• $ 5,8122
  • € 6,5534
  • 238.344
  • 96.861
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Aziz ÜSTEL

austel@stargazete.com

ŞEYTANIN ÇOCUKLARI (1) ''Devasa Kitap (Codex Gidas): Öldür Öldürebildiğin Kafiri!!''

18 Mart 2019 Pazartesi

İsveç'in başkenti Stokholm'den havalanan askeri uçağın rotasını, pilotları bile bilmiyordu. Gerekli bilgi onlara havada söylenecekti. Havalandıktan kısa bir süre sonra gelen kriptolu mesaj, uçağın yönünün Orta Avrupa olduğunu bildirdi. Seferiyle ilgili kimseye bilgi verilmeyen uçak, özel güvenlik uzmanlarıyla doluydu; ancak ne bir devlet adamı, ünlü bir siyasi ne de bir general taşıyordu. Askeri uçağın çok özel bir yükü vardı: Eski bir kitap!!

Çekler, 1648 yılında savaş ganimeti olarak başkentlerinden çalınıp İsveç'e götürülen bu kitabı geri alabilmek için şimdiye dek çok büyük çaba harcamış ama istekleri her defasında reddedilmişti. Çek CB'nı ünlü yazar Vaclav Havel, konuyu görüşmek için iki kez İsveç'i ziyaret etti. Sonunda yapılan bir anlaşmayla Codex Gidas, yani Devasa Kitap'ın Prag'a götürülmesine karar verildi.. Ama salt geçici bir sergi için!

İsveç Hava Kuvvetlerine ait bu gizemli uçak hedefine vardı ve çok sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı bir hangara çekildi. Çek güvenlik kuvvetlerinin gözetiminde kapılar açıldı ve özel kutusunda Şeytan İncili uçaktan indirildi. Çek basını bu önemli gelişmeyi ertesi gün "Şeytan İncil'i Ülkesine Döndü!" başlığı altında bütün dünyaya duyuracaktı.

Kitap 13. yüzyılda, 160 eşeğin derisinden oluşan sayfalara yazılarak hazırlanmış, bir metreye yarım metre boyutunda, 640 sayfadan, dış kapakları, işlemeli ahşap levhalardan oluşan, ağırlığı 75 kilo olan bu devasa kitabın özelliği neydi ki?

Kitapla ilgili tam anlamıyla gerçekleri bilmiyorsak da, bir çok gerçekle karışık söylenti ortalıkta uçuşuyor. Bunlara göre kitabın öyküsü günümüz Çek Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan Benedictus Rahiplerinin manastırında başladı. Bu sözde kitap okumak, el yazmaları hazırlamaktan başka işi olmayan bu barış sever rahiplerin küçük ve önemsiz (?) bir kusuru vardı o da İslam nefretiydi! Bu manastırda bir rahip, ne olduğu bilinmeyen, büyük bir suç işlemişti. Ancak bu öylesine bir suçtu ki, manastırda toplanan rahipler mahkemesi onu ölüm cezasına çarptırdı. Rahip suçunu inkar etmemişti ancak bir isteği vardı. O da ölüm cezasının affıydı! Bunun için mahkemeye bir öneride bulundu : "Eğer ölüm cezası kaldırılır ve bağışlanırsa, bir gece içinde, dünyanın o güne değin kimsenin görmediği büyüklükte bir İncil'i yazacaktı." Üstelik bu İncil eski ve yani ahid'i bir araya getirmekle kalmayacak, Benedictus Rahiplerinin dünya görüşünü ve Çek tarihini de içerecekti. Rahipler mahkemesi bu öneriyi hemen kabul etmişti. Eğer bir gecede böyle bir kitap yazılırsa bu, manastır için de çok büyük bir övünç kaynağı olacaktı. Yok eğer yazamazsa ölüm cezası infaz edilecekti!