Kameraların önünde, başındaki takkesiyle, zafer naraları atarak elindeki kadehi etrafa saçarak, saçma sapan pozlar veren bir adam! Yaşına başına, mevkine yakışmayan bir serkeşlikle. Devlet adamı mı yoksa bir sokak haytası mı? Hayır, hayır... İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir bu! Filistinli esirlere idam cezası getirilmesini öngören yasanın Knesset'te onaylanmasını şampanya içerek kutluyor.
Okun yaydan fırladığı gibi, fırladılar, akıllarını kaybetmiş, delirmiş veya cin çarpmış gibi bir haldeler, iyice çıktılar insanlık rayından. Gazze'yi, Lübnan'ı, İran'ı bombaladıkça insanlık hizasından kaydıkça kaydılar. Acayip bir haldeler. Lanetlenmiş haldeler, insanlık onlardan yaka silkiyor. Gazze'de nasıl bir insani faciaya yol açtılarsa, Batı Şeria üzerinden şimdi de bir yargısal soykırım planlıyorlar.
İsrail 1962'den bu yana idam cezasını uygulamıyordu. Ben Gvir ve şürekası ise, epeyden beri hapishanelerdeki Filistin kökenli siyasi suçluları, terör ile ilişkilendirip hepsine birden idam cezası verilmesini istiyorlardı, bu amaçla bir yasa tasarısı hazırlanıyordu. Geçtiğimiz gün İsrail Meclisi'nden geçti bu yüz karası yasa! Böylece; Yahudi olan siyasi suçlular normal bir prosedürle yargılanırlarken, Müslüman olan siyasi suçlular doğrudan idam ile cezalandırılacak...
Hukuk açısından kanunla sabitlenecek bu ağır eşitsizlik, tam bir apartheid rejimi uygulaması anlamındadır. Gerçi İsrail'in herhangi bir hukuk kaidesini dinleyeceği de yoktur ama insanlık tarihine kapkara bir leke olarak geçecek kötü bir adımdır bu. Hukuk ve yargı güvenliği dediğimiz büyük ilkeyi de Gazze'yi veya İran'ı bombaladığı gibi bombardıman altında bırakmıştır İsrail. Tankların altında ezdiği işgal topraklarının bir benzerini, şimdi de hukuk kürsülerini çiğneyerek sergilemek istiyorlar. Basbayağı Filistinli mahkumlara idam yolunu açmak için çıkartılmış bir yasadır bu... Bir manada Filistin'in işgali, Gazze'nin soykırımı ne ise, Batı Şeria için alınan idam kararı da aynı içeriktedir. Hukuk ve yargı, işgalin ve soykırımın maskesi konumuna düşürülmüştür...
Bu durum aynı zamanda ahlakın, insanlığın çökertildiği bir sıfırıncı noktadır. İsrail varoluş ilkesi olan ırkçılığını tam ve mükemmel şekilde gerçekleştirmek için, en kaba yolu, üstelik de yasaları adeta oyuncağa çevirerek yapmak istiyor.
Bu haliyle baktığımızda İsrail'in insanlıktan biraz daha koptuğunu gayet açık seçik görüyoruz. Kendi sonunu hazırladığı bu belalı yolda giderek yalnızlaşıyor dikkat ederseniz...
Gelecek nesiller, İsrail'in Yahudi olmayanlara yaşattıklarını hatırlandıklarında, tam anlamıyla bir cinnet geçirdiklerini söyleyeceklerdir! Bunlar ruhlarını şeytana satmışlar! Bu kadar kötülüğü bir insan düşünemez. Siyonizm adı altında yaşadıkları şeytan çarpması onları insanlık hizasından çıkarttı attı...
Belhum adal!
Aşağının da aşağısındadır İsrail artık...