30 Ekim 2020 Cuma / 13 RebiülEvvel 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Fadime ÖZKAN
fozkan@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Paralelin beyin ölümü gerçekleşti!

29 Nisan 2015 Çarşamba

Kibrin, sahteciliğin ve her türlü suç alanının uzmanı oldukları iyot gibi açığa çıkan paralel yapı son işinde fena çuvalladı. 

“Bursa-İstanbul maçını yöneten hakemin Eskişehir-Fenerbahçe maçındaki pozisyona düdük çalıp penaltı verdiği” operasyon kale direğinden döndü.

Artık halk içinde muteber değiller.

Para ve insan kaynakları kurudu.

Suç işlemek için oluşturulmuş bir ihanet şebekesi oldukları şeksiz şüphesiz biliniyor ve halk sadece yüz çevirmekle kalmıyor; hükümete, devlete bu yapıya karşı etkili tedbir almasını, hukuk içinde ama adilce ceza vermesini emrediyor.

‘Kafası kopmuş tavuk gibi’ 

Medyada ve yargıda hala -tehditle, menfaatle veya adanmışlıkla- bir karşılıkları var görünse de, kan ve itibar kaybettikleri için profesyoneli oldukları işleri dahi kotaramaz oldular.

Bizim mahallenin bakkalı “kafası koparılmış tavuk gibiler, çırpınıp gürültü çıkarıyorlar ama akıbetleri belli” diyor onlar için.

Daha geçen yıl yargıdaki yapılanmaya ne çok güveniyorlardı oysa. Mümtaz’er Türköne Zaman’daki köşesinde Erdoğan’ı kast ederek “adaletin keskin kılıcı inecek ve bazı başlar yere düşecek” diye yazabiliyordu.

Bugünse kuyruğu dik tutalım derken kendilerini, kendileri açık ediyor. Tuncay Opçin mesela, şöyle itiraf ediyor tezgâhın amacını:

Kimse teknik detaya bakmaz. Aklında kalmaz. Mahkeme tahliye verdi, zorba güç kullanarak engelledi. İmajınız bu.” 

Hem parasını, duasını, evladını çaldıkları, hem de “anlamaz, aklında tutamaz” diye küçümsedikleri halk, patronun da hafıza kaybı yaşayanın da kim olduğunu daha yeni gösterdi halbuki, geçen seneki seçimlerde. 

‘Bağzı teknik detaylar’

- Pensilvanya’nın avukatlar, hâkimler, medya ve yanaşanlardan oluşan kadrosunun operasyona günlerce önce hazırlandığı tatbikat esnasında anlaşıldı.

Bu kadro ve mekanizmanın suç işlemek için oluşturulduğu Tahşiye operasyonunda açığa çıkmıştı. Tahliye operasyonuyla pekişmiş oldu.

- Farklı suçlamalardan tutuklu 75 isim aynı operasyonla salıverilmek istendi. Bu sahip çıkış bile paralelin itham edilen suçlarla, suçlularla ve amaçlarla ilgisini ispatlıyor.  

- Avukatlar 20 Nisan günü toplu olarak 29. Asliye Ceza Mahkemesi hâkimi Metin Özçelik’in nöbet gününde İstanbul Adliyesi’ndeki tüm Sulh Ceza Hâkimleri için reddi hâkim ve 75 şüphelinin tahliyesi için talepte bulundular.

Hâlbuki hâkimlerin tamamının reddi kanunen imkânsız.

- Mahkeme toplu reddiyeyi kabul etse bile, o dosyaya hangi mahkemenin bakacağına karar veremez.

Ayrıca Asliye Ceza Mahkemesi bir dosya soruşturma aşamasındayken tutuklulukla ilgili karar veremez. Yetki Sulh Ceza Hâkiminindir.

“Sulh Ceza Mahkemeleri’nin kararlarını başka mahkemeler değerlendiremez” kuralına rağmen hâkim Özçelik talepleri işleme koydu ve savcılardan dosyaları istedi.

Savcılar kanuna uydular ve dosyaları yetkisiz hâkime göndermediler.

Yetkisiz hâkim Özçelik tahliye kararını tatil gününde 32. Asliye Ceza Hâkimi Mustafa Başer’e gönderdi.

Yetkisiz hâkim Başer mahkeme kâtibinin telefonunu alıp odanın kapısını kilitledi ve hükümsüz kararı yazdırdı.

Başer bu kararı UYAP’a yüklemedi, yükleyemezdi çünkü elindeki UYAP şifresi sadece yetkili olduğu alan ile sınırlı idi. Yani Başer, kanunsuz bir işlem yaptığını bilerek suç işlemeye devam etti ve kararın bilgisayar çıktısını aldı.

- Kendisinin değil kâtibin cep telefonuyla operasyonda sıralarının gelmesini bekleyen avukatları aradı ve adliyeye davet etti.

Bu esnada yetkili 10. Sulh Ceza Hâkimliği duruma el koydu ve kararın geçersizliğini ilan etti.

- Buna rağmen paralel medya, Silivri cezaevinin kapısından paralel evrene yayın yapmayı sürdürdü. Cezaevi önüne yığdıkları tutuklu yakınlarının mağduriyetinden meşruiyet devşirmeye, sanal bir gerçeklik yaratmaya çalıştı.

Lakin olmadı. Halk anlamaz deseler de bizim mahallenin bakkalı Mecelle’den alıntıyla yorumluyor çünkü durumu: “Usul esasa mukaddemdir. Kanun belli, usul belli. Teknik detay dedikleri hukukun ta kendisi. Devlet göz açtırmasın bu iblislere.”