21 Ekim 2020 Çarşamba / 4 RebiülEvvel 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Ekrem PAKDEMİRLİ
epakdemirli@staragazete.com
Yazarın Sayfası

Yine zeytin üzerine

20 Temmuz 2014 Pazar

Zeytin ve zeytinyağı insanın çok önemli bir besin kaynağı. Dört kitapta adı geçiyor.

Gel gör ki İspanya, İtalya, Portekiz zeytin ağacında yaptığı geliştirme ile onları adeta çalıya çevirmiş, verimli cinsler elde etmiş.

Çalı (bodur ve sık dikim) tipinde yerleştirilen ağaçlarda hasat marinalarla yapılıyor. Arbekina denilen zeytin ağaçları bodur olup zeytinyağlığa işleniyor. Plantasyon genelde düz alanlarda yapılmış. Ömrü azami yirmi yıl.

Bizdeki ağaçlar ise tam tersine yaşlı ve meyilli arazilerde bulunuyor. Ortalama zeytinlik büyüklükleri on dekar civarında. Engebeli arazide olduklarından sadece kısmi mekanizasyona müsait. Ayrıca özel bir kanunla zeytinlikler koruma altında. Zeytin ağacını kesemezsin sökemezsin. Durum böyle olunca yağlık zeytinde piyasaya yön veren ve fiyat belirleyen İspanya ile boy ölçüşemiyoruz. Sofralık zeytin hasat mekanizasyonuna uygun olmadığı için elle toplanma durumunda bu tür zeytin üretiminde Türkiye iddialı. Sofralık zeytinin yoğun işçiliğe ihtiyaç göstermesi ülkemizi uzunca bir müddet daha bu alt sektörde bizi rekabet edebilir konumda tutacaktır.

Bundan dört hafta önce “Zeytinliklerimizi ne yapalım” diye yazı yazmıştım. Anladığım kadarı ile yetkililerde, küçük alan kapsayan zeytinlikleri zeytinlik vasfından çıkararak fabrika veya yerleşim alanlarına çevirme düşüncesi var.

Böyle bir düşünce, imara açma veya zeytinlik vasfından çıkarma otomasyona uygun olmayan yaşlı plantasyon arazilerinden başlanırsa doğru olur.

Ege bölgesinin çıplak dağlarını orman vasfından çıkarıp, imara açılacak yerler kadar yeni dağlık arazileri zeytin dikimine açalım. Böyle bir değişimi ancak güçlü iktidarlar yapabilir. Çünkü biz duygusal bir toplumumuz. Hemen zeytin ağaçlarımız ne olacak diye başlarız hayıflanmaya.. Bu hayıflanmayı yapanlar çeşme yarımadasının çıplak dağları ne olacak diye hayıflansalar çok daha iyi olur. Deniz suyunu ve arıtma suyu eldesinin ucuzlamış olduğu bu dönemde deniz suyundan arıtılmış ve tasfiye edilmiş atık suları dağların tepesine vererek buralarda kurulacak zeytinlikleri damlama sulama yolu ile çok çabuk ekonomiye kazandırabiliriz. Hem bölgenin doğasına uygun bir iş yapmış ve hem de artık ekonomisini kaybetmiş bulunan otomasyona müsait olmayan yağlığa işlenen zeytinlikleri envanterimizden düşürmüş oluruz.