Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Sibel ERASLAN
sibeleraslan@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Terör örgütleri dış politika unsuru olamaz

27 Ekim 2019 Pazar

Günümüzde, savaş ve diplomasi ile kazanılamayan siyasi sonuçları elde edebilmek için, ‘terörizm’ aktif anlamda kullanılıyor. İnsanları sindirerek ve boyun eğdirterek bir sonuç elde etmeye çalışan terör unsurları artık neredeyse, modern zamanların diplomasisi yerine geçti. Bunun en yakın örneğini Suriye Krizinde hep birlikte gördük. Orta Doğu, ‘Vekalet Savaşları’ denilen iğrenç bir oyunun içine hapsedildi.

 PKK, PYD, YPG, DEAŞ’ın yanı sıra, İran’a bağlı şiddet grupları bölgenin felaketine sebep oldular.

Geçmişin kolonyalist refleksleriyle, doğal zenginlikleri olan ülkeleri ve stratejik coğrafyaları, çıkarttıkları kaos ve şiddet üzerinden yönetmek isteyenlerin son çırpınışlarını hep birlikte görüyoruz. 

‘İnsanlar arasında bozgunculuk çıkartan’bu sinsi planlar son asırda, hem Osmanlı Devleti’nin yıkılışını hem Orta Doğu’daki parçalanmayı terör örgütleri üzerinden dizayn ettiler. Takriben 100 yıllık süreçte, kimi zaman etnik kimlik, kimi zaman ulusal refleks, kimi zaman din ve mezhep fay hatları üzerinden dizayn edilen terör grupları, Orta Doğu’yu yapılandıracak unsurlar olarak kullanıldı. Özellikle Osmanlı coğrafyası, şiddet çeteleri aracılığıyla kana bulandı, parçalandı... 

Rumeli’de dağılmanın ve mübadele günlerine kadar devam eden parçalanmanın başlangıcında, Bulgar ve Rum çeteler vardı. Bunlar şiddet ve tehdiş olayları ile Osmanlı’yı Balkanlardan çıkartan sürecin tetiğini çekmişlerdi.

Keza; Ermeni Taşnak- Hınçak örgütü,Osmanlının parçalanmasında çok ciddi rol oynadı. Hem Doğu Anadolu’daki zulümlerde, hem Kocaeli ve İstanbul gibi illerimizin işgallerinde bu terör örgütü, önemli görevler üstlendi...

1920- 1948yılları arasında Filistin’deki Müslüman ve Hristiyan halkı vahşice katleden Siyonist çeteler de, İsrail’in kuruluşunda terörü, bir araç olarak kullandılar. Haganah Çetesi, İrgun Çetesi, Stern Çetesi gibi terör grupları, ‘İsrail Savunma Kuvvetleri’ adı altında, bölgede korkunç katliamlar işlediler. Ardından bu terör çeteleri, İsrail Devleti kurulduktan sonra İsrail Ordusu’nu oluşturdular.

Şu anda da PKK, PYD, YPG, Türkiye’nin güneyinde ve Suriye’nin kuzeyinde bir Kürdistan kurmak için terörü araç olarak kullanıyorlar.

Ayrıca DEAŞ adındaki güya İslami görünümlü ama yöneticileri Avrupalı olan terör örgütü de Suriye ve Irak’taki bölünmeyi, parçalanmayı yürüten terör örgütlerindendir.

Aslında asıl büyük savaş, kaos ve dehşetten nem’alanan muktedirlerle, barışı ve mutabakatı isteyenler arasında sürmektedir.