22 Ocak 2021 Cuma / 8 CemaziyelAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Sevil NURİYEVA İSMAYILOV
snuriyeva@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Karabağ savaşı ve Rusya'nın tutumu

24 Ekim 2020 Cumartesi

İlginç! Rusya, 30 yıl önceki tutumunda değilmiş pozu vermekte. Sadece poz değil. ABD’nin Rusya’yı çevreleme politikalarının, Ermenistan üzerinden Rusya’nın çok yakınına gelmesi, Moskova’yı yeni stratejiler üretme zorunluluğuna iteklediği açıktır.

Rusya kamuoyunun delilik derecesinde anti-Türkiye ve anti-Azerbaycan söylemlerine, kulakları bir müddet tıkamakta fayda vardır. Nedenini sorarsanız bu isterik yaygaranın bile izahı açıktır. Moskova’nın resmi bakış açısını etkilemek! Anlaşılan şu ki; Ermeni lobisi ve Rusya’daki destek gruplarının muradı, Kremlin’in bakış açısını sertleştirme yönünde. Nasıl da aynı senaryo!

Şimdi sizi yıllar önceye götürürsem, Sovyetlerin çöküşü sürecinin başlangıç zeminini oluşturan Ermeni ekibi, şimdi de aynı modu devam ettirmekte. Söylemler ve eylemlerin hepsi aynı. Neticesi ortada, Sovyetler çöktü! Elbette çöküş nedeni başka faktörler, başında da ekonomik çöküş vardı. Lakin çöküşün fitili yine Karabağ üzerinden, yine Ermeni ayaklanmaları üzerinden yapanlar, aynı yöntemin devreye sokulmasına sadece seyirci değil, neredeyse destekçi olmakta.

Moskova, bu defa farklı yol edindi anlaşılan.

NATO üzerinden genişleme planları, karşısında durduğu Batı ittifakının bir parçası olan Türkiye’ye karşı koymamakla düşünmekte. Diğer yandan Azerbaycan kamuoyunun Rusya yönünde olumlu değişmesini de hesaba katmakta.

Artı olarak Paşinyan ve rüzgarının karşısına dikilmek yerine, doğal süreçle Paşinyan’ın iktidardan elenmesini daha kalıcı yöntem olarak okuyor.

Mesele şu ki; Rusya herkesten iyi biliyor! Yukarı Karabağ’a Ermeni nüfus ne zaman getirtildi. Çünkü arşivlerin en derini Rusya’da. Hatta ve hatta, bu süreci pekiştiren ittifak içinde Rusya başrolde. Sadece Rus yazar ve diplomat Aleksandr Sergeyeviç Griboyedov’un kitaplarına bakılırsa, Kafkasya’nın demografik yapısına dair o kadar ilginç ve gerçek deliller var ki! Moskova biliyor ve hep bunu manipüle etti.

Şimdi Putin; Karabağ ve 7 reyonun, Azerbaycan’ın anasının ak sütü gibi helal olduğunu biliyor. Şunu da biliyor, Sovyetlerin çöküşünü belirleyen konu, bu konu oldu. İşe şimdi de yeni süreç de taraf olmak, yeni bir “Rusya çöküşü” anlamını taşır endişesi ile olaya bakıyor. Ve esasında akıllıca.

Ek olarak meydanda, yıldızı tekraren yükselen Türkiye faktörü vardır. S-400 konusuyla, nasıl bir sözüne bütün lideri ve devlet ile karşı karşıya geldiğinin iyice farkında.

Rusya’nın kuşatılması sürecinin yeni merhalesini, Ermenistan ve tetiklediği Karabağ savaşı ile pekiştiği açıktır. İşte tam bu nedenle, açıktan destek verdiği Ermenistan’a mesafeli durma kararı aldı.

Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirme hevesi, ABD için güzel fırsat! Gerçi fitilini Macron çekti. Lakin bu defa farklı eylemle karşı karşıya kalındı. Moskova ilk günden Karabağ konusunda “Ankara ile temas halindeyiz” mesajıyla, bize bir takım ipucu vermişti esasında.

Şimdi gelelim sonuca! Elbette sonucu Allah’tan başka kimse bilemez. Lakin gidişat şuna işaret etmekte. Putin bölgesel rahatlığın anahtarının Azerbaycan’ın memnuniyetinden geçtiğinin farkında. Diğer yandan bu anlamsız istiladan Moskova eğilimli Ermeni asıllı ve etkili şahıslarda bıkmış durumda. Mesela Rusya’da çok ünlü Ermeni asıllı yönetmen Karen Georgieviç Şahnazarov, üstüne basa basa diyor ki “Karabağ Azerbaycan’dır ve oradan geç olmadan çıkmak lazım.

Malumun ilanı! Geç oldu, doğru. Ama bu noktaya öyle böyle gelinilmedi. Bir defa tarihi gidişat ve konjonktür, yeni argümanların üretilmesi gerektiğini bize izah etmekte. En doğru ve reel argüman, üretici olarak meydana gelişi ile dengeyi değiştirme kabiliyetini gösteren Türkiye belirlemekte. Bu Rusya için biraz rahatsızlık verse de, günün sonunda Rusya için kurtarıcı gerçeklik. Nedenini sorarsanız. Moskova şunun farkında, “okyanus ötesi merkezi akıl” Rusya’nın çöküşünü arzu ediyor! Türkiye müttefiki olan Batılı İttifakın içinde yer almıyor bu süreçte. Bu ise, Rusya açısından önemli detay. Türkiye herkesle kendi felsefesi çerçevesinde ittifak yaparak, hareket edeceğini her aşamada gösteriyor. Ukrayna ile ilişkiler formatı, Türkiye’nin ABD ve ortaklarından farklı olarak Rusya’ya düşman olmadan, Ukrayna ile dostluğun zirvesinin nasıl dizayn edilebileceğini göstermekte. Uzun lafın kısası. Yeni dönem, yeni dengeler Rusya’nın Karabağ politikalarında revizyona gidilmesini öğretiyor. Bu öğretiler, Rusya’ya yeniden 80’lerin sonundaki hatasını yapmamaya itekliyor. İşte bu Rusya’yı, öbür Rusya’dan farklı kılan nokta şimdilik burasıdır!