07 Mart 2021 Pazar / 23 Recep 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Sevil NURİYEVA İSMAYILOV
snuriyeva@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Süleymani’nin öldürülmesi ve coğrafyaya yansıması

07 Ocak 2020 Salı

Kasım Süleymani’nin kimliği konusu, günlerdir yazılıp çizildi. İran’ın, coğrafyadaki etki ve ilgi ağırlığının fiili yansıması gibi de yorumlamamız mümkündür. 

Kasım Süleymani üzerinden son olayı analiz ederken, ABD’nin ve özellikle İsrail’in coğrafyadaki nihai hedefine de bakmamız elzemdir.

ABD kamuoyundaki son bir kaç günlük yansımalara baktığımızda “Trump’ın Süleymani hamlesi nasıl bir sonuca kapı açar” sorusuna bakmadan geçemeyiz. Askeri yöntemi kullanmadan önce caydırıcı ağırlığın Süleymani olayı örneğinde olduğu gibi, askeri yöntem yapıldıktan sonraki yansıması, kazanandan daha fazla kaybeden durumuna girmeyi sağlar.

ABD’nin uzun zamandan beri elinde kullanmak için tuttuğu mayını kullanarak, karşı tarafın hamlesine kapı açmış olması, beraberinde tedirginlik reflekslerini de devreye soktu.

Trump’ın durmadan attığı tvitlere baktığımızda, “İran bir eylem yaparsa” cümlesi ile başlayan ve kendini korumaya alma içerikli korunma refleksi, ciddi Amerikan endişesinin de devrede olduğuna işarettir.

İran’ın imajına ciddi darbe vurulduğu açıktır. Ayrıca uzun zamandan beri Süleymani’nin vurulabilme ihtimali varken, şimdi gerçekleştirilmesi “neyin nesidir” sorusunu da yanıt aramakta.

Trump; seçim öncesi kendi iç hesaplarını dengeye oturtmak için bu adımı attıysa, ileride daha ağır ve olumsuz siyasi yansımalara zemin oluşturdu!

Peki, İran nasıl bir cevap verebilir? İran devlet aklının bin yıllık geçmişine baktığımızda, Trump’ın da dediği gibi “İran savaşı hiçbir zaman kazanamadı ama müzakere masasında hep başarılı oldu” orada kalıcı olma kabiliyeti, Süleymani olayı ile birlikte orta vadeye ertelenen refleksle karşımıza çıkacağını anlamak mümkündür.

Şimdi İran, elindeki sadece kısas retoriği ile birlikte, ABD’yi endişeli gerilim noktasına itekleyecek! Bu durum, Amerika’da iç dengeler açısından etkileyici olacak. İran’la dostluk sloganlarını, sık sık Amerika sokaklarında göreceğiz anlaşılan! Çünkü İran’ın eylemsiz, sadece söylemlere yönelik beyanlarının ne zaman devreye gireceği korkusu, Amerikan kamuoyunu cidden düşündürecektir.

İran imajına vurulmuş derin darbeyle, muhakkak yeni adımlar atmak zorundadır. Aksi takdirde hem içeride, hem dışarıda itibar kaybı ve siyaseten çöküş sürecine yardım etmiş olacak. Dolayısı ile İran’ın adımları, nokta atışı ve yeniden başkan seçilmek isteyen Trump’ın seçim dönemine denk gelmesini bile düşünebilir.

Peki, coğrafyadan asker çıkarma üzerine seçim kampanyası sürdüren Trump’ın, bu son hamlesi ile coğrafyada teyakkuz haline getirilen Amerikan güçlerine yeni takviyeler, nasıl gelecek vaadi vermekte? Trump uzun zamandır askerleri savaştırmayacağını, Amerika’nın fazladan ekonomik güç ve gayret sarf etmesinin aklıselim olmadığını, bu duruma gelinmesinde Obama yönetimini suçlu bulması retoriğiyle, siyaset inşası gündemde.

Irak; ABD için de, İran için de vazgeçilmez bir mahreç! Çin’in bile Irak’la ilgili konuma gelmesi, ABD için nasıl bir hüsran motifi olduğunu anlamak zor değil. Irak’ta; İran’ın da yardımları ile çöküş süreci inşa eden ABD, neden İran’ı şimdi devre dışı bırakma peşinde?

İsrail’in sessiz sakin bir tarafta oturduğunu düşünmüyoruz değil mi? İran’la ABD arasındaki gerilimi, kopma noktasına itekleyen İsrail’i, asla unutmamakta yarar vardır! Trump’ın durmadan üst üste tehdit içerikli mesajlarına, İran’ın nasıl bir reaksiyon vereceği, şu an en fazla sorulan sorudur. Kültürel mirasa yönelik adımlar atılacağı ile ilgili Trump’ın mesajı, Amerikan kamuoyunda nasıl yankı bulur? Seçimleri, tüm bu savaş söylemleri nasıl etkiler? Herkes endişeli! Almanya, Japonya, Türkiye, Rusya... Kısaca herkes! Sadece İsrail; Amerika’nın her türlü kendini koruma hakkından bahsetmesi, sizce manidar değil mi? Peki, bu söylem İran’ı harekete geçirir mi? İran’ın anlık reaksiyon vermeyeceği açıktır. Söylediğimiz gibi, geleneğine baktığımızda kısası soğuk halde almayı benimsemiş yönteme sahiptir. Doğrudur, İran güvenilecek siyaset anlayışına sahip olmadı. Bölgesel sorunların oluşmasında ABD kadar İran siyasetinin de yansıması söz konusudur. Durumu iyi olduğunda, sadece olaya kendi çıkarları noktasından bakar. Lakin her şeye rağmen bölgedeki istikrar; İran’la ABD arasındaki gerilimin inişe geçmesi gerektiğini dikte etmekte! Çünkü İran içinde bulunduğu alevi bertaraf etmek için herkesi, çevresini ve ötesini ateşe verecek kadar, kaybedecek hiçbir yanının olmadığını bize halen göstermekte!