20 Ocak 2021 Çarşamba / 6 CemaziyelAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Sevil NURİYEVA İSMAYILOV
snuriyeva@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Rüzgârlara kapılmadan değişim sürecini başlatan Azerbaycan...

12 Şubat 2020 Çarşamba

Bakü’ye “Badu Kube” denilir. Külekler yani rüzgârlar şehri. Son yılların en bakımlı, en temiz şehirlerinden biri haline geldi. İçerişehir; kale duvarları arasındaki kadim şehir, ayrıca bir seviye kazandı. Duvarları köhne ama, ona şefkatli bir anne eli dokunmuş. Temizlenmiş güzelleştirilmiş.

Bir soğuk ve kesici rüzgâr günü, Azerbaycan’da olağanüstü parlamento seçimleri gerçekleştirildi.

Bu rüzgârın hali nedir” derken aklıma geldi. Rüzgâr Bakü’de kuzeyden eserse çok keskin olur. O gün kuzey ve güney rüzgârı birbirine karıştı. Mesele zaten bu karışık rüzgârlarda! Azerbaycan, önemli ve çok kıymetli jeostratejiye sahip bir coğrafya. Ayakta kalması, bu karışık rüzgârlara kapılmadan kendini koruyabilmesine bağlıdır. Seçimlerin zamanından erkene çekilmesini, biraz buradan analiz etmemiz lazımdır.

Eski ve yeninin ortasında karışık bir süreç yaşıyor Azerbaycan. Eski kafa ile yeni değişim rüzgârının birazda dansı olarak gördüm, rüzgârlı seçim sabahını.

Azerbaycan; entelektüel birikimi, eğitim seviyesi, kültürel kodları ile derin bir ülke. İçinde barındırdığı kültürel kimlik ve maneviyat boyutu ile Selçuklu’ya, Osmanlı’ya, Safevi’ye uzanan vazgeçilmez bağlarla birlikte, 200 yıldan uzun zamandır siyasi olarak Rusya frekansının tam merkezinde olduğu bir gerçektir. Buna rağmen uluslararası projelerle istikrarını, her yerde istikrarları bozan büyük güçlerin vazgeçilmezi haline getirebilmiştir, Azerbaycan. Ama hep dinamikleri ile oynanma gayreti göz önünde. Bir tarafı Garb, diğer tarafı Şarktır Azerbaycan’ın. Topraklarının işgal ettirilmesi de, Türk Müslümanlara ait kadim İrevan diyarında Ermenistan devletinin kurdurulması da, biraz bu kesişme noktasındaki stratejik varlığa sahip olmasındandır.

Bir tarafta Bibi Heybet validemizin manevi derinlik yüklü istirahatgahı, diğer tarafta tefekkürü ile gelecek inşasına kapı açmış Hacı Zeynalabidin’in mirası ve tam şehrin merkezinde kabir evi olan Seyyid Yahya Şirvani-i Bakuvi Hazretlerinin ilmi irfanını barındıran derin kodlardır, Azerbaycan...

Kafkasya’da Türk Müslüman kimlik üzerine gelecek vadeden Azerbaycan’ın seçimlerini analiz etmeden önce, çevredeki tüm geniş çaplı dağıtıcı rüzgârları göz önünde tutmamız şarttır.

Devleti korumanın yolunun da değişimden geçtiğini görmek, bunu gerçekleştirirken devlet yapısındaki kemikleşmiş eskici düzeni kökten kırmadan hareket etmesi şarttır, Azerbaycan’ın.

Seçimlere gidilirken, uzun zamandır hiç alışılmadık bir durum söz konusu oldu. Milletvekili adayı olarak seçime katılmak isteyen kimse hemen hemen engellenmedi. Bundan önceleri farklı tablo vardı. Tabii ki bu da beklentileri tavan yaptırdı. Tabii ki toplumun her kesimi, sonuçlardan aynı derecede memnun kalmadı. Eleştiriler de var! Videolar ve belgelere dayanan tüm itirazlara bakılacağı sözü de verildi. Ama mesele tam bu da değil.

