02 Aralık 2020 Çarşamba / 16 RebiülAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Resul TOSUN
rtosun@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Hem Azerbaycan'ı hem de Türkiye'yi hafife almışlar

29 Eylül 2020 Salı

Doksanların başında Ermenistan, Azerbaycan topraklarının beşte birini işgal etmiş ve bir milyon Azerbaycan Türkünü yerinden yurdundan etmişti.

1992 deki Hocalı katliamı ayrı bir trajedi.

Her 25 Nisanda sözde soykırımı gündemine alan emperyalist dünya ne hikmetse(!) Hocalı’yı hiç hatırlamaz.

BM’nin Azerbaycan lehine verdiği dört ayrı karar uygulanmadı.

AGİT, isteseler bir hafta içinde sorunu çözebilecek güce sahip olan Minsk grubunu(ABD, Rusya, Fransa) kurdu ama 30 senedir bir arpa boyu mesafe alamadı.

Ermenistan bu haliyle aynen İsrail’e benziyor.

Biri Filistin topraklarını işgal etmiş Yahudileri yerleştirerek işgali genişletiyor, diğeri Azerbaycan topraklarını işgal etmiş demografik yapıyı da bozarak işgali sürdürmeye çalışıyor.

Her ikisinin de arkasında da aynı güçler var.

Fakat cevap bekleyen soru Ermenistan’ın kendisine göre kat be kat güçlü olan Azerbaycan’a neden saldırdığıdır.

Hoş bu saldırı bağıra bağıra gelmiş ve Aliyev Ermenistan’ı defaatla uyarmış.

Suriye’nin kuzeyindeki PKK unsurları İran(!) üzerinden Karabağ’a gönderilmiş!

Rusya Ermenistan’a açıktan yüklü miktarda silah ve mühimmat sevk etmiş!

ABD’nin Bakü ve Erivan büyükelçilikleri saldırıdan iki gün önce Azerbaycan’daki ABD vatandaşlarını Bakü çevresinden pek uzaklaşmamaları, Ermenistan’daki vatandaşlarını da sınır hattı ile dağlık Karabağ’a seyahat etmemeleri konusunda uyarmış!

Belli ki saldırı büyük devletlerin bilgisi dâhilinde gerçekleşmiş.

Fakat saldırıyı asıl teşvik edenin kimliği ve hedefi konusunda rivayetler muhtelif.

‘Tek millet iki devlet’ mottosundan yola çıkılarak Azerbaycan’a saldırının Türkiye’ye yapılmış olacağı yorumunu yapanlar, saldırının arkasında Rusya var diyorlar. Onlara göre Rusya bir taraftan Türkiye’nin dikkatini ve enerjisini dağıtarak Suriye ve Libya konusunda baskı uygulamayı diğer taraftan Ermenistan’ı Rusya’dan koparıp Avrupa’ya yaklaştırmak isteyen Ermenistan başbakanına ders vermeyi hedefliyor.

Bir diğer rivayet Ermenistan’ı Fransa’nın tahrik ettiği ve Türkiye’yi bir tuzağa çektiği şeklinde.

Bir başka rivayet ise Rusya’nın bu vesileyle işgal altındaki toprakların en azından bir kısmını Azerbaycan’a verdirerek -Rus dışişleri bakanı Ermenistan’a işgali sonlandırması çağrısı yapmıştı-Türkiye ile diğer alanlardaki ilişkilerini geliştirmek şeklinde.

ABD’nin oyun kurduğunu söyleyenler de cabası.

Rivayetlerin hangisi doğru bilmem ama anladığım kadarıyla hem Azerbaycan’ı hem de Türkiye’yi hafife almışlar.

Tıpkı Barış Pınarı harekatı öncesi hakaret içerikli mektubuyla Türkiye’nin operasyon yapmamasını isteyen Trump’a harekat yapılarak cevap verildiği gibi Azerbaycan da Ermenistan’ın bu saldırganlığına işgal altındaki topraklarını geri alarak cevap veriyor.

Evet, Azerbaycan işgal edilen topraklarını kurtarmaya çalışmaktadır. Bu itibarla bütün dünyanın Azerbaycan yanında durması gerekir.

Ateşkes, arabuluculuk ve sükûnet çağrılarının tamamı işgali desteklemekten başka sonuç doğurmaz.

Ne BM’nin ne de Minsk grubunun otuz yıldır sürdürdüğü faaliyetleri işgalin kökleşmesini sağlamaktan başka bir işe yaramamıştır.

Geçen süre zarfında Azerbaycan ekonomisini toparlamış, ordusunu yapılandırmıştır. Nüfusuyla, ekonomisiyle ve askeri gücüyle hele de Türkiye ile dayanışmasıyla Azerbaycan güçlü bir devlete dönüşmüştür.

Ermenistan’ın tek başına Azerbaycan ile boy ölçüşmesi mümkün değildir.

Türkiye bütün imkânlarıyla Azerbaycan’ın yanında olduğunu, Azerbaycan nasıl isterse o şekilde yardıma hazır olduğunu ilan etmiştir.

Her ne kadar Azerbaycan Türkiyesiz de Ermenistan’ın hakkından gelecek güçte olsa da, iki ülke arasındaki askeri anlaşmalar da her türlü askeri dayanışmayı meşru kılmaktadır.

Sorunun tek bir çözümü var o da Başkan Erdoğan’ın söylediği gibi Ermenistan’ın işgal ettiği topraklardan çekilmesidir.

Türkiye’nin bu tutumundan Azerbaycan hükümeti de halkı da son derece memnundur.

Bu dayanışmadan rahatsız olanlar ise maalesef Türkiye’nin ana muhalefet partisi CHP ve PKK’nın siyasi uzantısı HDP olmuştur.

HDP Türkiye’nin Azerbaycan yanında yer almak yerine arabulucu olmasını tavsiye ederek Ermenistan’ın işgaline destek vermektedir.

CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Ünal Çeviköz Habertürk tv kanalında “Maalesef gelen haberlerde, Türkiye'den Azerbaycan'a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan'a gönderildiği ifade ediliyor.” şeklinde konuşarak Ermenistan’ın asılsız iddialarına işin içine dini bir deyim olan cihadı katarak destek vermiştir.

MİT tırları, Suriye, Libya, Doğu Akdeniz konularında da CHP benzer tavırlar sergilemişti.

‘Bir cephe de Azerbaycan da açılmasın’ diyen yorumcunun tavrı da CHP’ninkinden farksızdır.

Ne diyelim fikir hürriyeti var.

Ama bu milletin sağduyusu muhteşem.

70 yıldır CHP’ye geçit vermeyerek oylarıyla çok güzel konuşuyor!

Maşallah!