İbn Haldun Mukaddime isimli kitabında öyle diyor.
Mukaddime 1377 senesinde yazımı biten önemli bir kitaptır. Duymayan bilmeyen yoktur.
İbn Haldun'un her bölümün sonuna bir ayet bir hadis ya da hikmetli bir söz yazarak şuurlu bir Müslüman hassasiyetiyle kaleme aldığı 'Mukaddime, genelde tarih biliminin, özelde de bütün sosyal bilimlerin doğru anlaşılmasında gerekli temel ilkeleri belirli bir sistematik içerisinde düzenleyen klasik dönem özgün eserlerden biridir.'
Akademisyenler siyasetçiler yazarlar sık sık Mukaddime'den alıntılar yaparlar.
648 sene önce yazılmış eserden alıntı yapmak demek o eserin güncelliğini koruyor olması demektir.

Kütüphanemde Mukaddime'nin büyük boy Arapça nüshası vardı. Zaman zaman bakardım. Doğrusu baştan sona okumadım.
Kütüphanemdeki temel kaynak eserlerin büyük bölümünü 19 Mayıs Üniversitesi kütüphanesine hediye ederken Mukaddimeyi de vermiştim.
Sonra yazılarımızı yakından takip ederek tebrik, ikaz ve tenkidlerini nezaketle bildiren değerli Cemal Aydın bey tercüme edince tamamını okumak için satın aldım ve okumaya başladım.
Cemal Aydın bey Roger Garaudy'nin 30 civarında eserini Türkçe'ye kazandırmış tercüme konusunda uzman bir isim.
Benim de 30 civarında tercüme ettiğim eser var. Ama Cemal beyin Mukaddime tercümesi bir kitabı alıp kelimesi kelimesine tercüme kabilinden bir çalışma değildir. Cemal bey, Mukadime'yi tercüme ederken Arapça aslını, diğer dillerdeki çevirilerini ve farklı nüshalarını göz önünde bulundurarak ve güzel Türkçe'yi başarılı şekilde kullanarak çevirdiği için en güvenilir tercüme özelliğine sahiptir.
Buna rağmen okurken İbn Haldun'un kendi dönemindeki imkânlar çerçevesinde verdiği coğrafi bilgilerden ben sıkıldım. Cemal Aydın beyi aradım. Meğerse Cemal bey bu durumu düşünmüş ve çare üreterek bu tür günümüz bilgileriyle çelişen ya da çok basit kalan bölümlerden arındırılmış 'Mukaddimenin Özü' adı altında yeni bir kitap hazırlamış, sağ olsun onu gönderdi.
Her bölüm müstakil bir kitap olacak muhtevaya sahip olduğu için yavaş yavaş okudum ve Mukaddime'nin Özü'nü hafta içinde bitirdim.
Mütercimin ifadesiyle 'Mukaddimeyi okumadık kimse kalmasın.' diye hazırlanmış.
Hem günümüz bilgileriyle çelişen hem günümüzde gereksiz olduğunu düşündüğü bölümleri çıkartarak daha rahat okunacak bir Mukaddime sunmuş Cemal bey.
Cemal bey sadece tercüme etmemiş, nüshalar arasındaki farklılıklara açıklık getirmiş, yanlış anlaşılma ihtimali olan yerlerde dipnotlarla açıklamalar yapmış, kimi ikazlarda hatta itirazlarda bulunmuş ve tabir-i caizse Cemal bey Mukaddime'yi aslını koruyarak güncellemiş.
Yine kendi ifadesiyle, 'Mukaddimenin özünü okuyan kimse kendisinden emin bir şekilde ve çok haklı olarak Mukaddimeyi okudum diyebilir.'
Evet ben onlardan biriyim ve Cemal Aydın beye bu emeği için teşekkür ediyorum.
Bu arada yazarlarımızdan Vahdettin İnce bey de Mukaddime'yi tercüme ettiğini bir yazısında duyurdu ve 'Coğrafya kaderdir.' diye bir ifadesine rastlamadığını yazdı. Ben de rastlamadım.
Mukaddimeyi okurken not aldığım tespitlerin bir kısmı şöyle:
'Düşmana verilecek tavizin en tehlikelisi eski dostları kaybetmektir.'
