15 Ocak 2021 Cuma / 1 CemaziyelAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Mehmet METİNER
mmetiner@stargazete.com
Yazarın Sayfası

HDP 'Millet İttifakı'nın neresinde?

08 Ekim 2020 Perşembe

Sorduğunuzda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu HDP’nin resmen Millet İttifakı'nın bir bileşeni olmadığını söylüyor.

İYİ Parti Genel Başkanı HDP ile ittifak bahsini duymak bile istemiyor.

Akşener kendisine sorulan “HDP’yi nereye koyuyorsunuz?” mealindeki soruya açıkça “PKK’nın yanına koyuyorum” cevabını verdi.

PKK kim?

Bir terör örgütü.

HDP o terör örgütünün partisi.

Akşener bu cevabıyla “PKK neyse HDP de odur!” demiş olmaktadır.

Peki bu durumda Akşener’e sormak gerekmez mi?

Madem ki HDP’yi PKK’nın partisi olarak görüp onun yanına yerleştiriyorsunuz o vakit HDP’ye yönelik yargısal-hukuki bir işlemden rahatsızlık duymak niye?

Akşener’in bu çelişkiyi nasıl izah edebileceğini doğrusu çok merak ediyorum.

Kılıçdaroğlu Kobani eylemleri dolayısıyla dönemin HDP yöneticilerine yönelik hukuki bir işlemden o kadar çok rahatsız olmuş ki hızını alamayıp HDP’ye desteği yurtdışına kadar taşıma gereği duymuş.

Partisinin de içinde yer aldığı Hollanda’daki HDP’ye destek yürüyüşünün bileşenlerine bakılırsa Kılıçdaroğlu CHP’sinin hangi güçlerin stepnesi olduğu görülür.

Hollanda’daki destek yürüyüşüne örgütlü PKK yandaşlarının ve militanlarının sağlayacağı katılım, gerçekte CHP-HDP ilişkisinin arkasındaki asıl gücü görmek açısından ibretli bir belge olacaktır.

Beni asıl düşündüren husus, Kılıçdaroğlu HDP’ye arka çıkarken hukuki işlemin gerçekte siyasi bir baskı operasyonu olduğuna dikkat çektikten sonra söylediği şu söz oldu: “Amaç, millet ittifakını bozmak.”

İlginç değil mi?

Kemal Bey hem sorulduğunda HDP’nin “Millet İttifakı”nın bir parçası olmadığını söylüyor hem de HDP’ye yönelik bir yargısal hesap sorma işlemini “Millet İttifakı”yla irtibatlandırıp yorumluyor.

Takke düştü kel göründü.

Minareye kılıf bulalım derken kendilerini zahir ettiler.

Mızrak hiç çuvala sığar mı?

Kılıçdaroğlu sadece HDP aşkını değil ittifakını da dolaylı olarak faş etmiş oldu.

Milliyetçi ve ülkücü olarak kendini tanımlayan Akşener’in tavrı bakalım ne olacak.

“Memleket masasında dahi görmek istemem!” dediği, PKK terör örgütünün partisi olarak tanımladığı HDP’nin “Millet İttifakı” içindeki kritik yerini yurt içi ve dışı desteğiyle ortaya koyan CHP’ye bakalım Akşener nasıl bir tepki koyacak.

İYİ Parti içindeki milliyetçi, ülkücü, muhafazakar ve dindar unsurlar bugünden Akşener’in CHP üzerinden HDP’ye eklemlenen partisine tavır koymazlarsa yarın tarih önünde hesap vermekte fena halde zorlanırlar.

İYİ Parti’nin de içinde yer aldığı “Millet İttifakı”nın tam göbeğinde HDP var ki HDP’ye sahip çıkmanın demokrasiye sahip çıkmak anlamına geldiği savunulur oldu.

Çelişkiye bakınız ki Akşener’in kendisi HDP’yi PKK’nın partisi olarak gördüğünü söylediği halde bu böyle oluyorsa bu ittifakın arkasındaki gücü Atlantik ötesinde aramak gerekir demektir.

AK PARTİ VE MHP’YE ACİL ÇAĞRI

Bugün PKK’nın partisi var. Yarın FETÖ’nün veya DEAŞ’ın partisi kurulabilir. O yüzden şimdiden tedbir almak gerekir.

Çağrım şu:

Yeni yasama döneminde terör örgütleriyle bağlantılı, onların talimatıyla kurulmuş, teröre ve şiddete arka çıkan ve terörü/şiddeti hangi gerekçeyle olursa olsun haklı gösteren partilerin kapatılmasını mümkün kılan yasal düzenlemenin acilen yapılması olmazsa olmaz bir öneme sahiptir.

Yarın geç olabilir…

Hiçbir Avrupa ülkesinde bu tür partilerin kurulmasına izin verilmez. Kurulmuşsa da o parti kapatılır.