14 Temmuz 2020 Salı / 23 Zilkade 1441
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Murat Çiçek
mcicek@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Osmanlı nefreti

27 Nisan 2016 Çarşamba

Bu kadar mı kalpsizsiniz, bu kadar mı nefret dolusunuz, bu kadar mı vicdansızsınız. 

Mesele basit gibi görünüyor ama altında yatan psikoloji öyle değil.

MHP milletvekili Ekmeleddin İhsanoğlu, bir kanun teklifi vererek Osmanlı Hanedanı’nın kalan üyelerine Türkiye Cumhuriyeti olarak emekli maaşı bağlanması talebinde bulundu.

Dikkat edin.

Bu talep dedeleri 600 yıl boyunca 3 kıtada hüküm sürmüş bir imparatorluk ailesinin son fertlerinden gelmiyor.

Cumhuriyet’in kurulmasıyla kümesteki tavuğuna kadar ülkeden çıkartılan, hain ilan edilen, neredeyse yaşama şansı tanınmayan bu ailenin mensupları yaşadıkları onca sıkıntıya rağmen hiçbir zaman talepte bulunmadılar.

Padişahları yokluk içinde vefat etti, şehzadeleri olmadık işlerde çalıştı, sultanlar sefalet içinde yaşam sürdüler ama vakurlarından bir şey kaybetmediler.

İsteseler hem kendilerine hem de 7 kuşak torunlarına yetecek altınla, mücevheratla ülkeyi terk edebilecekken, hiçbir şey almadılar.

Hatta yokluk içinde yaşam savaşı verirken, okuduğu Kuran-ı Kerim’i, üzerindeki işlemeler ve hatlar nedeniyle satma ve iaşe temin etme tekliflerini ellerinin tersiyle geri çeviren padişahın o Kur’an-ı Kerim’i “devlet malıdır, ben öldükten sonra iade edin” emri gereği iade ettiler.

Ak Parti iktidarında, bir şey talep etme imkânları varken bile kullanmadılar.

Peki Ekmeleddin İhsanoğlu bu teklifi verince ne oldu biliyor musunuz?

CNNTürk spikeri Nevşin Mengü “Restorasyon! Olmuşken tam olsun gelsin tahta kurulsunlar oldu olacak” mesajını sosyal medyadan paylaştı.

Mesele o spikerin paylaştığı mesaj değil. Ona verilecek cevapları anlayacağı dilde vermek mümkün ama mesele bu görüşün, bu Osmanlı nefretinin hala canlı olması.

Osmanlı’ya bu kadar nefret kusan kesimin, bir emekli maaşını bile çok görenlerin, mesela Heybeliada Ruhban Okulu’nun iade edilmesine alkış tutmaları, Ermeni Rum azınlıkların mülklerinin iadesine sevinmeleri ayrı bir tutarsızlık.

Bir başka tutarsızlıkları ise Atatürk’ün vasiyeti gereği İsmet İnönü’nün çocuklarına İşbankası’ndan emekli maaşı bağlanmasına ses çıkarmamaları.

Korkmayın yahu. Bir avuç kalmış hanedan mensupları ülkeye yeniden monarşiyi yeniden hilafeti getiremezler. Hoş böyle bir talepleri de yok zaten. Boşuna korkuyorsunuz.

İslam Nefreti

Nefretin sosyolojik tahlilini uzmanlar yapsın ama pazartesi günü Star Gazetesi’ndeki köşesinde benzer meseleyi dile getiren Aziz Üstel’i okumanızı tavsiye ederim. Aziz Üstel Türkiye’de bazı kesimlerin aslında tarihi değerlere değil gizlemeye çalışsalar bile İslam’a düşman olduklarını, içlerinin İslam nefretiyle dolu olduğunu örnekleriyle yazmış. Okumakta fayda var. 

‘Hendekçi Figen, TIR’cı Can, Küfürbaz Kemal’

Tanımlamalar 24 TV’de “Esas Mesele” programını birlikte yaptığımız Savcı Sayan’a ait. “Paraleli, küfürbazı, TIR’cısı, hendekçisi bir arada iş tutuyor, bize inanmıyor, havuz medyası diyorsunuz. Ha şimdi ne oldu?” diye soruyor. Sormasının nedeni ise paralel 23 Nisan Resepsiyonunda hep birlikte fotoğraf vermeleri. “Bizim aylardır dile getirdiğimizi paralel resepsiyonda kanıtladıkları için teşekkür ederiz” diyor Savcı Sayan. Haksız da sayılmaz hani.. Savcı Sayan unuttu ama MHP’de başkanlığa talip olan Sinan Oğan da paralel resepsiyondaydı. “Cuk oturdu” mu dediniz? Siz de haklısınız vesselam.