18 Ocak 2021 Pazartesi / 4 CemaziyelAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Aziz ÜSTEL
austel@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Ve millet iradesine darbe!

23 Mayıs 2018 Çarşamba

Sabaha karşı, alacakaranlık, 27 Mayıs 1960. Her türlü önlem alınmış. Sabah saat 4'te önce PTT ve Ankara Radyosu daha sonra da önceden belirlenmiş yerleri ele geçirmek için tam teçhizatlı ve silahlı Harp Okulu öğrencileri, mışıl mışıl uyuyan kente dalmıştı. Küçük bir direnişle karşılaştılar; PTT'nin işgali sırasında bir kişi hayatını kaybetti. Bunun dışında her şey yolunda gitti, bir buçuk saat içinde her yer işgal edilmişti. 

Önce hükümet üyeleri sonra da Meclis Başkanı Refik Koraltan ve bütün DP milletvekilleri yataklarından kaldırılarak tutuklandı. Tutuklananlar bir toplama kampına dönüştürülen Harp Okuluna götürüldü; bu arada Ankara Radyosu darbeyi halka duyurmaya başlamıştı. İstanbul'da da her şey aynı zamanda olup bitti! 

 

Bayar'ın tutuklanması

Basında daha sonraları çıkan haberlere göre CB Celal Bayar kendini tutuklamaya gelenlere direnmişti. Silah seslerinin gürültüsüyle yataktan fırlayan Cumhurbaşkanı hemen giyinmişti. Telefon hatlarının kesildiğini anlayınca kabul salonuna geçmiş, bir aşağı bir yukarı yürüyordu. CB Celal Bayar gitmiş Milli Mücadelenin ünlü Galip Hocası onun yerine gelmişti. 

Bayar pencereden dışarı bakınca köşke çevrilmiş topların namlularını gördü. Ailesi ve köşkte çalışan bir kaç kişinin çevresinde bir daire oluşturduğu bir koltuğa oturup beklemeye başladı. Derken kapı ardına kadar açıldı, Veteriner General Burhanettin Uluç ve MBK üyesi Ahmet Yıldız'la harp okulu öğrencileri içeri daldı. General, Bayar'ın önüne gelince durdu, "Çabuk istifa et ve peşimden gel; yoksa ateş ederim!" dedi. 

Bayar acı acı güldü: 

"Ben buraya millet iradesiyle geldim ve yalnız o iradeyle burayı terk ederim."

Gözü birden Muhafız Alayı Komutanı Osman Köksal'a ilişti:"Albay'ım sizin göreviniz beni korumak değil mi?"

"Ne yapmamı istiyorsunuz? Ateş açmamı mı?"

"Sadece görevinizi hatırlatmak istedim!!"

Halkın oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanı'nın kollarına girip onu sürükleyerek köşkten çıkardılar, kapıda bekleyen bir ambulansa koyup Harp Okuluna götürdüler. Böylece darbenin Ankara bölümü bitmişti! 

(Yarın: Menderes'in tutuklanması)