Katar QSSC Komutanı Al-Marri: Kaşıkçı'nın insanlık dışı bir yöntemle öldürülmesi çok kötü

Katar Silahlı Kuvvetleri QSSC Komutanı Al-Marri, 'Cemal Kaşıkçı'nın insanlık dışı bir yöntemle öldürülmesi çok kötü. Buna, Körfez krizi ile de bağlantılı diyebiliriz. Kaşıkçı krizi aslında dünyanın vicdanını da yaralamış durumdadır.' dedi.

  • AA
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
x

Katar Silahlı Kuvvetleri QSSC Komutanı Tümgeneral Hamad Ben Mohammed Al-Marri, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Milli Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından düzenlenen İstanbul Güvenlik Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, ordular veya güvenlik birimlerinin artık çağa ayak uydurması gerektiğini, çünkü günümüzde artık elektronik savaş ve elektronik orduların söz konusu olduğunu söyledi.
 
Al-Marri, Körfez krizi üzerinden 500 gün geçtiğini hatırlatarak, "Herkesin bildiği gibi Katar'a yönelik ambargo uygulayan ülkeler söz konusu. İftiralarla saldırmalara devam etmektedirler. Yine birçok yersiz ve haksız girişimler söz konusu. Katar'ın kolay bir lokma olmadığı ortadadır. Katar olarak kendi bağımsızlığımızı koruyacak güçteyiz." dedi.
 
"Sıradan bir cinayet değildir, siyasi bir konudur"
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi olayına değinen Al-Marri, "Cemal Kaşıkçı'nın insanlık dışı bir yöntemle öldürülmesi çok kötü. Buna, Körfez krizi ile de bağlantılı diyebiliriz. Körfez'de yaşanan krizlerin artık daha fazla detayına girmemiz gerektiğini düşünmekteyiz. Kaşıkçı krizi aslında dünyanın vicdanını da yaralamış durumdadır. Sıradan bir cinayet değildir, siyasi bir konudur artık bu." dedi.
 
Al-Marri, Körfez ülkelerinde de olası değişimlerin beklendiğini ifade ederek, ilgililerin mesajı doğru algılaması durumunda değişimlerin olumlu olacağını söyledi.
 
Körfez ülkelerinin güvenliği ile ilgilenen büyük devletlere de birtakım görevlerin düştüğünü dile getiren Al-Marri, yapay savaşlara artık izin verilmemesi gerektiğini, doğru yolda yürümek için elden gelenin yapılmasının önemini vurguladı.
 
Al-Marri, büyük zorluklar yaşayan ve sorunlarla karşı karşıya kalan Türkiye'nin gücüyle her türlü sorunun üstesinden geleceğine inançlarının tam olduğunu, güçlü bir Türkiye'nin, bölgesel ve uluslararası güvenliğin de garantörü olduğunu sözlerine ekledi.
 
"Çıkarların müşterek olmasına özen göstermeliyiz"
Kosova Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Dalibor Jevtıc, geçmişin değiştirilemeyeceğini ama geleceğe yönelik herkesin huzur ve istikrarı tesis etmek anlamında sorumlulukları olduğunu söyledi.
 
Batı Balkanlarda bulunan ülkelerin Türkiye ile iyi ilişkiler geliştirdiğini anlatan Jevtıc, 29 Ekim'de İstanbul Havalimanı'nın açılışına katılan ülke liderlerinin, ilişkilerin geliştirilmesine önemli katkı yaptığını belirtti.
 
Ülkeler hala neticeye bağlanmamış meselelerle karşı karşıya olduğu için güvenliğin önemli bir sorun olmaya devam ettiğini ifade eden Jevtıc, "Jeopolitik istikrar, güvenlik ve emniyetin, dünyanın neresinde yaşarsak yaşayalım, bu hepimiz için önemli. Bizim birbirimize nasıl davrandığımız, geleceğimizin güvenlik ve emniyetinin de nasıl olacağını gösteriyor." dedi.
 
Batı Balkan ülkelerinde hala bazı sorunların yaşandığına değinen Jevtıc, farklı ekonomik, sosyal çıkarların söz konusu olduğunu, bu noktada yeni teknolojilerle alakalı çok fazla gelişme görüldüğünü anlattı.
 
Bu noktada her türlü muhtemel bir çatışmanın önüne geçmek için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini vurgulayan Jevtıc, "Çünkü geçmişte bunu yeteri kadar yapmadık. Buradaki çatışmalar sadece belli bölgede yaşayan insanlar tarafından ortaya çıkarılmıyor. Aynı zamanda büyük güçlerin çıkarlarını yansıtacak şekilde ortaya çıkıyor. O yüzden yine bizlerin tüm sorunların üstesinden gelirken aslında çıkarların müşterek olmasına özen göstermemiz gerekiyor. Bu da nihai hedefimiz olmalı. Güvenlik ve emniyet konusu tüm halklar açısından düşünülmeli." diye konuştu.
 
"İnsan hayatı siyasetin önünde olmalı"
Batı Balkan ülkelerinin önceliklerinin ne olacağına ilişkin farklı görüşlerin de söz konusu olduğunu ifade eden Jevtıc, sözlerine şöyle devam etti:
 
"Burada jeopolitik görüşleri kast ediyorum. Yani ülkelerin izlemesi gereken istikamet ne olmalı? Doğu ve Batı arasındaki büyük güçler arasındaki istikamet nasıl belirlenmeli? Benim şahsi görüşüm şu şekilde; burada herhangi bir politikadan önce hayatı öncelemeliyiz. İnsan hayatı siyasetin önünde olmalı. Eğer bizler muhtemel bir çatışmanın önüne geçmek istiyorsak bu şekilde ilerlemeliyiz. Eğer biz siyaseti insan hayatının önüne koyarsak o zaman genellikle istikrarsızlığın hakim sürdüğü bir durum yaşayacağız. Siyasetten önce hayat gelir."
 
Çatışmaları yaratmanın kolay olduğunu ama insanlar arasında muhtemel bir çatışmanın önüne geçmek için çokça sorumluluk üstlenilmesi gerektiğini belirten Jevtıc, "Geçmişten dersler çıkararak bugün yeni teknolojilerin, yeni imkanların, etrafımızda meydana gelen gelişmelerin daha huzurlu bir geleceğe katkıda bulunması için kullanılması gerektiğini düşünüyorum." dedi.

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!
 
Başkan Erdoğan 24 yıl önce Taksim Camii´nin yerini böyle gösterdi

Başkan Erdoğan 24 yıl önce Taksim Camii´nin yerini böyle gösterdi

En Çok Okunanlar