18 Ocak 2021 Pazartesi / 4 CemaziyelAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Özay ŞENDİR
osendir@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Kopuş, konuşulur mu konuşulmaz mı?

12 Ocak 2016 Salı

Medya son günlerde duygusal kopuş meselesini her zaman olduğundan daha fazla seslendirmeye başladı.

Kimilerine göre PKK’nın ekmeğine yağ sürmek demek bunları tartışmak...

Kimilerine göreyse bu mesele ve Kürt kökenli insanların yaşadığı duygular mutlaka konuşulmalı...

Peki bunlardan hangisi doğru acaba?

***

Aslında iki önerme de doğru değil galiba... Birincisi duygusal kopuş mutlaka konuşulmalı ama sadece Kürt kökenli insanların değil Türk ya da başka etnik kökenden olan insanların PKK terörüne karşı duydukları bir öfke var.

Bu öfke terör odağında kalmalı,Kürt kökenli komşu, arkadaş ya da akrabadan kopuşa dönüşmemeli...

O yüzden kelimeden kaçmak bir işimize yaramayacak.

Aksine bu kelimenin üzerine gitmeli ve kimsenin kimseden kopmadığı bir iklim yaratma hedefini konuşmalıyız.

***

Gelelim işin diğer boyutuna... PKK’nın şehirlerde yarattığı terörün ana hedefi eğer Kürt kökenli insanların duygusal kopuşunusağlamaksa ki öyle o zaman yine konuşmalıyız bu işi...

Terörün bu siyasi hedefini yok sayarak değil ancak konuşarak anlatmak mümkün insanlara...

***

Ortada bir algı operasyonu olduğu kesin... İş öyle bir hale getirildi ki, sanki hendeklerin kapatılmasını ve operasyonları savunan insanlar “çocuklar öldürülsün” diyor.

Yok öyle hikaye, PKK’nın yarattığı terörden çok daha tehlikeli bir algı bu.

O zaman kelimelerden korkmayacak ve bu algı operasyonuna karşı durmak gerekecek. Peki kim yapacak bunu?

Bölgeden konuk olan insanların rahat konuşma özgürlükleri yok.

Daha doğrusu devletin operasyonun bilançolarından söz edebiliyor ama PKK terörünün yarattığı bu sonuçlara dair fazla cümle kuramıyorlar.

Bunun karşıtı, ne olursa olsun oralar dümdüz edilsin diyenler.

Bu da doğru değil zira devlet mekanizması terör grubu ile normal vatandaşı ayırmaya çalışıyor ısrarla...

Peki ne olacak, iki uç arasına sıkışıp kalacak mıyız böyle?

***

Ana haber bültenini Diyarbakır’a taşıyan tek bir büyük kanal gördünüz mü?

Kaç köşe yazarı gitti ve şehirlerdeki havayı yazdı? Vatandaşa kaç kanal mikrofon uzattı?

Bunları yapmak yerine kelimelerden kaçmayı tercih eden ve ekranlarda ak ve kara diyenleri buluşturan bir tavra büründü medya. Bu iş böyle olmaz...

Öncelikle ölen çocuklar için kimsenin “iyi oldu” falan demediğini anlatmak gerek.

Sonra da sadece Kürt kökenli olanların değil tüm Türkiye’nin birbirinden kopmaması gerektiğini anlatmamız lazım.