26 Eylül 2020 Cumartesi / 8 Safer 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Yakup KÖSE
ykose@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Kasım Süleymani'nin Türkiye bağlantıları var mı?

06 Ocak 2020 Pazartesi

“Şiî Hilali” olarak adlandırılan İran’ın mezhepçi emperyalizmini en kanlı şekilde uygulayan General Kasım Süleymani, bir başka emperyalist ülke olan ABD tarafından öldürüldü.

Mâlûmunuz bu iki emperyalist ülke birçok İslâm ülkesinin işgalinde işbirliği yapmışlardı. Dönemin İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad bu işbirliğini şu sözlerle anlatmıştı: “Biz Afganistan’da ABD’ye yardım ettik. Sonra Irak’ta da yardım ettik.”

Ahmedinejad “Yardım ettik” derken “ABD Afganistan’ı ve Irak’ı işgal ederken erketelik yaptık” diyor. Bu itirafın ardından Ahmedinejad dönemin ABD Başkanı Bush’a sitem ediyor: “Buna rağmen (ABD’ye bu kadar erketelik yapmamıza rağmen. YK) Bush kibirlenip bizi kötülüklerin şer odağı olarak suçluyor.”

Yanlış hatırlıyor olabilirim diye, dönemin İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın bu itirafının ve siteminin yer aldığı videoyu tekrar seyrederken aklıma, şimdinin İranlı yöneticilerinin de, “Yahu ABD’ye o kadar yardım etmemize rağmen en önemli askerimizi öldürdü” diye sitem edip etmedikleri takıldı; yakında çıkar videosu!..

Emperyalistlerin kanlı yataklarında olur böyle cilveler!

ABD’nin hava saldırısıyla ölen Kasım Süleymani, İran’ın mezhepçi emperyalizmini sürdürmek gayesiyle katil sürülerinden çeteler kurmakla meşhur olmuştu. Bu çetelerin başta Suriye olmak üzere ele geçirmek istedikleri her yerde kundaktaki bebekten yatalak ihtiyara kadar katletmediği kimse kalmadı. Vahşette, dönem dönem işbirliği yaptıkları ABD’nin askerlerinden geri kalmıdalar. Kasım’ın yetiştirdiği çetelerin insanları diri diri yakarken döner bıçağıyla da kestiği görüntüleri ben seyredemedim!

Emperyalistler vahşette yarışıyor; ha ismi ABD olmuş, ha Rusya, ha Çin, ha İran…

Kasım’ın müttefikleri tarafından öldürülmesinin ardından Türkiye’deki İrancı damarda da bir kımıldanma oldu. Bunlara bir de, çok değil 15-20 yıl önce sokaklarda “Gericiler İran’a” diye höykürenler de katıldı. Bu güruh, kurduğu çetelerle bebek katleden, kadınlara tecavüz eden Kasım’ı şehid ilan ettiler. ABD’nin her öldürdüğü şehid ise, 3 ay önce ABD’nin öldürdüğü DAİŞ’in lideri Bağdadi’yi de şehid ilan edin; ne yani Şiî değil diye mi Bağdadi’ye şehid demiyorsunuz, pes yani, bu kadar da mezhepçi olmayın canım!

Türkiye’deki İrancı damara dikkat edilmeli. Bunlar, Amerikancı FETÖ kadar tehlikeli bir yapılanmadır. İran’daki Şiî devrim sonrası Türkiye’ye nasıl el attıkları hepimizin mâlûmu. 12 Eylül dönemi Ülkücü olarak hapse girip İrancı olarak çıkanları biliyoruz. “Vahdet, kardeşlik” diyerek İslâmî camiada kendilerine yer açıp daha sonra camiayı tasallut altına aldılar. Türkiye’deki İrancılık, FETÖ gibi bir istihbarî yapılanmadır. Suriye’den Afrika’ya kadar katil sürülerini örgütleyen Kasım’ın Türkiye’yi es geçtiğini düşünmek saflık olur. Kasım’ın Türkiye bağlantıları iyi araştırmalı, gerekli hamleler yapılmalıdır.

“İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek” diyerek farkında olmadan İrancılar’ın değirmenine su taşıyanlara da, hadi Gezi ayaklanmasını, 17/25 Aralık’ı, PKK’ya kazdırılan hendekleri unuttunuz da peki 15 Temmuz’u nasıl unuttunuz diyorum!..

15 Temmuz gecesi “Tayyip Erdoğan devriliyor” diye halay çekilen İran’la Türkiye hangi sırada yahu?

Türkiye’nin son 6 yıldır Başkan Erdoğan liderliğinde her yönden gelen saldırılarla mücadele ettiğinin farkında değil misiniz ki “İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek” diyorsunuz?

Ezberletilmiş, sloganlaştırılmış söylemleri bırakmanın sırası gelmedi mi!..