif iyi niyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen madde, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak  ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanılmasını yasanın korumayacağını belirtmiştir.

Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 23. Maddesinde açıkça “Süresi belirli olan veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir işverenin işine girmiş olan işçinin, sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut bildirim süresine uymaksızın işini bırakıp başka bir işverenin işine girer ve bu nedenle iş sözleşmesini feshederse doğrudan, yeni işverenin de bazı koşullarda işçi ile birlikte sorumlu olacağı” açıkça düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta davacı işçi yasal koşullara sahip olmasına rağmen, önce 17.05.2013 tarihinde iş bulmuş ve 30.05.2013 tarihinde iş başı yapılması konusunda anlaşmış, daha sonra ise iş sözleşmesini ücretlerin geç ödenmesi gerekçesi ile feshetmiştir. Davacı işçi Medeni Kanunu’nun 2. Maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 23. Maddesi düzenlemesi karşısında fesih hakkını dürüstlük kuralına uygun kullanmamıştır. Davacının iş akdini yeni bir iş bulup, iş sözleşmesi imzalaması üzerine sona erdirdiği açıktır. Hakkın kötüye kullanımını hukuk korumamalıdır. Bu nedenle davacının kıdem tazminatı isteğinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır. (Y.9.HD.20.1.2016, 2014/27940 E. 2016/1402 K)

Sözün özü, yeni bir iş bulduktan sonra çalıştığınız işyerinden haklı nedene dayalı olarak ayrılmanız, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde görülebilir. Bu durumda, kıdem tazminat hakkınızı kaybetme riski var.