
Savaşın devamı bir yandan istikrarsızlık getirirken bu durumdan faydalanan dolayısıyla devamını çıkarları açısından tercih edenleri de beraberinde getiriyor.
İlk akla 'istikrarsızlık isteyen ülkeler' geliyor.
Yok yok, bu sefer daha başka bir hikâyeden söz ediyoruz.
O meşhur 'savaş sanayi' ve yarattığı 'milyarderler' dikkat çekmek istediğimiz.
Karadeniz'in karşı kıyısında dördüncü sene-i devriyesine yaklaştığımız Ukrayna mevzuu da 'yeni zenginini' yaratmış:
Michal Strnad.
Hem de ne servet:
37 milyar dolar.
Çek Cumhuriyeti'nin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH)'sının yaklaşık %10'u.
Yaş: 33.
Dünyanın en zengin savunma sanayi Çekoslovak Grubu'nun (CSG) sahibi.
14.000 kişinin çalıştığı CSG, Ukrayna'yla birlikte yetmişten fazla ülkeye zırhlı araç ve mühimmat tedarik eden bir şirket.
Strand'ın babası tarafından 30 yıl önce kurulmuş.
Neredeyse yaşıyla eşit olmasına rağmen şirketinin ömrü, Strnad'ı ülkesinin tarihinin en genç milyarderi yaparken aynı zamanda Avrupa'nın en kutuplaştırıcı figürlerden biri olarak da anılıyor.
Bugünlere gelmesinde Soğuk Savaş ve Sovyetler'in büyük payı var.
Hakeza unutulmuş askeri stoklar ve hurda metal depolarının ve tabii ki NATO'nun da.
İvmelenmesi ise 2022 Rusya-Ukrayna mevzuuyla oluyor.
Hazırlıksız Avrupa'ya bir tür 'can simidi' oluyor CSG.
Buraya kadar oluşan senaryoda ülkesi içinde çeşitli suçlamalara maruz kalıyor:
Savaş vurgunculuğu.
Strand ise egemenliğin, caydırıcılığın ve bağımsızlığın bir bedeli olduğunu, dolayısıyla savunma üretiminin sömürüden ziyade 'hayatta kalma' mücadelesi olduğunu iddia ediyor.
Avrupa ülkelerinde bu algının 'askerlik' mevzuunu ve silahlanmanın tırmanmasını hep birlikte izlerken yaratığı 'yeni zenginler'in Ukrayna başta olmak üzere 'agresyonun sona ermesi'ni ne kadar isteyeceği sorusu bütün bu 'barış' gibi 'müzakere' gibi mevzuları daha çok havada bırakacak gibi görünüyor. Bedeli 'insan hayatı' olsa bile...
