18 Nisan 2021 Pazar / 6 Ramazan 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Sevil NURİYEVA İSMAYILOV
snuriyeva@stargazete.com
Yazarın Sayfası
Dinle

Suriye için yeni masa mı kuruluyor?

13 Mart 2021 Cumartesi

Suriye'nin geleceği; bu kadar kargaşanın içerisinde belirsizlik konusu olarak kaldıkça, yeni derinleştirilen çözümsüzlüklerin kapısının açılmasına zemin oluşturduğu artık bir realite! Suriye'nin toprak bütünlüğü şu anda hiç olmadığı kadar anlam taşımaktadır.

Rusya açısından olaya bakılırsa; çözümsüzlük ve istikrarsızlık, şimdilerde Rusya için sorun oluşturuyor.

Bir sorun çözülmeden, yeni ve başka sorunların içinde kendisini bulan Rusya için, mantığa yatkın ve çözüme yakın tüm senaryolara sıcak bakılıyor.

Tabii Türk Dışişleri Bakanının, Doha'da Rus ve Katar Dışişleri Bakanı ile görüşme sağlaması, sonuçta Suriye üzerine yeni sürecin başladığına dair veya yeni yol haritasına sıcak bakıldığı neticesinin ortaya çıkması, "İran masada yok mu" sorusunu beraberinde devreye soktu!

İran milislerinin bölgedeki konumu, çözüme katkı sağlanmasına nasıl etki oluşturmakta? Tabii İran'ın çözümden yana olup olmadığını net anlamamız şarttır. Çünkü görünen bazı detaylara bakıldığında, çözümsüzlük durumu İran'ın bölgedeki istikrarsızlığın çözümünden daha ziyade, çözümsüzlüğün kalıcı hale gelmesine hizmet eden siyaset yapma anlayışının işe yaramaz bir tablo oluşturduğu açıktır.

Tabii ki İran'ın kendi istikrarı, bölge açısından hayatidir. Mesele de burasıdır. İran istikrarsızlıkları çözen taraf olamıyor. Karabağ sürecinde Ermenistan'a verdiği destekle, esasında dolaylı olarak istikrarın cesaret almasını tetiklediği açıktır.

Suriye özelinden olaya bakarsak, İran milislerinin coğrafyadaki yayılmacı bakış açısının istikrardan daha öte, İran'ın varlığının tespiti için faaliyet halinde olduğunu anlamak zor değil.

Bu durumda İran'ın siyaset anlayışına güvensizlik söz konusudur.

Arap dünyasının Suriye konusunda denkleme müdahil olması ise, denge oluşumu için önem arz ediyor. Katar bu anlamda, beraberinde diğer Arap devletlerinin de sorunun çözümünde merkezde konumlanmasını sağlayacak gibi.

Coğrafyanın kaderinde fazla ön planda olma gayreti ve genişleme hırsı, esas sorunun çözümlenmesi konusuna odaklanma için engel unsurudur, hiç kuşkusuz!

İsrail ve İran'ın bölgesel çıkarları, vekaleten devreye soktukları güçlerin de stabilizasyonu için yeterli olabiliyor.

Rusya, İran'ın devre dışı kalmasına hemen razı gelmese de, orta vade için pazarlık konusu yapacak galiba.

Uzun vadede ise İran'ın yayılmacı politikaları, Rusya açısından da pek kabul göreceği durum değildir.

Rusya, ABD'nin de dahil olacağı "yeni Suriye süreci" geliştirilmesi durumunda, kendisi için yeni fırsat yakalamanın peşinde.

Türkiye açısından toprak bütünlüğü konusu, bölgenin geleceği açısından anlam taşıyor ve bu sebepten Türkiye bedel ödemeye hazır olduğunu her fırsatta gösterdiği için, her süreci kalıcı çözüm anahtarı olarak yorumluyor ve kalıcı istikrarın yollarını her platformda arıyor.

Bu duruş, kıymetli bir duruştur. Ve coğrafyanın kaderi ile oynamak isteyen güçlere karşı ittifakların oluşturulması manidardır. Mısır'la diplomatik sürecin başlatılması dahil, bölgesel çözümsüz kalan her konunun çözümlenmesi sürecine liderlik eden ülkenin de isminin "Türkiye" olduğunu herkes görmektedir. Rusya için çözüm üreten Türkiye ve kararlı Türkiye "vazgeçmesi mümkün olamayan partner" konumunda. Uzun vadede İran'ın dinginliği, İsrail'in sınırlarını aşmaması için yeni sayfaya ihtiyaç vardır. Papa'nın Irak ziyareti ve ortaya akıl tutulması haritalar, sınırlar, baskılı pul projesinin çıkması bile, nabız yoklama amacı gütse bile, sıradan olay olarak okunmamalı. Gayeyi bize açık olarak göstermekte! İşte Türkiye, yeni süreç oluşumunda taraf olmakla birlikte, gaye olan dayatmanın önüne geçme gayretini sürdürmekte. Lakin kalıcı çözüm şart, aksi taktirde her fırsatta esas gaye dayatmaları ile parçalama, yeni haritalar kurgusu, niyetlerin senaryoları, ikide bir karşımıza sunulacaktır!