14 Temmuz 2020 Salı / 23 Zilkade 1441
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Sedat LAÇİNER
slaciner@gmail.com
Yazarın Sayfası

Rusya meydan okuyor

22 Şubat 2014 Cumartesi

Gerek Suriye’deki gelişmeler, gerekse Ukrayna’da patlak veren şiddet Rusya’nın bölgede Batı’ya meydan okuyuşunun açık kanıtları. Moskova, kırmızı hatlarını gerektiğinde 2008 Gürcistan Savaşı’nda gördüğümüz gibi silahla, gerektiğinde ise ilgili ülkelerde iç savaş çıkması pahasına koruyor.

Rusya-Batı çekişmesinin en son örneği Ukrayna: Ukrayna, tıpkı Suriye gibi, Rusya için stratejik öneme sahip bir ülke. Rusya Akdeniz Donanması Suriye’nin Tartus kentini kendisine üs edinirken, Rusya’nın Karadeniz Donanması Ukrayna’nın Sivastapol kentinde üslenmiş durumda. Eğer Rusya, Ukrayna’yı kaybeder ise Karadeniz’deki güç dengeleri tamamen değişir.

***

Rusya, Ukrayna’yı ve Kırım’ı kendi nüfuzu altında tutmak için asırlar boyunca özel bir çaba gösterdi. Kırım’ın Osmanlı’dan koparılması ve Türklerin güneye doğru geriletilmesi bu hedef doğrultusundaki ilk başarılarıydı. Ardından Avrupa güçlerinin Ukrayna’ya müdahaleleri engellendi. Hatta Ukrayna’da Rus hâkimiyetinin sağlanabilmesi için 19. ve 20. yüzyıllar boyunca Ukraynalılar (ve Türkler) Sibirya ve Orta Asya gibi bölgelere göçe yönlendirilerek, yerlerine Ruslar ve diğer etnik gruplar yerleştirildi.

Bugünün Ukraynası tüm toprakları Avrupa’da yer alan en büyük ülke: Bir ucu Macaristan’a dayanıyor, diğer ucu Rusya’ya; bir ucu Karadeniz’de, diğer ucu Polonya’da. Nüfusu 56 milyonu bulan Ukrayna, aynı zamanda Rus doğalgazını Avrupa’ya taşıyan güzergâhın en kritik ülkesi konumunda. Avrupa’ya ulaşan gazın %85’i Ukrayna topraklarından geçiyor.

Ukrayna, Sovyetler Birliği döneminde askeri teknoloji üretim merkeziydi. Ülke, Avrupa’nın en büyük sanayii üreticisi özelliğine de sahipti. Bugün de Ukrayna, hava ve uzay araçları üreten ve geliştiren bir ülke. Mevcut özellikleri dikkate alındığında Ukrayna, ne Rusya’nın ne de Batı’nın vazgeçemeyeceği kadar kıymetli bir ülke...

***

Ülkede bölünme etnik olmaktan çok kültürel farklardan ortaya çıkıyor. Aslında Ukrayna nüfusunun %80’e yakını etnik Ukraynalılardan oluşuyor. Rusların oranı %17 civarında. Ancak ülkenin doğusunda ve güneyinde Rusça konuşanlar Ukrayna’nın Rusya’ya yakın olmasını istiyorlar ve Avrupa Birliği (AB) ile yakınlaşmayı doğru bulmuyorlar. Diğer taraftan daha çok batı bölgelerinde yerleşik Ukraynalılar, ülkelerinin Batı dünyasının doğal bir üyesi olması için gayret gösteriyorlar.

Elbette bu bölünme Batı ve Rusya tarafından da teşvik ediliyor ve ülke adeta bu iki güç tarafından ters yönlerde çekiştiriliyor. Kasım 2013’de, Rusya yanlısı Devlet Başkanı Yanukoviç AB ile ticaret anlaşmasını geri çevirip, ülkenin rotasını Rusya’ya doğru kırınca olanlar oldu ve Ukrayna sokakları savaş alanına döndü. Özellikle Batı Ukrayna’da göstericiler idare binalarını işgal etti, gündelik hayatı durma noktasına getirdi.

Rusya, olaylar karşısında Kiev yönetimine tam destek veriyor. 15 milyar dolarlık kredi bu desteğin en somut örneği. Rusya ayrıca AB’yi ve ABD’yi Ukrayna’da bölücülükle ve kışkırtıcılıkla suçluyor.

Rusya, 2008’de Gürcistan’ın NATO’ya girişini engellemek için savaşı bile göze almıştı ve ABD o günlerde Rus tanklarını durdurmak için hiçbir şey yapamamıştı.  Uzmanlara göre Ukrayna, Rusya için Gürcistan’dan çok ama çok daha değerli bir ülke. Bu nedenle Rusya’nın Ukrayna’yı Batı’ya kaptırmamak için çok daha fazlasını göze alabileceğini söylemek mümkün.