Türkiye Yüzyılı'nın ulaşım haritasında; 30 bininci kilometreye ulaşan bölünmüş yol ağımızın açılışını gerçekleştirerek tarihi bir eşiği daha geride bıraktık.
Son yirmi üç yıllık kalkınma hamlemizin en büyük başarı hikayelerinden biri ulaştırma altyapısında saklı. Zira ulaşım alanında gerçekleştirilen her yatırım, çok yönlü faydayı harekete geçirmektedir.
Yol medeniyettir çünkü; eğitimden sağlığa, ticaretten ziyarete hemen her sosyal ve ekonomik faaliyetin temelinde "yolculuk" vardır. Ve hayat, ulaşınca başlar.
Bu yaklaşımla ulaştırma politikalarımızın temelini oluşturan "Yol Medeniyettir" şiarı, sosyal büyümenin, ekonomik bağımsızlığın ve bölgesel kalkınmanın parolası oldu.
2002 yılında devraldığımız ulaştırma mirası, maalesef Türkiye'nin potansiyelini taşıyamayacak kadar kısıtlıydı. Sadece 6 bin 101 kilometrelik bir bölünmüş yol ağına sahip olan ülkemizde, şehirler arası bağlantılar hem can güvenliği hem de ticaret hızı açısından büyük riskler barındırıyordu. Bugün ise bu rakamı beş katına çıkararak ulaştırma altyapımızı küresel standartların üzerine taşımış bulunuyoruz.
Şehirlerimizin birbirleriyle güvenli ve hızlı bağlarla birleşmesi; yalnızca soğuk zemine sıcak asfalt dökme işlemiyle gerçekleşmedi. Nitekim Türkiye, kültürel zenginliğe ev sahipliği yaptığı kadar coğrafi çeşitliliğe de ev sahipliği yapıyor. Ülkemiz coğrafyası, tünel ve viyadükleri zaruri kılıyor.
Halkımızın da çok sevdiği bir türkü vardır, gurbete yolladıkları sevdikleri için söylerler. Orada şöyle der;
"Yola yolladım seni/Yollar yormasın seni"
Bu ezgilerle dilekte bulunan kadirşinas halkımızın dileklerini yerine getirmek için çok çalıştık ve yol vermeyen vadileri viyadüklerle, dağları tünellerle aşarak, bu türkümüzdeki temenniyi gerçeğe dönüştürdük.
Toplam tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 847 kilometreye çıkarmış olmamız, coğrafi engelleri teknoloji ve iradeyle nasıl bertaraf ettiğimizi gözler önüne seriyor.
17,5 yılda bitirilemeyen Bolu Dağı Tüneli'nin uzunluğu sadece 3,5 km idi. Ama 3 Mayıs 2023'te açılışını yaptığımız, Karadeniz'i Anadolu'ya bağlayan, Türkiye'nin ve Avrupa'nın en uzun tüneli olan 14,5 km uzunluğundaki Zigana Tüneli'ni yerli mühendislerimizle ve milli mühendislik çözümlerimizle 5 yılda bitirdik.
Sadece Bolu Dağı Tüneli'nin yıllık ekonomik faydası yaklaşık 400 milyon dolardır. Bu fayda güvenli, konforlu ve kısalan yol sayesinde; akaryakıttan, zamandan ve çevresel tasarruflardan gelmektedir. Bunun yanında son derece azalan kazalar sayesinde can kayıplarının ortadan kalkmasının maliyeti hesaplanamayacak kadar kıymetlidir.
Güçlü ulaştırma yatırımları sayesinde edindiğimiz tecrübe, bilgi, birikimlerimizle dünyanın en teknolojik yatırımlarını dünyanın farklı bölgelerinde de yerli milli mühendislerimizle, mühendislik çözümlerimizle yapıyoruz.
Öte yandan bölünmüş yol ağımızın 30 bin kilometreyi aşması ile birlikte ekonomimize sağladığımız katkı devasa boyutlara çıktı.
Modern yollarımız sayesinde yıllık yaklaşık 303 milyar Türk Lirası tasarruf sağlıyor; 6,3 milyon ton karbon salınımının önüne geçiyoruz.
Güvenli ve konforlu ulaşımı önceleyen planlı yatırımlarımız sayesinde; son 20 yılda taşıt sayısı 8 milyondan 33 milyona çıkmış olmasına rağmen, trafik kazalarını %82 azaltmayı başardık. İnşa ettiğimiz dev eserlerle ulaşım güvenliği son derece artmış; mesafeler ve süreler kısalmıştır.
Bu başarının temel motivasyonu medeniyet tasavvurudur. Medeniyette de aslolan insandır.
Bizim yolumuz, insana çıkar. Devlet için yol; hizmet koridorudur.
Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle;
"Biz milletimizin yolunu açtık, âdeta bir yol destanı yazdık."