14 Temmuz 2020 Salı / 23 Zilkade 1441
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Tijen İNALTONG
inaltong@yahoo.com
Yazarın Sayfası

Volkanların gölgesindeki antika gibi kent: Antigua

14 Ekim 2012 Pazar

Guatemala’nın tam üç kez başkentiydi. İlkini başkaldırılar yüzünden kaybetti, ikincisini lavlar sildi, üçüncüsünü ise deprem yerle bir etti. Adı Antigua olan bu şehir, şimdi hem turistlere hem İspanyolca öğrenmek isteyenlere evsahipliği yapıyor. Antika gibi şehirden ayrılırken gözleriniz nemlenecek, dikkat!

Bir kente bayram günü varmak ne hoş. Günlerden cumartesi. Eylül ayının tam ortası. Çok erken saatte New York’ta başlayan uçuşum öğle saatlerinde Guatemala City’de son buldu. Hava-alanından çıkar çıkmaz Antigua minibüsüyle karşılaşacağımı biliyordum. Dört kişi toplanınca hareket ettik. İnsanın bir ülkeyle ilgili ilk izlenimleri önemlidir ancak yolda yorgunluktan ne hissedeceğimi bilemez halde etrafımı izlemekle yetindim. Birkaç gündür sürekli yolculuk yapıyordum ve artık durup dinlenmek istiyordum. Oysa Antigua’nın buna pek izin vereceği yoktu. Guatemala’nın kurtuluş günüydü ve vardığımda kent merkezi iğne atsanız yere düşmeyecek kadar kalabalıktı.

Koloni döneminde ‘Yeni İspanya’ olarak adlandırılan Orta Amerika, 15 Eylül 1821 tarihinde İspanya’dan ayrılacak, böylece yeni ülkelerin kurulmasının yolu açılacaktı. İşte Guatemala’ya vardığım o gün geleneksel giysileri içinde yerli kadınlar, bayramın tadını en çok çıkaran çocuklar okul bandolarının çaldığı ezgileri dinliyor, bağımsızlık gününü doyasıya kutluyorlardı.

Tam adıyla Antigua Guatemala, ülkenin üçüncü başkenti idi. İlk başkent unvanını başkaldırılar yüzünden sadece üç yıl taşıyabildi. İkincisini 14 yıl sonra patlayan volkanın lavları silip götürdü. Bugün kısaca Antigua (yani antika) olarak anılan kent 200 yılı aşkın bir süre başkent olarak kalınca burada saraylar, kiliseler, manastırlar inşa edildi. Bu sefer başkenti büyük bir deprem sallayacak, binaların çoğunu yerle bir ederek Guatemala City’ye başkentlik yolunu açacaktı ancak Antigua o günden sonra da önemli bir çekim merkezi olmayı sürdürdü.

AHTAPOT GİBİ  SARMALIYOR

Şimdi gözlerinizi kapatın ve bir park düşünün. Ortasında fıskiyeler olan, kare şeklinde ufak bir park burası. Öyle bir park ki günün her saati capcanlı olsun. Parkın karşısına heybetli bir katedral oturtun. (Resimde katedralin arka tarafına depremde yıkılan eski katedralin kalıntılarını eklemeyi unutmayın lütfen.) Parkın bir tarafında belediye binası, diğer tarafında kentin önemli mimari yapılarından Santa Catalina arkı olsun. Diğer tarafında ise bugün kafe ve restoranların hizmet verdiği binalar, arkların altında gün boyu insanların aktığı kaldırımlar yer alsın. Ve parkın dört bir yanından uzayan düzgün sokaklar düşleyin. Bu sokaklarda herbiri farklı renkte boyanmış tek katlı yapılar olsun.

