Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Sevil NURİYEVA İSMAYILOV
snuriyeva@stargazete.com
Yazarın Sayfası

İran karışırsa Rusya ne yapar?

14 Ocak 2020 Salı

Putin yine şaşırtmadı! Bir kaç sene önce söylediği cümleyi yineledi. “İran’da karışıklık istemiyoruz. İran’da 20 milyon Azerbaycan kökenli insan yaşıyor. Olası askeri müdahale sonucunda, o insanlar ya Azerbaycan’a, bir kısmı da Rusya’ya göç eder. Bu ise bizi ekonomik ve siyasi yönden etkiler.” Evet,  bu cümleler Putin’e ait.

İran ile Çarlık Rusya’sı arasındaki anlaşma sonucu, Azerbaycan’ın bir kısmı Rusya, diğer ve büyük kısmı ise İran etkisine geçiyor.

Anlaşılan olası yeni durumda, Rusya eski refleksi ile hareket edeceklerinin sinyalini vermekte. İran’da etnik yapı üzerinden hareketlenme planlaması, Amerika’nın uzun zamandan beri masasında. İran’daki Türkler üzerine, ABD Dışişleri Bakanlığında şube çalışmakta.

İran Türkleri üzerine en fazla yayın yapan yayın kuruluşlarına baktığımızda, Amerika’nın Sesi radyosunu aktif görmekteyiz.

İran Türkleri ve yapısı üzerine geniş yazılar yazmak ve hatta incemeler yapmak zamanıdır. Lakin şimdi Rusya’nın bu durumda yapacaklarını iyice okumakta yarar vardır.

Azerbaycan’ın etkileneceği tüm siyasi hareketlenmeler, Rusya için kritik anlam taşıyor. Ve dolayısı ile Rusya, bu durumda taraf olduğunu ve bu konuda ABD’ye muhatap olarak kendini gördüğünü düşünmekte.

İran’daki özellikle Azerbaycan Türkleri üzerinden bir şeylerin inşası konusu, İkinci Dünya Savaşı döneminde de devreye sokuldu. Özellikle komünist Türkler, Sovyetler Birliği tarafından cidden kullanıldı. İran’dan, komünizm arayışı ile Sovyetler Birliği’ne göç eden aileler oldu. Onlara Sovyetler Birliği’nde özellikle “Sovyet Azerbaycan’ın demokratları” tanımı ile müracaat olunurdu.

Şimdiki durumda Rusya, İran’daki gerilimi birçok faktör yüzünden istemiyor. Tam bu neden, “İran-ABD gerilimini sessizce seyrediyor” görünümüyle, esasında adımlarını hesaplamaktadır.

İlgimi şu çekti! Suriye konusunda kati beyanlarda bulunan Putin, İran’la ilgili sakin sessiz şu cümleleri sarf etti. “Biz, İran sorununun askeri müdahale ile çözülmesini arzu etmiyoruz.” İlginç değil mi? Yani sanki her şey başlamış hatta bitmek üzere, bu durumda Rusya “müdahale istemiyoruz” diyor. Oysa Esed için cidden savaş verdi ve veriyor.

Libya konusunda Türkiye ile anlaşırken bile Putin’in cümlesi manidar idi. Coğrafyada herkes gerilim peşinde sadece Rusya ve Türkiye nizam peşinde. Burası da ilginç değil mi? Türkiye’nin nizam kurma, insan odaklı siyaset anlayışı zaten malumun beyanıdır. Lakin tanım burada anlam taşıyor. Rusya İran’ın ismini zikretmeden, ilk kez Türkiye ve Rusya vurgusu yapıyor.

Evet, geldiğimiz noktada şunu açık söylememiz mümkün. İran konusunda Rusya, alana inmeye başlayan İngiltere’nin aktifliğinden rahatsız ve kendisini İran konusunda taraf olarak benimsemiş durumda. İkincisi, Almanya ve Fransa’nın da İran yanında yer alırcasına beyanı, Rusya açısından önemlidir. Dolayısı ile gruplardan birine, kendisini eklemiş durumda değil, özellikle Azerbaycan Türkleri üzerinden alana girme peşinde!

Azerbaycan İran’ın hep yumuşak karnı! Bu nedenle Ermenistan’a büyük destek verdi ve vermekte. İlginç olanı şu ki; bu konuda Batı dünyasından da, Rusya’dan da hiç engel tanımadı.

Rusya, İran çözülürse kendisine bundan ciddi yansıma olacağını hesaplıyor. O sebepten, Azerbaycan kozu üzerinden İran’da aktif olacak. Tahran üzerinde bile, Azerbaycan Türkleri üzerinden de etkili olmayı planlamakta. İran’ı savunmak için hem Tahran’ı, hem de Batı’yı Azerbaycan kozu ile dengeleme hedefi, anlamlı bir hedeftir.