30 Ekim 2020 Cuma / 13 RebiülEvvel 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Sevil NURİYEVA İSMAYILOV
snuriyeva@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Rusya, Ermenistan ve Yukarı Karabağ çıkmazı

08 Eylül 2020 Salı

Normalde bu durum kimseye sır değil, Rusya için Ermenistan, Kafkasya'da vazgeçilmez partnerdir. Her ne kadar da açıktan Yukarı Karabağ işgaline sıcak bakmadığını ifade etse de, kilidin açılmaması için her fırsatı değerlendirmede, Rusya ciddidir!

Yukarı Karabağ'ın işgalinin sonlandırılması, Azerbaycan’ın "adil çözüm" anlayışının karşılık bulması, Ermenistan’ın bölgesel projelerde yer alması gibi sonuçları da beraberinde getirirdi. Lakin Ermenistan tarafından ne zaman bu duruma sıcak yanaşılmışsa, yanaşan tüm siyasilerin kaderinde olumsuz sonuçlar tarihe geçmiştir.

Şimdiki Ermenistan lideri Paşinyan ve Hanımının, Yukarı Karabağ üzerine bu kadar agresif tavır gösterilmesi, açıktan işgal edilmiş Azerbaycan topraklarında askeri tatbikat görüntüsü ile boy gösterme gayreti, Azerbaycan’ın yeni provokatif ortama sürüklenmesini de tetiklemekte.

Türkiye-Azerbaycan ortak askeri tatbikatı sonuç olarak Rusya ve Ermenistan arasındaki bağın da pekişmesini tetikledi. Tabii ki bu bağ mevcuttur. Lakin uzun zamandır Ermenistan kamuoyu, Rusya aleyhinde tutumla beslenmekte. Rusya için bu razı gelinecek durum değildir. Yukarı Karabağ münakaşası, Rusya açısından da zamanı geldiğinde kullanılacak kozdur. Uzun zamandır bölgeye askeri varlığı ile girmek isteyen Rusya için bu münakaşanın bitmemesi önem arz ediyor. Ermenistan'da ciddi askeri gücü olan Rusya için bu yeterli değil. O sebepten yeni savaş ortamı, yeni askeri güçlerin devreye girmesini de tetiklemekte. Azerbaycan kamuoyunda, Türk ordusuna duyulan sevgi ve "gitme kal Türkiye" beyanı, Rusya için ciddi sosyolojik durumun izahını belirtmekte. Bu durumda Ermenistan'ı yanına daha fazla çekilmesini de tetikleyen, Yukarı Karabağ üzerinden devreye sokulmak istenen savaş ortamı, Rusya için anlamlıdır!

Kafkasya konusu giderek ısıtılacaktır. Türkiye’nin Doğu Akdeniz'deki tutumu netleşince, Kafkasya'dan farklı seslerin devreye girmesi şaşırtmamalı. Fransa’nın burada esas aktörlerden biri olacağını da bir tarafa not düşelim. Ayrıca İran'ın tüm çalışmalarını ayrıca göz önünde bulundurmakta yarar vardır. Fransa ile İran arasındaki bağların da bu gerilimde rol alacağı açıktır.

İşte Ermenistan’ın yeni liderinin ikide bir kışkırtıcı beyanları ve eylemlerini, Türkiye’nin aldığı yeni pozisyonla analiz etmemiz gerekli.

Azerbaycan kamuoyu, savaş ortamını ve münakaşanın savaşla bitmesinin gerekli olduğunu, daha fazla umut ediyor. Ermenistan tarafından çatlak sesler çıksa da, konsolide edecek yegane koz, Yukarı Karabağ'la ilgili açık kalan hesapların kapanması için savaşın tetiklenmesidir. Dolayısı ile Kafkasya'da suyun ısıtılması süreci başlatılmıştır. Yukarı Karabağ'a, Lübnan ve diğer Orta Doğu ülkelerinden Ermeni kökenli vatandaşların göç ettirilmesi sürecinin başlatılması haberlerini de ciddi araştırmak lazım. Türkiye’nin sesi ve gücü netleşince, Yukarı Karabağ'la ilgili gelişmelere yeni versiyon formatlanacaktır. Büyük oyun ve büyük hesaplar! Lakin bu da sır değil, hesaplar kapanmadan yeni sayfa açılmaz! Hesapların kapanması için ise hesaplaşmak ve yüzleşmek kaçınılmaz.