24 Kasım 2020 Salı / 8 RebiülAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Cem Küçük
cemkucuk@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Yeni Türkiye’nin Sanat Dünyası

02 Aralık 2015 Çarşamba

Hem siyaset hem medya hayatında Yeni Türkiye’de tabular yıkılıyor, yeni bir düzene geçiliyor ve daha da geçilecek. Hep yazdığım gibi artık bu ülkede de tıpkı ABD ve İngiltere’de olduğu gibi anaakım olan ile marjinal olan arasında net ayrım olacak. Toplumun anaakımında olan kişiler ve görüşler anaakım ortamlarda yer alacak, marjinal tipler ise marjinal mecralarda yer bulacak. Yani tam anlamıyla bir demokrasi olacak.

Nasıl ki siyasi görüşler aldıkları oy oranına göre TBMM’de demokratik temsile göre yer buluyorsa medya hayatında da aynısı olacak. Marjinal yorumcular ABD’de asla anaakıma çıkamaz. Burada da öyle olacak. Sadece medya değil sanat hayatı da aynı olacak. Yeni Türkiye’nin sanat alemi de toplumun gerçek eğilimlerine göre demokratik olarak yeniden formatlanacak...

Öte yandan Eski Türkiye tarzı ortama göre bukalemun gibi renk değiştiren yapay sanatçı tipinin de Yeni Türkiye’de itibarı olmayacak. Hepsi bitecekler. Altın Kelebek Ödülleri denen tefessüh etmiş magazin gecesinde yine bu yapay, fake sanatçı modelinin şovlarından birine tanık olduk. Daha birkaç ay önce Ramazan programında kocası Erhan Çelik’le beraber gidip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Emine Erdoğan Hanımefendi’ye yalakalık üzerine yalakalık yapan Gülben Ergen, Altın Kelebek ortamını görünce de bir anda Hürriyet gazetesi ile Aydın Doğan, Cumhuriyet gazetesi ile Can Dündar yalakası haline gelmiş ve şov yapmış.

Zaten çoğunluğu bu vatan ile gönül bağı olmayan ve Batı’ya tapan sömürge sanatçısı konumunda olan o yoz kitle de coşmuş. Aslında bunlara sanatçı bile denmez, bunların çoğunluğu kof magazinel tiplerdir. Ruhları sömürgeleşmiştir. Gülben Ergen, Can Dündar’ı ve Hürriyet’i alkışlayarak aslında MİT TIR’larının durdurulmasını savunmuştur. Bir yandan devletimize yönelik bu ihaneti alkışlayan Gülben Ergen bir yandan Türk devletinin kurumlarından rant aramayı bırakmak zorundadır. Çünkü son yıllarda fiilen bitmiş olan bu şahsı hep devletin içinden bazı kurumların yardımları kurtarmaya çalışmıştır. Hem devlete ihanet et hem de numaradan Mehmetçik ziyaretleriyle olayı örtbas etmeye çalış. Artık bu dönem 1 Kasım 2015 ile beraber bitmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de artık bu yapay numaraları yemeyecek ve böyle ikili oynayan sözde sanatçıları kabul etmeyecektir.

Gülben Ergen senelerce TRT’den ve başka devlet ve belediye kurumlarından trilyonlarca rant indirdi. Dediğim gibi her fırsatta hem Tayyip Erdoğan hem de daha ziyade Emine Erdoğan Hanımefendi’nin önünden arkasından ayrılmadan yağdanlık yapma yarışına girdi. AK Parti’nin yemeklerinden, davetlerinden rant amaçlı hiç ayrılmadı. Öte yandan yaptığı her şeyi magazin için yaptı. Hacca gitmek gibi kutsal bir eylemi bile şova dönüştürdü. Dinimizi bile kendi magazinine alet etti. Fakat Kemalistleri kaybetmemek için Atatürk ve TSK yalakalığı da bol bol yaptı. Eski kocası Mustafa Erdoğan zamanında Kürt milliyetçisi tonunda konuşmalar bile yaptı. Aynı anda her şekle girmek isteyen bir bukalemun gibiydi.

Benim esas üzüldüğüm konu bizim muhafazakâr camiadan yetişmiş yeni kocası Erhan Çelik de tüm magazinel şova alet oldu. Dahası tüm medya kariyerini bu ülkedeki dindarlara ve muhafazakârlara borçlu olan Erhan Çelik, Gülben Ergen’in tüm bu yaptıklarını desteklediğini beyan ediyor ve bir yandan da otopark işletmeciliği gibi AK Parti belediyelerinden beslendiği yeni alanlara giriyor. Sanıyorum medyaya bir daha dönemeyeceğini anladı Çelik ve bu yolu tercih etti. Fakat tüm bu manzaraya bu ne perhiz bu ne lahana turşusu denir. Hem bir yandan karı-koca devlet kurumlarından ve AK Parti belediyelerinden besleneceksiniz hem de Türk devletine ihanet edenlerin goygoyunu yapacaksınız.

Erhan Çelik hem Kanal 7 döneminden biriktirdiği ilişki ağlarıyla otopark inşaatına ve işletmeciliğine girecek, sonrasında da ATV’nin dizileri aleyhine kara propaganda yapacak. Bir yandan da Doğan Medya’dan Hakan Çelik de Erhan Çelik’in bu otopark işlerinin reklamını yapacak. Artık bu girift ilişkiler döneminin sonuna gelinmiştir bu ülkede. Hem oradan, hem buradan, hem şuradan dönemi, yani ortama göre bukalemun gibi değişme dönemi bitmiştir. Hem devlet hem medya hem sanat camiasında artık herkes açık ve dürüst olacak...