31 Ekim 2020 Cumartesi / 14 RebiülEvvel 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Sevil NURİYEVA İSMAYILOV
snuriyeva@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Putin'in “İkinci Dünya Savaşı” konulu yeni politikası

20 Haziran 2020 Cumartesi

İkinci Dünya Savaşı başlangıcı, bitişi ve Sovyetler Birliği'nin bu savaşın bitişine esaslı katkısı, yeni dönemde Rusya dış politikasının esas temel taşlarından biri olmakta.

Nedeni şudur! Moskova; Ukrayna - Rusya arasındaki savaşın pekiştirilmesi, ırkçı söylemlerin devrede boy göstermesini, Avrupa ve Amerika'nın birlikte dizayn ettiği konu olarak görmekte.

İkincisi Rusya - Avrupa ülkelerine, halklarına savaşı unutmak isteyen Batılı mantaliteyi ortadan kaldırmak için bu yöntemle dayatma yapmakta. Kendince haklı!

Avrupa'daki halklara, yeni nesillere savaşın dehşetini anlatmakla, faşizmin sonuçlarını çeşitli halklar üzerinde denenen ırkçılık vahşetinin sonucu anlatmakla, Sovyetler Birliği'nin ve Rusya'nın nasıl bir tarihi boyutta Avrupa'nın yaşamasına katkı sağladığını gündemden düşürmek istemiyor.

İkinci Dünya Savaşının bitişinin yani faşizm üzerindeki zaferin yıldönümünü ihtişamlı kutlamalar, askeri geçitlerin gerçekleştirilmesinin, hep Rusya tarafından istenmesi, Rusya için bu dönemde en önemli siyasi tutumdur.

İki gün önce Rusya’da, Federasyon Başkanı Putin'in "İkinci Dünya Savaşının 75. yıldönümü" ile alakalı bir makale kaleme aldı.

Makalenin ve elbette savaşın bitişinin hep gündemde tutulmasının 3 esas hedefi olduğu açıktır.

1. Putin, Avrupa ve Amerika'dan kendilerine yönelik baskı ve dayatmaları, İkinci Dünya Savaşının gidişatını değiştiren mirasın sahibi olarak Rusya, sıcak ve gündemde tutmakla, Batı'nın kamuoyunu yanında tutmaya gayret ediyor. Polonya, İtalya, Almanya, Macaristan, Çekya gibi ülkelere durmadan mesaj veren Putin; "Rusya, Sovyetler Birliği olmasaydı, bugün Avrupa olmayacaktı" mesajını sürekli zinde tutmakta. Savaşın başlamasını, Batılı kaynaklarda şimdilerde farklı yorumlarla süslenmekte. Putin buna karşı koymakta ve savaşın tek galibinin Sovyetler Birliği ve ona destek veren halklar olduğu düşüncesini, siyasi tarihin parçası yapma peşinde. Ve anlaşılan bu hususta zaferin esas mimarı olma konusunu, şimdiki siyaset anlayışının önemli alt yapısı yapmak istemekte.

2. İkinci Dünya Savaşı konusunu Sovyet halklarının bu zafere birlikte omuz vermesi konseptini, eski Sovyet Cumhuriyetleri üzerinden de zinde tutmakta. Hatta "bu zindelik birlikteliğe götürür mü" sorusuna cevap arayışı peşinde. Zaferin parçası olarak eski Sovyet ülkelerinin de arşivlerini devreye sokma teklifi ve bu cumhuriyetlerin başkanlarını, bu konuya tabi tutma gayreti, ilerideki siyasi platformun rengini belirlemekte. Yani İkinci Dünya Savaşı, Rusya çevresindeki esas halkayı birbirine bağlayan ortak tarihi sayfalardan yola çıkarak sentezi hedeflemekte.

3. Bu konu ile Putin, Rusya içindeki birliği koruma peşinde. Rusya için her zaman vatanseverlik ve kahramanlık hikayeleri önem arz etmekte. Toplumun büyük kısmını bir arada tutan çimento. Düşmana karşı birleşme, dışarıdan gelen tehdide karşı birlikte boy gösterme konusu sadece Rusya’nın değil, baktığınızda Avrupa'nın da temel taşlarından biridir. Ortak düşman üretilmeden, Avrupa'daki devletlerin birbirine karşı savaştıklarını biliyoruz! Rusya'da ise bu sistem ve rejim aleyhine ayaklanmalara getirebilmektedir.

Rusya tarihi, özellikle Çarlık Rusya’sı tarihi bize bunun açık örneklerini sunmakta. Ortak hedef gösterilmediğinde, zenginlerle fakirlerin karşı karşıya gelmesi an meselesi olabiliyor. Zaten Kasım devriminin içeriğine baktığınızda, söylediğim noktaları görmeniz mümkündür. Rusya’nın eski konuları, yeni Rusya politikalarının temelini oluşturmaya başladı. Bilginiz olsun istedim.