Azerbaycan’ın seçimsiz bir kaç seneye ihtiyacı var. Yeni ile eski arasındaki gerilimin ortadan kaldırılması için, reformların sonuç vermesine ihtiyaç var. Değişim sadece parlamentodaki seçilen kişilerinin kimliği ile bağlı değil ve olamaz zaten! Her şeyin başı dengedir. Azerbaycan öyle bir jeostratejik noktada yerleşmektedir ki; dengeli değişim, dengeli geçit sürecini temele alan siyasi kod üretmek zorundadır.

Gürcistan ve Ukrayna modeli sokak hareketleriyle değişim sürecinin, Azerbaycan’ın coğrafi değeri açısından nasıl bir sonuç verebileceğini yalın gözle görmek mümkündür.

Rusya’ya kafa tutan, İran’a meydan okuyan, ABD’nin zorlamalarına zorbalıkla cevap veren Azerbaycan beklentisi, şimdiki konjonktürde kabul edilir bir durum değildir. Gerçekliklere dayanan denge koruyuculuğu, bu dalgalı dönemden daha istikrarlı zemine çekmekte, Azerbaycan devletçilik temellerini. İstikrar ve refah, Azerbaycan’ın şimdiki merhalede yapması gereken temel taşlardır. Lakin bunlar derin mefkûre tezine oturtulmazsa, içinin boşaltılmasına kapı açar. Zengin devlet değil, zenginlerin devleti olur Azerbaycan. Oysa zengin devlettir, asıl hedef...

İlham Aliyev’in yerli kodlarla Azerbaycan’da toplumsal barışı yakalamak istemesinin, bu denge unsuruna dayanarak gerçekleştirmek istemesi, rasyonel siyaset anlayışına dayanmaktadır.

Memurların halkla ilişkilerinin değişmesi, halkı ciddiye alma tandasının devreye girmesi, belki küçük ama kalıcı gelecek vadeden hamlelerdir.

Azerbaycan artık eski kafalı dayatmacı bakış açısını kaldıracak toplumsal dinamiklere sahip değil! Reformlar kaçınılmaz ve yavaş yavaş gerçekleştirilmelidir. Mesele halkla alakalı değil. Çünkü Azerbaycan Türkleri, şarkta ilk demokratik cumhuriyeti ilan eden neslin temsilcisidir. Mesele kemikleşmiş eski yapı ile sertleşmeden, değişim dönüşüm sürecini sancısız gerçekleştirebilmektir.

Seçim sonuçlarından toplumun her kesiminin memnun kaldığını söyleyemem. Başkan İlham Aliyev ve Başkan Yardımcısı Mihriban Aliyeva’nın, sadece dışarıdaki dengeyi değil, en esası içerideki dengeyi de koruyarak hareket etmesinin arkasındaki gerçeklik, kırılmaları minimize ve tolere etme çabası olduğunu da göz ardı edemeyiz. Mihriban Aliyeva’nın Başkan Yardımcılığına getirilmesi ile beraber, değişim dönüşüm sürecinin fiili adımlarla takip edildiğini de gözden kaçırmamak lazım. İlham Aliyev’in aradaki memur koridorunu ortadan kaldırıp, halka inmesi etkileyici. Halktan gelen tepkilerin üzerine gidildi. Başkan Yardımcısı Mihriban Aliyeva, bu tablonun oluşmasının esas itekleyici gücü oldu.

Seçimsiz tam 4 sene boyunca reformların gerçekleştirilmesi, ilerideki tüm seçimlerin rengini ve aktörlerini belirleyecektir. Azerbaycan kendi imkanları ile, kendi insan kaynağı ile, içindeki sorunları çözmek için dış faktörlere dayalı değil, kendi karakterine uygun altyapı ile değişim dönüşüm sürecini pekiştirmek zorundadır. Azerbaycan kendi Kızılelma’sını belirlemekte. Zordur evet! Ama hedefi olanların menzili ilelebet olur. Yolun, bahtın açık olsun güzel VATAN...