14 Nisan 2021 Çarşamba / 2 Ramazan 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Fadime ÖZKAN
fozkan@stargazete.com
Yazarın Sayfası
Dinle

Özerklik ilanlarının partisi DBP'yi iyi tanıyalım!

23 Mart 2021 Salı

"HDP bileşenleri, dostları, müttefikleri ayaktadırlar, alternatif boyutuyla yine hazırlıklarımız vardır. HDP her türlü senaryoya hazır. Bu kimliği ve oluşumu bir parti kapatmayla başaramayacaklar."

Bu cümleler HDP'nin kapatılması halinde yerine geçmek için bekletilen DBP'nin eş başkanı Keskin Bayındır'a ait.

Diğer eş başkan –KCK taktiği olarak- bir kadın; Salihe Aydeniz. Tanınmayan ama polis kolu ısırmasıyla bilinen Aydeniz TBMM'nde bir vekil. 24 Haziran 2018 seçimlerinde HDP'den Diyarbakır Milletvekili seçiliyor 2019'da DBP'ye geçerek Meclis'e –sahte- bir çoğulculuk getiriyor.

Son Nevruz kutlamasında Öcalan'a –Öcalan'ın yargılanıp hüküm giymiş, İmralı'da cezasını çeken bir suçlu olduğunu yok sayarak "Sayın Öcalan dünyada benzeri olmayan bir işkence sisteminde direniyor. Tecridi bir an önce kaldırın" diye meydan okudu DBP eş başkanı.

Anayasa Mahkemesi HDP'nin kapatılmasına karar verirse eğer yahut HDP'li isimler hüküm kesinleşmeden HDP'den istifa eder veya partiyi kapatırlarsa Aydeniz'in adını daha çok duyacağız.

DBP Demokratik Bölgeler Partisi'nin kısaltılmış hali. Simgesi elinde başak tutan bir kadın silüeti. Sembolde DBP'yi ve ondan önceki yedi partiyi temsil eden sekiz kızıl yıldız var; HEP, DEP, HADEP, DEHAP, DTP, BDP, HDP ve DBP.

Her biri yasal açıdan zaruret olan şekil şartlarını yerine getiren ama nihayetinde PKK'nın siyasi organı olarak terör örgütünce kurulmuş, bu yönde kullanılmış ve PKK ile iltisakları nedeniyle - şimdilik ilk altısı- kapatılmış partiler.

DBP'nin hikayesi de bundan bağımsız değil.

Halihazırda pek çok belediye başkanı ve belediye meclis üyesi "terör örgütü üyesi olmak", "terör örgütü adına suç işlemek" ve "terör örgütüne finans sağlamak" gibi suçlamalarla yargılanmış ve cezaya çarptırılmış durumda. Aynı sebepten bir büyükşehir, iki il belediyesi ve otuza yakın ilçe-belde belediyesine el konularak kayyım atandı.

DBP'nin internet sitesi çalışmıyor ama wikipedi DBP'nin ideolojisini sosyalizm, jineoloji, ayrılıkçılık ve bölgeselcilik olarak tanımlıyor. Bu tanım araştırmalarımı ve yıllara dayanan takibimi doğruluyor. Jineoloji Öcalan'ın teorize ettiği bir tür feminizm. Terör örgütü elebaşı Kürt kadınlarının namus din aşiret gibi nedenlerle özgür olmadığını söyleyerek PKK çatısında özgürlük (!) vadediyor.

Zaten DBP'nin logosuna da, adına da Öcalan karar veriyor. İmralı görüşmelerinin birinde (M. Akşener ve E. İmamoğlu'nun kankası) Pervin Buldan'a bizzat talimat veriyor Öcalan.

2007'de DTP'nin kapatılması için dava açılmasının ardından 2008'de yedek parti olarak kurulan BDP'nin adının 2014'de Demokratik Bölgeler Partisi olarak değiştirilmiş hali DBP.

KCK'nın bölgede ve Türkiye'de yürüttüğü stratejinin bir gereği olarak yedekleniyor ve adı taktiksel manada değiştiriliyor.

DBP'yi doğru tanımak için 2014 yılını hatırlamak lazım.

2014-2015 yılları bilindiği üzere KCK'nın Türkiye'de PKK'yı, Suriye'de YPG'yi ABD desteğiyle sahaya yeniden sürdüğü, Suriye'de kantonlar kurduğu, Türkiye'de özerklik ilanına hazırlık için çukur-barikat terörüne başvurduğu, ülkenin her yerinde FETÖ desteğiyle büyük terör saldırılarına giriştiği, Kobani kalkışmasıyla iki gecede 34 kişiyi katlettiği yıllar.

Bir yandan da sivil siyasi unsurlarını "demokrasi", "barış", "özgürlük" gibi meşru kavramlarla yeniden ambalajladığı, Demirtaş'ı saz çalıp espriler patlatan bir popstar imajıyla piyasaya sürdüğü yıllar.

PKK'ya silah bıraktırmak için yürürlüğe giren Çözüm Süreci'nin terör örgütünce suiistimal edildiği dönemde kuruluyor Demokratik Bölgeler Partisi.

HDP, Halkların Demokratik Partisi adıyla ve yeni düzenlenmiş vitriniyle "Türkiye partisi" iddiasıyla CHP seçmenini kendine çekerken DBP, Demokratik Bölgeler Partisi adıyla Suriye'deki kantonların eşlerini Türkiye'de oluşturmak için bölgeyi hedefliyor.

HDP Türkiyelilik yanılsamasıyla göz boyarken DBP Türkiye'nin bölünmesi için çalışıyor.

Nitekim özerklik ilanlarının çoğunu DBP'li isimler okudu barikat başında. Okunan metinler matbuydu, Kandil'de yazılmıştı ama HDP ve DBP'li isimler sanki demokratik (!) bir gelişmede inisiyatif (!) alıyorlarmış pozuyla vazife ifa ediyorlardı.

Dillerinden öz yönetim lafı düşmüyor, sırtlarını PKK'ya yaslayıp "devleti tanımadıklarını" açıklıyorlardı.

Nitekim Diyarbakır'da, Şırnak'ta, Batman'da, Hakkari Yüksekova'da, Muş Varto'da, Bulanık'ta, Hizan'da, Silopi'de, Cizre'de, Nusaybin'de, Edremit ve İpekyolu'nda, Sur'da, Silvan'da, Lice'de, Ağrı Doğubayazıt, Bitlis Hizan'da, İstanbul Gülsuyu ve Gazi mahallerinde ve daha pek çok yerde öz yönetim ilan ettiler.

KCK'nın açıklamasına paralel olarak "Kürdistan halkı için öz yönetimden başka seçenek kalmamıştır" diyor ve Türkiye'nin bunu böylece kabul edeceğini sanıyorlardı.

Bölücü bir terör örgütü ve sivil siyasi unsurları demokratik bir hukuk devletinde neyle karşılaşırsa onunla karşılaştılar.

HDP'nin kapatılması ya da kendini kapatması halinde yerine ikame edilmesi düşünülen DBP işte böyle bir parti.

"Oh be, HDP'nin kirinden yükünden kurtulduk, yepyeni bir partiyle şimdi her şey daha güzel olacak" diyecekler için amme hizmeti yapmış olayım.

CHP, İP ve SP'liler yakın zamanda DBP yanlarına monte edildiğinde "hiç bilmiyorduk" demesinler sonra.