21 Nisan 2026 Salı / 5 Zilkade 1447

Türkiye bir taşla iki kuş vurdu! Büyük panik içindeler: Kara Süveyş'i oluşturacaklar

Türkiye'nin Hicaz demir yolunun Şam'dan Ürdün'e kadar olan kısmını hayata geçirmeyi hedeflemesi Yunan ve İsrail'de büyük ses getirdi. Haberlerde, Ankara'nın Suriye ve Ürdün üzerinden Avrupa'yı Basra Körfezi'ne bağlayacak yeni bir demiryolu koridoru oluşturma girişiminin, sadece bir altyapı projesi olmadığı, açık bir şekilde bölgeyi kendine bağımlı hale getirmeye çalıştığının da göstergesi olduğu aktarıldı. 'Kara Süveyş' olarak adlandırılan projenin, kırılgan deniz yollarına alternatif sunabileceği ve Hürmüz ve Aden gibi kritik geçiş noktalarına olan bağımlılığı azaltabileceği dile getirildi. Tüm bunların ise Türkiye'yi dünyada merkezi bir konuma getireceği aktarıldı.

ABDULMUTTALİP ALNIAÇIK21 Nisan 2026 Salı 20:23 - Güncelleme:
Türkiye bir taşla iki kuş vurdu! Büyük panik içindeler: Kara Süveyş'i oluşturacaklar

Geçtiğimiz günlerde Ürdün'ün başkenti Amman'ı ziyaret eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ürdün Ulaştırma Bakanı Nidal Kattamin ve Suriye Ulaştırma Bakanı Ya'arub Bedir ile gerçekleştirdiği toplantının ardından, üç ülke arasında ulaştırma alanında işbirliği mutabakatına imza attı.

Uraloğlu, bu anlaşmadan bir gün önce ise Ürdün, Türkiye ve Suriye arasında inşa edilmesi planlanan demir yolu hattının Suudi Arabistan ve Umman'a kadar uzatılmasının da gündemde olduğunu belirterek, böylece Kızıldeniz'in Akdeniz ve Avrupa'ya bağlanmasının hedeflendiğini ifade etti.

Türkiye'nin söz konusu projeye büyük ilgi gösterdiğini yazan Yunan ve İsrail basını, Ankara'nın Türk Koridoru ile akışları kontrol etmeye çalıştığını bildirdi.

İsrail merkezli Jerusalem Post'un haberine göre, plan, Avrupa'dan başlayıp Türk topraklarından geçerek Suriye iç bölgelerinden Ürdün'e ve Körfez pazarlarında sona erecek tek bir kara aksı oluşturulmasını öngörüyor.

KARA SÜVEYŞ VURGUSU

Yunan gazeteci Dr. Dim. Stathakopoulos ise konuya ilişkin analizinde, Türkiye'nin 'Kara Süveyş' olarak adlandırılan yeni proje ile kırılgan deniz yollarına alternatif sunmaya hazırlandığını ve Hürmüz ve Aden gibi kritik geçiş noktalarına olan bağımlılığı azaltarak dünyada merkezi bir noktaya ulaşmak istediğini belirtti.

Zamanlamanın tesadüf olmadığının altını çizen Stathakopoulos, "Rusya ve İran üzerinden geçen güzergahlardaki istikrarsızlık, deniz geçişlerindeki tekrarlanan aksamalarla birleşince, kara alternatifleri için bir fırsat penceresi yaratıyor" dedi.

Türkiye'nin bu yeniden yapılanmadan faydalanmaya çalışarak kendisini güvenli ve kaçınılmaz bir transit merkezi olarak sunduğunun altını çizen Stathakopoulos, Ankara'nın bölgesel bir oyuncu rolünden, dünyada asla atlanamayacak bir 'merkez devlet' rolüne geçmeyi amaçladığını ifade etti.

Yunan gazeteci ayrıca, projenin, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru'na (IMEC) güçlü ve etkili bir alternatif sunacağının da altını çizdi.

Stathakopoulos, bu koridorun sadece tamamlayıcı değil; rekabetçi bir mimari işlevi gördüğünü, Türkiye'yi asla dışlanamayacak konumunu bir kez daha göstereceğini dile getirdi.

ORTA DOĞU'NUN DEĞİŞEN YAPISI

Orta Doğu'nun, yavaş yavaş bir çatışma alanından, demiryollarının, enerji boru hatlarının ve lojistik koridorlarının geleneksel askeri dengelere eşdeğer bir ağırlık kazandığı bir ağ rekabeti alanına dönüştüğünü belirten Yunan gazeteci, bu yeni ortamda, koridorları kontrol etmenin, güç akışını kontrol etmekle eşdeğer olduğunu vurguladı.

Türk koridorunun, önümüzdeki yıllarda daha çok konuşulacağının altını çizen Stathakopoulos son olarak, Ankara'nın enerji hatları üzerinde hakimiyet kurma çabası içinde olduğunu ifade etti.

ÖNERİLEN VİDEO

ABD'nin yeni hedefi Küba mı?

Kapat
Video yükleniyor...