'Hayatta tek başına göğüsleyebileceğin kadar riske gir.'
'Helal gıda başarı ve istikamet sahibi olmak için ismi azam duasından daha etkilidir.'
'Şecereyi bilmek yararsız, bilmemek zararsızdır.'
'İnsan kendi karakterinin ve mizacının değil alışkanlıklarının ve geleneklerinin çocuğudur.'
'Kırsal kesimdeki hayat cesur olmayı gerektirir.'
'Lüks, iktidara ulaşmaya bir engeldir.'
'Fazilette yarış iktidara götürür, faziletsizlik ise devleti çökertir.'
'Mağlup milletler galip milletleri her bakımdan taklit eder.'
'Yabancıya boyun eğen bir millet kısa zamanda yok olur.'
'Güçlü bir imparatorluk kurmanın yolu bir peygamber veya hakka davet yoluyla öğretilen din ile mümkündür.'
'Dini davet asabiyenin gücünü artırıp iki katına çıkartır.'
'Bir devletin süresi destekçilerinin sayısına bağladır.'
'Lüks ahlakı bozar!'
'İnsanlar gibi hanedanların da bir ömrü vardır.'
'Bir devletin bıraktığı eserler o devletin gücüyle orantılıdır.'
'Fazla sertlik devlete zarar verir. Bozulmaya ve yıkılmaya götürür.'
'Hükümdarın vatandaşlarla ilişkisi iktidarın icraatı olarak adlandırılır.'
'Hilafet hem bu dünyada hem de öte âlemde mutlu olmalarını sağlamak için insanları ilahi hukuka göre yönlendirmektir.'
'Halifede aranan dört şart: İlim, adalet, ehliyet ve sağlık.'
'Halifenin Kureyş'ten olma gerekçesi kamu yararıdır.'
'Otorite önceden din idi sonra asabiyet ve kılıç oldu.'
'Danışma meclisinde söz sahibi olabilmek için kişinin arkasında asabiyetinin olması gerekir ki bir kanunu kabul veya reddettirebilsin.'
'Vatandaşlara uygulanan vergiler hafif olduğunda onlar daha aktif ve daha girişimci olurlar.'
'Tüccar hükümdar halka zarar verir ve vergi düzenini bozar.'
'Zulüm umranı yıkar yok eder.'
'Adaletsizlik ve haksızlık yüzünden umran kesinlikle büyük kayıplara uğrar ve sonucunda en zararlı çıkan da devlet olur.'
'Hava dolaşımının sağlanması için çok nüfuslu yerlerdeki binalar arasında geniş boş alanlar bulundurulmalıdır.'
'Büyük şehirleri büyük abideleri ve yapıları ancak büyük devletler yapar.'
'Kazanç emeğin değerinden başka bir şey değildir.'
'Şehirler emek piyasalarıdır.'
'Vatandaşların refahı devletin zenginliği ile orantılıdır. Aynı şekilde devletin zenginliği de vatandaşların refahına ve sayısına bağlıdır.'
'Bir insanın iradesi karakteri ve inancı bozulduğunda insanlığından çıkar ve gerçek manada garip bir yaratığa dönüşür.'
'Kişinin kendi yararı ve ihtiyaçları için kullanmadığı şey rızık değildir.'
'Siyasi iktidarın kullanılması, geçim sağlamanın tabii bir yolu değildir.'
'Başkasına hizmet tabii bir geçim yolu değildir.'
'Başkalarına güvenmek zayıflıktır.'
'Yetenekli ve dürüst bir adam hiç kimse tarafından istihdam edilemez.'
'Gizli hazine aramak tabii bir geçim yolu değildir.'
'Devlet en büyük pazardır.'
'Ailesi tarafından eğitilmeyen kişiyi zaman eğitir.'
'İnsan dünyasının üzerinde manevi bir âlem vardır.'
'Herkes yaratıldığı yolda başarılı olur.'
'Peygamberimiz tıp ve diğer pratik bilgileri değil şeriatın kanunlarını öğretmek için gönderilmiştir.'
'Âlimler bütün insanlar arasında siyasete en yabancı olanlardır.'
'İslam âlimlerinin çoğu Arap değildir!'