Suriye'de PKK'nın entegrasyon sürecine direnmesiyle birlikte beklenen tablo, ortaya çıkmaya başladı.
Suriye ordusu, Halep'te YPG/SDG işgalindeki Şeyh Maksud Mahallesi'ni "kapalı askeri bölge" ilan etti. Suriye ordusunun Halep kent merkezindeki operasyonları sonrasında bir mahalleye sıkışan terör örgütü YPG/SDG unsurlarının, Fırat Nehri'nin doğusuna gönderilmesi için "tahliye" süreci başladı.
Terör temizliğinde ilk fişek, Halep'ten çakılmış oldu.
PKK'nın Suriye ayağı olan YPG/SDG kaynaklarına baktığınızda çokça propaganda, çokça hayalci yaklaşım ve arkasında büyük bir boşluk var.
YPG/SDG'nin hayalperest dünyasında bir devlet rüyası yatıyor.
Bundan 14 yıl önce bir diktatörün halkını bombalaması ve sürmesiyle birlikte oluşan boşlukta, teröristlerin adeta yer kapmalarıyla başlamıştı süreç.
Emperyalistlerin kendilerine paye vermesiyle bölgede bir kanton, bir özerk bölge ve sonrasında bir devlet kuracaklarına inandılar.
ABD veya Rusya gibi yamanacakları güç odağı kalmayınca da soykırımcı terör yapısı olan İsrail'e sırtlarını dayadılar.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile masaya oturduklarında entegrasyon adına söz verdiler. Ve fakat bu adım, vakit kazanmak adına yine bir hileli süreci ortaya koydu.
Silah bırakmak istemiyorlar. Sözde tümenleri dağıtmaktan kaçınıyorlar. Bir mafya gibi çöktükleri petrol ve su havzalarını teslim etmiyorlar.
Peki şöyle düşünelim bir devlet düşünün; bünyesi içinde bu tarzda bir terör ve mafya oluşumuna izin verir mi? İzin verirse böyle bir devletin egemenliğinden bahsetmek mümkün olur mu?
Son tahlilde Suriye ordusunun ve hükümetinin verdiği mücadeleyi bir egemenlik mücadelesi olarak analiz etmek yerinde olacaktır.
SURİYE ORDUSU BOY GÖSTERMEYE BAŞLADI
Suriye yönetimi Halep'te teröre karşı operasyon yürütürken, süreci bizzat Ahmet Şara'nın yönetmesi çokça gündem oldu.

Operasyon merkezinden basına yansıyan kareler, "Colani tekrar askeri rolünü öne çıkarıyor" yorumlarını öne çıkardı.
Şara, daha önceki konuşmasında "Kim barış istiyorsa Ahmed Şara hazırdır, kim savaş istiyorsa Ebu Muhammed El Colani hazırdır" mesajını vermişti.
Bazen konuşma biter ve eylemsellik yerini alır.
Bu bağlamda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın dünkü açıklamasını bu satırlara taşımak icap etmekte. Fidan, "PKK'nın uzantısı olan SDG, sadece güç uygulandığı zaman pozisyon değiştiren bir aktördür" ifadelerini kullandı.
Halep halkının huzur ve istikrar ortamını tatmasına az kaldı diyebiliriz. Çünkü artık Suriye yönetimi güç kullanarak PKK/SDG'yi süpürme harekatını devreye soktu.
Halep sokaklarında nizami ve profesyonel görüntüsüyle Şam yönetimi halka güven ve düşmanına korku verdi.
Şara'ya gönül veren tüm askerler unutulmasın ki, zorlu bir mücadeleden geliyorlar. Dehşetengiz bir diktatörle mücadele ettiler ve kazandılar. Bu kesim için askercilik oynayan terör odaklarıyla mücadele etmek hiç de zor olmayacaktır.
Halep'ten yansıyan görüntüler ise bu tespiti destekliyor.
Bir tarafta korkudan Halep çıkışına yönelen PKK'lı teröristler diğer taraftaysa inancını haykıran ve kendini devletine adamış legal-meşru askerler var.
PKK/YPG/SDG temsilcileri şunu iyi bilmeli ki; Rojava özerk yapısı gibi bir hayalin gerçek olması mümkün değil. Bulundukları yerde 14 değil 41 yıl da kalsalar yine oradan çıkarılacaklar. Karabağ nasıl 30 yıllık işgalden sonra temizlendiyse, artık Suriye'nin kuzeydoğusunun da terörden tamamen temizlenme zamanı gelmiştir.
Bu coğrafyada Türkler, Kürtler ve Araplar yüzyıllardır kardeşçe yaşamaktadır.
Daha fazla fitne tohumu ekmesinler ve entegrasyonu tam kapsamıyla hayata geçirsinler.
Bunun için fırsatlar bitmiş değil.