27 Eylül 2020 Pazar / 9 Safer 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Ömer EKİNCİ
oekinci@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Youtube’da Türk gençlerine 30 milyon kez aleni esrar tanıtımı: “Bi fırt çekmeye ne dersin?”

27 Kasım 2017 Pazartesi

Youtube’da siz gayet aklı başında içerikler izliyor olabilirsiniz.

Peki evdeki genç, ergen kardeşiniz / çocuğunuz neler izliyor?

Nelerle, kimlerle, hangi mesajlarla karşı karşıya kalıyor, biliyor musunuz?

***

Ceyhan Prensi ismiyle Adana’da bir grup genç isyan dolu şarkılar besteliyor, amatör kamerayla ve kendi imkanlarıyla videolar çekiyorlar.

Sadece Youtube’da değil, ama en çok youtube’da dönen, hatta sadece tek bir hesaptan toplamda 19 milyondan fazla kez tıklanmış bir şarkıları var.

Şarkının adı “Sen parfüm, ben esrar kokarım”.

Sadece bir bölümünü okumanızı istiyorum.

“Sevme kızım beni. Ben bir serseriyim. Esrar ve duman kokarım. Ben şarkı-türkü bilmem. Esrar sararım, kova yaparım. Sen bara diskoya gidersin, ben sokağa çıkarım. Ellerini verme güzelim, cigara diye tutarım. Sen yatakta yatarken ben sokakta kalırım. Sen saat 10’da , ben şafakta kalkarım. Sen parfüm, ben esrar kokarım. Randevu verme güzelim, ben o saatte harman olmuşum.”

Sadece bir paragrafta, altı satırda tam altı kez uyuşturucu vurgusu.

Anneler-babalar, çocuklarınız odasında, kapalı kapılar ardında neye özendiriliyor, nelerle karşı karşıya geliyor, farkında mısınız?

***

Elbette kelimenin tam manasınla bir sosyolojik araştırma konusu.

Sadece Ceyhan Prensi sayfasından 19 milyon kez izlenen bu videoların başka başka sayfalardaki izlenmeleri de sayarsak 30 milyondan fazla izlendiği aşikar.

Yani 13-14 yaşından 20-21 yaşı aralığındaki gençlerin sayısını 10 milyon olarak alsak bile, neredeyse her genç üçer kez izlemiş.

Bu videoyu ilk kez izleyen 13 yaşındaki bir genç kova nedir, esrar nedir, cigara nedir, kubar nedir, bunları merak edecek, araştıracak, hele bir de sokaktan birine sorarsa “gel göstereyim” demeyeceğinin garantisi yok.

Durum bu kadar vahim.

Açık çağrı yapıyorum, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı duysun bu sesi.

Yetkililer bu şarkılardan, bu sözlerden, bu müzik gruplarından haberdar mı?

O şarkıları yapan gençler davet edilip konuşulmalı belki de, bu yapıldı mı?

Normalde elli tane yayın ilkesi bulunan, eften püften sebeplerden video kaldıran Youtube’da bu şarkılar nasıl 30 milyon kez izlenebiliyor?

Mesele çok ciddi.

Gençlerle, gençlikle ilgilenen herkes bu videoları not alarak izlemeli. Siyasi partilerin gençlik kolları yöneticileri, gençlik STK’larının yöneticileri, gençlik ve spor il müdürleri, rehber öğretmenler, okul müdürleri, belediye başkanları, yöneticileri gibi gençlikle temasta olan tüm yetkililerin bu videoyu bu yazıyı okumadan çok daha öncesinden görmüş olmaları gerekirdi. Eğer bu yetkililerden biriyseniz ve bu şarkıyı bu yazıdan öğrendiyseniz bir yerlerde bir hata var demektir.

Ama en önemlisi aileler.

Çocuklarına harçlık verip,  en güzel genç odalarını dizip en güzel bilgisayarları aldıktan sonra gencin odasının kapısını kapatan aileler.

Onların dilinden konuşmadıkça, onların dinlediklerini dinlemedikçe, onların baktığı açıdan bakmadıkça onları koruyamazsınız, siz de koruyamazsınız, sizin adınıza devlet de koruyamaz, bu işin ciddiyetinin farkında mısınız?

Ve gençler;

Aşık mı oldunuz, moraliniz mi bozuk, okulla ya da ailenizle aranız mı bozuldu? Her ne kadar sizin yaşadığınız o anki acıyı anlatıyor gibi gözükse de, psikopata bağlamayı, kafayı bulup uçmayı, ancak böyle dertlerin hafifleyeceğini anlatarak sizin acınızdan tutarak çukura, üstelik derinliği bilinmeyen bir çukura çeken bu duygu simsarlarının oyununa gelmeyin.

Gençsiniz, sevme, hüzünlenme, melankolik olma, isyan etme çağlarındasınız. Ama aklınızı-mantığınızı, iradenizi asla elden bırakmayın. Bu yaşlarda yapacağınız hataların haberlere düştüğünü, bundan çok değil, 10 sene olgunlaşıp çocuğunuz olduğunda sizin adınızı arama motoruna yazdığında o haberleri okuyacağını düşünün.

Konu çok ciddi.

Tüm yetkilileri göreve davet ediyorum.

Gençler kan kaybından değil, ilgi kaybından yitiyor.