06 Aralık 2020 Pazar / 20 RebiülAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Yakup KÖSE
ykose@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Oda TV'yi peydahlayan bataklık

09 Mart 2020 Pazartesi

2007 senesi… Türkiye’de askeri bir darbenin beklendiği sene. Çünkü, 28 Şubat bileşenlerinin Çankaya’ya çıkardığı Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi sona eriyor ve yerine gelecek cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çoğunluğu elinde bulunduran Ak Parti seçecekti. O dönem cumhurbaşkanını halk değil vekiller seçiyordu.

Darbe ortamının hazırlanması için “Cumhuriyet mitingleri”adıyla halkı, “Ordu göreve” pankartlarıyla sokağa dökmeye çalıştılar. Medya aracılığıyla 28 Şubat benzeri bir hava oluşturdular. 28 Şubat cuntasının artığı Ertuğrul Özkök köşesinde, “Hayat tarzıma müdahale olursa dağa çıkar mücadele ederim” diye yazılar yazarak her zaman yaptığı gibi tahrik etme görevini yerine getirdi. Tabiî ki ne o ne de diğer medya unsurlarının rahat hayatlarını bırakıp ellerine silâh alıp dağa çıkacak halleri yoktu. Bu türlerin tek çıkacağı yer ağaç dalıydı ve nitekim çıktı da! 28 Şubat artığı Ertuğrulgiller’in derdi, elinde silâh bulunduranları harekete geçirtip darbe yaptırmaktı.

Muhalefet, organize ettikleri sokak eylemleri üzerinden “Halk AKP’yi istemiyor, bu haliyle meclis cumhurbaşkanını seçemez genel seçime gidilmesi gerek” propagandası yaptı. Bir müstehcen kaset operasyonuyla CHP’nin başından ayrılmak zorunda kalan Deniz Baykal meclis kürsüsünden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı, “Sakın ha aday olma, sakın ha” diyerek cumhurbaşkanı adayı olmaması hususunda âdeta tehdit ediyordu.

Ve dünyada bir ilk yaşandı, dönemin Türk Genelkurmay’ı internetin nimetlerinden faydalanıp dünyanın ilk e-muhtırasını Ak Parti hükûmetine 2007 senesinde verdi! “Genç subaylar rahatsız” manşetinin atıldığı medyada Genelkurmay’ın e-muhtırası sevinçle karşılanırken Ertuğrulgiller köşelerinde, “Gerektiğinde biz siviller de durumdan vazife çıkartabiliriz”, "Yalnız bundan sonraki mesaj, internetten gelmez. Kapıya iki subay gelir. Üst rütbeli de olmayabilir" diye yazarak Ak Parti hükûmetine karşı yapılacak darbeye selam durdular.

İşte bu ortamda “Oda TV” adıyla bir haber sitesi peydahlandı. Yaptıkları kışkırtıcı, yalan ve yönlendirici haberlerle ağabeyleri Doğu Perinçek’in ‘Aydınlık’ını aratmıyorlardı. Anlaşılan, Aydınlık’ın miadını doldurduğunu düşünen ‘derin’ler kendilerine karanlık bir oda kurmuşlardı! İlginçtir, dünyada bir ilki gerçekleştirip e-muhtıra veren dönemin genelkurmayı Oda TV’yi hemen akredite edip personeline sitenin takip edilmesi yönünde ‘tavsiyede’ bulunmuştu. Oda TV’de yayımlanan devletin gizli bilgi ve belgeleri gösteriyordu ki personel siteyi sadece takip etmekle kalmıyordu!..

Bugünlerde Oda TV adlı istihbari yapılanma, Libya’da şehit olan bir MİT personeline ait fotoğraf ve bilgi paylaşmasıyla gündemde. Kanunen yasak olan bilgileri yayınladıkları gerekçesiyle Oda TV yöneticileri tutuklandı, siteye erişim mahkeme kararıyla engellendi. Açılan soruşturmada şehit olan MİT personeline ait fotoğraf Oda TV’ye sızdırılmış olduğu anlaşıldı. Türkiye Suriye ve Libya’da hayati hamleler içindeyken bu sızdırmayı kimler yaptı?

Bu sualin cevabını ararken Oda TV’yi üreten bataklığı sizlere hatırlatmak istedim. Oda TV’nin 13 yıl önce hangi ortamda peydahlandığını bilelim ki karşı hamleyi de ona göre yapalım!

Türkiye’de Suriyeliler üzerinden bir iç savaş çıkartmak için her türlü provokasyonu yapan İP İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ TBMM’de Libya’da şehit olan MİT personelini neden fâş etmiştir? Oda TV’ye şehidin fotoğrafını ve cenaze namazına katılan MİT personeline ait gizli görüntüleri kimler servis etti?

Ve bu servisle kimler, dünyanın çeşitli coğrafyalarında Türkiye adına istihbarat faaliyetlerinde bulunan personele hangi mesajı vermiştir?

28 Şubat cuntasının askeri kanadına müebbet verip cezaevi yerine eve yollarsanız, cuntanın medya unsuruna dokunmazsanız işte böyle karanlık odalarda planlanan yeni darbe operasyonlarına maruz kalırsınız!

Mevzu, bir MİT personelinin fotoğrafını paylaşmaktan büyük, görebilene!..