Türkiye'de alternatif çözüm yolları sistematik biçimde uygulanmaya başladığı günden beri eleştiriler ile karşılanıyor. Özellikle arabuluculuk konusu gündeme gelince bu oluyor. Zira kitlesi ve uygulama kabiliyeti genişleyen bu yöntem, dava yükünü azaltıyor ve yeni mahkemelerin kurulmasını önlüyor. Çözümün hızlı, etkin ve tam uyuşma sağlaması ise işin cabası...
"SİGORTA ARABULUCULUĞU GELİYOR"
Bu haberler sonrası sigorta tahkimini uygulayan çevrelerden itirazlar yükselmeye başladı. Her eleştiri kıymetlidir ancak bazı eleştirilerin maksadını görmek gerekir. Eleştirilerin gerçek niyetini anlamak için "perdeyi biraz aralamak" gerekiyor. Bugün görünmeyenlere değinmek istiyorum...
SİGORTA TAHKİMİ NEDİR?
Sigorta tahkimi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30. maddesiyle getirilmiş bir sistem. Buna göre sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde kurulmuş... Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkime gidebilmekte... Burada tıpkı mahkeme gibi karar verilmekte...
MED-ARB SİSTEMİ
Med-Arb, yani "Mediation" ve "Arbitration" kelimelerinin ilk harflerinden oluşan kısaltma*. Bu sistem bir konuda tahkim öncesi arabuluculuk sistemini getiriyor. Tahkimin bir yargılama olduğu bir gerçek. Med-Arb, bu anlamda sigorta davalarının önüne, tıpkı diğer arabuluculuk uygulamalarında olduğu gibi bir mekanizma getirmekte...
ELEŞTİRENLER HATALI...
Kendisi de sigorta tahkim hakemi olan birtakım akademisyenler, bu konuda faaliyet gösteren adı dernek olmasına rağmen bir "locayı" andıran yapılar, getirilmek istenen sisteme itiraz ederken "bunun dünyada bir örneği yok" diyor!
Buna itibar etmek mümkün değil çünkü;
Birincisi: buna benzer örnekler, diğer ülke uygulamalarında var...
İkincisi: -örneğinin olmadığını varsayalım- Sistem makul, arabuluculuk verileri bunu gösteriyor...
DOSYA SAYISI, KAZANILAN PARA
Konunun finansal boyutu meseleye dair itirazları anlamamız, yükselen seslerin mahiyetini kavramamız için kafi bence. Bu işin içinde olan yani tahkim hakemi olan kimselerin aylık geliri 500 bin TL dolayında.
Bir tahkim hakemi yılda 2000 dosyaya bakıyor.
Çoğu akademisyen olan bu kimselerin aynı zamanda ders verdikleri yani akademik görevlerinin olduğunu biliyoruz. Dolayısı ile işin yanında "araştırma görevlisi" veya "avukat" çalıştıran, resmiyette kendi isimleri ama gerçekte başkalarının emekleri olan bir sistemin olduğunu görmek gerekiyor.
Bu alanda hakem olmak için aranan şartlar objektif diye lanse edilse de gerçek öyle değil, bunu herkes biliyor...
DERT NE?
Eleştirenlerin derdi pastanın dağılmaması. Zira arabuluculuk devreye girerse tahkimin dosya yükü azalacak. Taraflar anlaşmayı seçecek, ya da haklarını tamamen öğrenecek. Tüm bu süreç 28 günde ya olumlu ya da olumsuz sonuçlanacak. Yani sistem, tüm serüveni 28 gün uzatıyor diye değil itirazlar.
2 bin olan hakem sayısının önüne 49 bin arabulucu gelecek diye.
Bu kimselerin bu alanda elde edeceği deneyim ise hakem olma şartına etki edecek...
Yani bir derebeylik yıkılacak.
Dert hukuk, hak veya hakkaniyet değil, bundan emin olun...
Noterlerin de benzer refleksleri vardır, hukukçular bilir...
YENİ SİSTEMİN VAADİ NE?
Önerilen sistemin birkaç öncülü var:
Birincisi: Sigorta uyuşmazlıklarının çözüm imkanını çeşitlendiriyor.
İkincisi: Tarafların sorunu daha ucuz ve hızlı çözmesini mümkün kılıyor. Mesela; arabuluculuk ile tahkim sistemleri arasındaki ücret ile masraf kalemlerini karşılaştırırsak tüm tarafların menfaatine.
Üçüncüsü: Artan dosya sayısını öngörüp ona göre bir mekanizma getiriyor. Zira, 2024'te tahkime giden dosya sayısı 615 bin 303... 2025 yılının ilk altı ayında 366 bin başvuru yapılmış. Yıl sonu sayının 750 bin civarında olması söz konusu...
Dördüncüsü: Tüketici odaklı bir yaklaşım sunuluyor. Sigorta ettiren kimselerin çoğu tüketici. Bu kimselerin meseleyi arabulucu önünde çözme kabiliyeti yüksek. Nitekim şu ana kadar 200 bin yakın ihtiyari arabuluculuk sigorta hukukunda başarı ile çözülmüş.
Beşincisi: Tahkim işlevsiz kılınmıyor. Alternatif çözüm mekanizması olan tahkime halel gelmiyor.
Sigorta sorunlarında arabuluculuk yaklaşımı önemli.
Eleştiriler kıymetli ama gerçekleri ortaya koyarak konuşmalıyız!