04 Mart 2021 Perşembe / 20 Recep 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Ahmet Taşgetiren
atasgetiren@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Nereye doğru?

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Evet “Cemaat” nereye doğru gidiyor? Bu soru içerden de sorulabilir, dışardan ve Cemaat’e karşı farklı duruş yerlerinden de sorulabilir.

Belki en önemlisi ve Cemaat için en zaruri olanı bunu “içerden” sormaktır. Bunu Cemaat’in merkez kadroları, istikametin korunması açısından her zaman önemsemek zorundadır.

Dışardan, bir sosyal gözlemci olarak da okunmak istenebilir bir güçlü dini (ya da çok daha geniş boyutlu) yapılanmanın nereye doğru gittiği, o yapının ortadan kaldırılmasını hayati önemde gören siyasi-ideolojik odaklar açısından da önemlidir.

Şu anda “Gülen Cemaati”nin, müthiş bir meydan okuma ile karşı karşıya olduğu muhakkaktır. Müthiştir, çünkü “dini hüviyet” içinde ilerlemiş bir yapı olarak, yine “dini hüviyeti” belirgin bir siyasi harekmetle vuruşmak gibi bir durumla karşı karşıyadır.

Bu meydan okuma, mesela laik kadroların oluşturduğu çemberi aşmaktan çok daha çetindir. Çünkü neredeyse içiçe geçmiş bir taban bünyesindeki ayrışma söz konusudur ve orada kendi tabanınızı ikna etmek, karşıt olanı düşmanlaştırmak ve bu süreçte varlığınızı korumak söz konusudur.

Üstelik bu karşılaşmada Cemaat, düne kadar bünyesinde var olarak güçlendiği bir siyasi iktidarla karşı karşıya gelmekte, dolayısıyla mücadele ederken hem var olan siyasi destekten mahrum kalmakta hem de üstelik o siyasi gücü karşısında bulmaktadır.

Bir şey daha:

Cemaat, dün, siyasi iktidarla içiçe bulunduğu süreçte, siyasi iktidarla paralel yürüyormuş gibi, düşman gördüğü alanları yoketmeyi hedeflemiş, bu da tabii olarak kendisini bir çok odakla kanlı bıçaklı hale getirmiştir.

“İçerden”yapılacak bir değerlendirmede, böyle bir durumda nasıl bir değerlendirme yapılır ve nasıl bir yol haritası çizilir?

7 Şubat hamlesi falan... Bunlar Cemaat adına hesaplı operasyonlar mıdır?

17 - 25 Aralık hamleleri...

30 Mart’taki duruş...

“Tayyip Erdoğan üç güne kadar gidecek” okumaları.

Şu anda Cemaat, Tayyip Erdoğan’ın kaç güne kadar gideceğini hesaplamakta ve ona göre strateji belirlemektedir?

Cemaatin şu anda ve bundan sonra yanında olacağını ve karşısında yer alacağını düşündüğü kişiler, kadrolar, iç - dış odaklar kimlerdir ve bu ilişkiler mücadeleyi nasıl etkileyecektir?

Şu anda Hükümet, devlet bünyesinde var olduğunu düşündüğü ve “paralel devlet oluşturdukları ve bu yönde eylemlerde bulundukları” gerekçesiyle “Cemaat kadroları”nı tasfiyeye yöneldi.

Böyle bir durumda “Cemaat adına” nasıl hareket edilmelidir?

“Bunların Cemaatle hiçbir bağlantısı yok”, yaklaşımıyla herhangi bir tepki koymamak bir tavırdır. Ama o durumda, bugüne kadar size bağlılıklarını en zor zamanda ortaya koymuş olan, üstelik suçlanma konuları da sizin politikalarınıza uymak olan insanların “harcanması”na göz yummuş olursunuz.

“Vefa”saikiyle tasfiyeye maruz kalan kadrolara cansiperane sahip çıkarsınız, bu da zaten size yöneltilmekte olan “Paralel yapı” hadisesinin bilfiil ispatı olur, o zaman da bu tasfiyeler kamuoyunda haklılık kazanır.

Tasfiyeye maruz kalanlara “zulme isyan” gibi tabii insani refleksle karşı çıkıp, “Cemaat bağlantısı”nı göstermemeye çalıştığınızda da önünüze daha önceki sabaha karşı operasyonlarda sergilediğiniz heyecan, o zamanki polislerin, savcıların, yargıçların biçiciliğini savunmanız hatırlatılır.

Kolay bir süreç değildir bu.

Geliştirdiğiniz “din dili”, gidip başka bir “din dili”ne toslar.

Hangi ortamda nasıl konuşulacağını şaşırırsınız.

Siyasi kadrolarla giriştiğiniz çatışma da uzlaşma da problem haline gelir. Her durumda nerede durduğunuz tartışılır ve bizzat kendi tabanınızın ayrışmasına yol açar.

Medyanızın dili savrulur. Her köşeye hükmedemezsiniz. Ama her köşe sizi bağlar.

Savaşçı dili mi tercih edeceksiniz, barışçı dili mi?

Bütün bunlar sizi sırf “Hizmet coşkusu” ile desteklemiş insan kitlelerinde nasıl yansıyacak, onları nasıl tahkim edeceksiniz? “Militarize olmuş bir cemaat yapısı” tam da arzulanan bir yapı mıydı yoksa sürüklenilerek gelinen bir yapı mı?

Uluslar arası bir cemaatsiniz.  Bu, uluslar arası ilişkilerin faaliyetlere uygun seyretmesi demektir. Türkiye’nin bir de Hükümet -Devlet tarafından belirlenen dış ilişkiler manzumesi var. İçerde Hükümetle - Devletle problemli bir  yapının dış ilişkileri hangi durumda milli, hangi durumda gayrı milli niteliğe bürünür, sorusu  da çok önemli. Ki bir süredir Cemaat’in dışa verdiği görüntü, “Türkiye’nin dışarda önünü kesmek” olarak niteleniyor. Cemaat bu görüntüyü nereye kadar sürdürmeyi planlamıştır?

Bunlar ve daha fazlası. Evet içerden - dışardan - her yerden ana soru şu:  

-Cemaat nereye doğru gidiyor?