02 Aralık 2020 Çarşamba / 16 RebiülAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Özay ŞENDİR
osendir@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Yasta siyah değil beyaz giyin...

25 Ocak 2016 Pazartesi

Portekiz kültüründe eski bir gelenek vardır.

Babası ölen kadınlar 1 yıl, kocası ölen kadınlar ömür boyu siyah kıyafetler giyerler.

Durduk yerde gelmedi aklıma bu detay.

Tacikistan’da “Yasta dahil kadınlar siyah değil beyaz giymeli” çağrısı yapılmış.

Hani binlerce erkeğin sakallarının zorla kesilmesi süreci var ya, bu çağrı da o sürecin bir parçasıymış.

Oysa matem ve siyah, evrensel bir renktir.

Neden akıllarına İslamiyet vurgusu gelmiş, çarşaftan dolayı mı acaba?

Bu da garip zira mesela Afganistan’da burkalar genellikle mavidir.

Zaten mesele renk değil halen insanların ne giyip giyemeyeceklerine devletin karışması...

***

Son dönem göçmenler, kültürel değerlere saygı, Avrupa medeniyetine entegrasyon falan çok konuşuluyor ya, biraz söz edelim o zaman bu işten de...

Mesela kültürel mirasa sahip çıkma kısmına bakalım işin.

Sırplar, Vinkovci, Pakrac,Osijek Üniversitesi başta olmak üzere tarihi kütüphaneler, nadide el yazmaları dahil Hırvatlar’a ait yaklaşık 500 bin kitabı yok ettiler.

Saraybosna’da da aralarında tarihi el yazmalarının da bulunduğu yaklaşık 250 bin kitap yok edildi.

Bir zamanlar Taliban sonra Işid’in yaptıklarını İslamiyet’e mal etmeye çalışan mantık,milyona yakın kitabın yok edilmesinden de Avrupa medeniyetini sorumlu tutmak zorunda o zaman...

***

Aslında benzer bir durum bizim medya algımız için de geçerli...

Mesela ölenin ardından sallama konusunda ciddi bir çifte standart uyguluyoruz.

Herkesin, bizim ölümüze saygı göstermesini, arkasından kötü konuşmamasını isteyip sonra başkalarının ölüsüne demediğini bırakmamak gibi bir ruh hali yaşıyor memleket.

Eğer ölünün arkasından konuşulmaz diyorsan bu tüm ölenler için geçerlidir, sadece benim gibi düşünenlerin arkasından konuşulmasın, ben başka türlü düşünenlerin arkasından konuşurum diyorsan bir değil iki kere ayıp ediyorsun demektir.

***

Medyada köşe yazan, söz söyleyenlere zaman zaman sakin olma sorumluluğu düşüyor aslında.

Sadece bizim için değil tüm dünya için geçerli bu.

Cumhuriyetçi Başkan aday adayı Trump’un sözlerini kınayıp da sonra tüm mültecilere aynı gözle baktığınız an Trump ile aynı kafada olursunuz.

Almanya’da var böyle adamlar, Avusturya ya da Slovakya ve Polonya’da da.... 

Hani medya dediğimizde sadece Türkiye’de değil diğer ülkelerde de var fikir zikzakları.

Aslında tüm bunlar insanlık adına yas tutmayı gerektiriyor ama yas değil de yas halinde giydiğin kıyafetin rengiyle uğraşılan bir dünyada yaşıyoruz işte...