30 Ekim 2020 Cuma / 13 RebiülEvvel 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Ersoy DEDE
ersoydede@stargazete.com
Yazarın Sayfası

İşgal bitmeden konuşacak bir şey yok

11 Ekim 2020 Pazar

Ermenistan’ın yaklaşık 30 yıldır devam eden işgali derinleştirmek için başlattığı saldırılarına Azerbaycan’ın cevap vermesiyle başlayan çatışmalı süreçte iki hafta geride kaldı. Özellikle uluslararası toplumun baskısıyla Ermenistan ve Azerbaycan bu iki haftanın sonunda esir takası ve cenazelerin ailelerine ulaştırılabilmesi için bir ateşkes imzaladı. Bu durum aslında herkesçe malum ki bir Erivan-Moskova tertibiydi.. Zira askeri açıdan iyiden iyiye köşeye sıkışmış olan Ermenistan’a, bir süre nefes almasını sağlayacak bir imkan tanınmasını istiyordu Rusya, o alanı açtı. Kimse son tahlilde “Rusya Paşinyan’ı yalnız bıraktı” gibi sözlere itibar etmesin. Sadece stratejik açıdan pek çok hatayı arka arkaya yaptığı için Putin öfkelendi, o kadar. Yoksa arkasında Rusya’nın gücünü hissetmese Paşinyan, değil konuşmak, insan içine çıkabilir mi sizce?..

***

Şimdi adına ‘ateşkes’ dedikleri bir süreç başladı. Kuşkusuz başta Ağdam ve Terter olmak üzere ateşin kesildiği falan yok. Ermenistan sivil yerleşim yerlerini, evleri-köyleri, AVM’leri vurarak insanlığa karşı suç işlemeye devam ediyor.. Kaldı ki, işgal ettiği topraklardan da bir adım çıkmış değil. Arkadaş, bu şartlar altında kimse Azerbaycan’ın durmasını falan beklemesin. İşgal sona erene kadar devam.. Bakın Ermenistan ne yapıyor, Azerbaycan ne yapıyor görüyorsunuz değil mi?.. Ermenistan sivilleri öldürürken, Azerbaycan; “işgal sonrası yeniden Karabağ Azerbaycan kontrolüne geçtiğinde orada yaşayan Ermenilerin yaşam hakları bile benim güvencemdedir” diyor.. Ermenistan ise vurmaya devam ediyor. Küçücük çocukları öldürüyor.. Pazar yerine füze atıyor..

***

Şimdi bırakalım bütün bunları da işin aslına bakalım.. Agit Minsk grubu denilen bir gereksiz mekanizma var biliyorsunuz. Rusya’nın öncülüğünde bu son nefes molasını aldıran da onlar.. On binlerce kilometre öteden gelip 30 yıldır kendi topraklarında sürgün hayatı yaşayan insanların kaderi hakkında hüküm veriyorlar.. Ve sıkı durun şimdi.. Tüm bu olup bitenler arasında Türkiye’yi de kendi akıllarınca Bypass etmeye çalışıyorlar.. Sanıyorlar ki Türkiye Azerbaycan meselesinde kendileri gibi taraf ülkelerden biri.. Anlamadıkları o işte.. Biz hem millet olarak hem devlet olarak Ermenistan saldırısı karşısında ne tepki verdik görmedi mi bu insanlar? Neden? Çünkü bizim için konu basit ve çözümü masada olabilecek bir sınır ihtilafından ibaret değil. Fransa ya da ABD böyle görüyor olabilir. Ama bizim için Yukarı Karabağ bir egemenlik meselesidir.. Er geç de hak sahibine teslim edilecektir.. Hani şu moda sözle ifade edelim isterseniz.. “Var bizim de bir hayalimiz”.. Nahcivan da katılacak Azerbaycan’a. Karabağ da.. Ve Nahcivan – Karabağ arasında bir koridor kuracağız.. Azerbaycan sınır komşumuz olacak.. Ve Türkiye, artık üç tarafı değil, dört tarafı denizlerle çevrili bir ülke olacak.. Sabır..