Yüzlerce yıldır sapasağlam kalmış taş döşeli yollarda yürümekten hiç bıkmayacağınızı hissedeceksiniz, eminim. Etrafınızda dikkatinizi çekecek öyle çok şey olacak ki... Sokak yemekleri satan yorgun kadınlar; kendiniz için, kendinize aldıysanız arkadaşlarınız için, arkadaşım yok derseniz düşmanınız için (hepsinin ezberlediği bir mantra bu sanki) satın almanızı istedikleri capcanlı renklerde örtüler, şallar; geleneksel Guatemala müzik aleti marimba çalan kovboy şapkalı müzisyenler ve incik boncuk satan çocuklarla karşılaşacaksınız. Belki onlardan da çok turist göreceksiniz. Diyorum ya Antigua ülkenin turizm başkenti. Öyle çekici bir yer ki gelen ayrılmak istemiyor, bir gelen bir daha geliyor. Antigua sadece gezmeye gelen yabancıları değil, İspanyolca öğrenmek isteyenleri de ağırlıyor. Pek çok kişi Orta ve Güney Amerika gezisine bir süre İspanyolca öğrendiği Antigua’dan başlıyor. Dil okulları kent turizminin can damarlarından biri. Bu durum turistik hizmetlerin gelişmesini de sağlamış. Çevre kent ve ülkelerde yapacağınız aktiviteler için bilgi ve bilet satın alabileceğiniz acenteler, her türlü ulaşım olanağı, farklı ülkelerin yiyeceklerini tadabileceğiniz restoranlar, her bütçeye uygun otel ve pansiyonlar, müzeler, masalarından birinde oturup yaşamın akışını sessizce izleyebileceğiniz kafeler... Zaman burada değişik bir ritimde akıyor ve bu ritim ahtapot misali upuzun kollarıyla sizi sarıp sarmalıyor, yumuşak karnına çekiyor. Ayrılmak istemeseniz de zamanı geldiğinde nemli gözlerle veda ediyorsunuz bu ‘antika’ kente.

BAYRAMDA ÇİÇEKTEN HALI SERİYORLAR

GUATEMALALILAR dini bayramlara çok önem veriyor. Özellikle Hıristiyan aleminin en önemli dönemlerinden sayılan Büyük Perhiz (Cuaresma), Kutsal Hafta (Semana Santa) ve Paskalya (Pascua) boyunca Antigua sokakları renkli kutlamalara evsahipliği yapıyor. Çiçek, yaprak ve dallardan oluşan devasa halılar, sokaklar boyunca akan şaşalı kortej ve tüm etkinlikler sizi de bayram sevincine ortak edecektir. Festival renklerini sevenlerdenseniz Antigua’yı bu tarihlerde ziyaret edebilirsiniz.

VOLKANLARA GÜNÜBİRLİK GEZİ

ÜLKENİN aktif volkanlarından üçünü Antigua’dan görmek mümkün. Kentteki seyahat acentelerinin çoğu volkanlara günübirlik yürüyüş turları düzenliyor. Fuego ve Acatenango volkanlarına sadece uzmanların çıkışına izin veriliyor. Gezginler daha çok Pacaya volkanını ziyaret ediyor. Yılın bazı dönemlerinde Pacaya’ya çadırda konaklanan turlar da düzenleniyor. Herhalde yıldızların altında volkanın tepesindeki kızıllığı izlemek pek keyifli olurdu!

Eskiden manastırmış şimdi otel

SANTO Domingo Manastırı bir zamanlar kıtanın en güzel, en büyük manastırlarından biriymiş ancak büyük depremde büyük kısmı yıkılmış. Guatemala’nın zengin ailelerinden Castanedaların satın alarak otele dönüştürdüğü manastırda otel müşterilerinin ücretsiz, dışarıdan gelenlerin ise ücret karşılığı gezebileceği birkaç ufak müze de var, ancak bahçelerde yürümek bile manastırın bir zamanlar ne kadar önemli bir yer olduğunu anlamanızı sağlıyor. (Otelin kenti tepeden gören de la Cruz tepesinde de bir restoranı var. Muhteşem Antigua manzarasını izleyerek yemek yemek, tepedeki sanat eserlerini görmek isterseniz otelden kalkan ücretsiz servis otobüsüne binebilirsiniz.)

EV YAPIMI ÇİKOLATA

‘CHICKEN bus’ denilen renkli otobüslerle kısa bir yolculuk yapmak isterseniz önerebileceğim bir yer var: San Juan del Obispo. Bu kasabada pek çok evde çikolata yapılıyor. Dona Josefa, kasabanın ünlü çikolatacılarından. Bu tatlı, yaşlı kadın isteyenlere çikolatayı nasıl yaptığını İspanyolca anlatıyor. Çikolata yapımını görmek istiyorsanız sabah 7’den önce orada olmalısınız. Ayrılırken soğuk kış günlerinde içinizi ısıtacak. Size hep Guatemala’yı anımsatacak içeceğiniz için tatlı çikolata diskleri satın almayı unutmayın! (San Juan del Obispo otobüsleri pazaryerinin arkasındaki terminalden kalkıyor ve yarım saat içinde sizi kasabaya ulaştırıyor.)