Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Fadime ÖZKAN
fozkan@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Koalisyon

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Yüzde 1’lik dilimlerin ilk kez bu kadar önem kazandığı bir seçime doğru gidiyoruz. Yüzde 1’ler hatta çeyrekler, partilerin alacağı oyu, dolayısıyla TBMM’deki sandalye sayısını belirleyecek. Ve Meclis’ten nasıl bir hükümetin çıkacağını elbette. 

İşte bu nedenle tarihi öneme sahip 7 Haziran. Türkiye’nin kaderini değiştirme potansiyeli taşıyor çünkü. 

AK Parti yönetiminde siyasi ekonomik istikrarın sürdüğü, çözüm sürecinin tamamlandığı, ilk sivil anayasanın yapıldığı, idari sistemdeki karmaşanın giderildiği, 2023 hedeflerinin tutturulduğu tam bağımsız, güçlü, özgüvenli ve huzurlu bir ülke olarak yoluna devam edebilir Türkiye.  

Ama malum, bir ihtimal daha var: Koalisyon. AK Parti’nin zayıfladığı ve muhalefet partilerinin koalisyon hükümeti kurduğu bir döneme de uyanabiliriz 8 Haziran sabahı.

Bakanlıkların partiler arasında paylaşıldığı, kararların alınamadığı, alınan kararların icra edilemediği, mevcut politikalara itirazı olanların diğerleri üzerinde baskı kurmak, hükümeti yıkma tehdidi savurmak gibi yöntemlerle o politikayı sonlandırdığı, ekonominin tepetaklak gittiği, IMF’nin yeniden kapımızda belirdiği bir dönem olacağını tahmin etmek hiç zor değil.

Tahmine de gerek yok zaten, yaşanmışı var. Koalisyon dönemlerinin enkazı 13 yılda kaldırılabilmiş değil.

Ama olabilir tabi. Sandıktan çıkacak olan halk emridir ve itirazsız itaat gerekir. Eğer koalisyon hükümetleri tarafından yönetilmek istiyorsa Türkiye halkı, öyle yönetilir. Milletlerin kendi kaderini tayin hakkı bu değilse başka nedir? 

Kader diyemezsin!

HDP barajı aşar ve AK Parti istediği oyu alamayıp Mecliste 275 sandalyeye ulaşamazsa koalisyon kaçınılmaz. Bu durumda AK Parti muhalefet partilerinden biri ile hükümet kurma yoluna gidebilir.

Ana muhalefetten başlayalım. Tek parti döneminden bu yana tek başına iktidar yüzü görmemiş, koalisyon dönemi performansları nedeniyle ise halk tarafından ilk seçimlerde Meclis dışına itilmiş bir siyasi çizgi için kaçırılmayacak bir teklif olarak görülecektir bu. Ancak AK Parti, kurucu ötekisi olan, kendisine mütemadiyen çelme atan, başörtüsü düzenlemesi dahil bütün demokratikleşme adımlarını Anayasa Mahkemesi’ne taşıyan bir parti ile zarureten de olsa yan yana gelmeyecektir. Parti tavanı siyaseten anlaşsa bile parti tabanı rıza göstermez CHP ile koalisyona.

AK Parti ile MHP tabanları arasında doğal bir geçişkenlik olduğu söylenir ama çözüm süreci başta olmak üzere arada kapanmaz, onanmaz bir büyük yarık olduğu da ortada. MHP süreci derhal bitireceğim diyor. AK Parti ise canıma mal olsa dahi barış tesis olana dek sürdüreceğim. Dolayısıyla, olmaz.

HDP de olmaz. HDP’nin onlarca yıllık demokratik çabayı üç-beş sandalye uğruna heba etmeye razı olması, silahsızlanmadan sivilleşmeden değil Kandil’in hedeflerinden yana tutum alması, AK Parti eliyle Türkiye’yi bir yerden bir yere taşımış olan ve ortak geleceğe inanan Türkiye toplumunun gönlünü fazlasıyla bulandırmış durumda.

HDP’nin riske ettiklerinin başında çözüm süreci ve yeni anayasa geliyor ve HDP bunu çok iyi biliyor çünkü. Üstelik yeni sistemde barajın sıfırlanacağını bile bile bu tarihi imkanı berhava ediyor. Öte yandan Demirtaş da, kendisini baştan yaratan odakları rahatlatan bir açıklamayı sektirmeden yapmış durumda. 

Dolayısıyla AK Parti’nin içinde olacağı bir koalisyon hükümeti ihtimali çok zayıf. Tabanın duygusu da isteği de bu yönde ayrıca. Bu durumda muhalefet partileri arasında koalisyon kalıyor geriye. Koalisyonun ise kaos, çatışma ve kriz demek olduğunu herkes biliniyor.

Seçim seçmenin. 

Selahattin Eyyubi Havalimanı

Ak Parti hükümetince temeli beş yıl önce atılan ve iş makinelerinin yakılması, müteahhitlerin tehdit edilmesi, işçilerin kaçırılması dahil 99 kez PKK saldırısına uğrayan Hakkari-Yüksekova Havalimanı yoğun bir emek ve üstün bir sabırla tamamlandı, dün törenle hizmete açıldı. Çok güzel ve anlamlı bir isim de verildi üstelik: Selahaddin-i Eyyubi Havalimanı. Coğrafyaların kaderlerin kesiştiği, sınırların ayıran değil birleştiren bir anlam kazandığı yerde Türklerin Kürtlerin ve Arapların ortak değeri kaderimizi de birleştirir inşallah. Hayırlı uğurlu olsun!