Aydan ÜSTKANAT

info@aydanustkanat.com

Yemek dünyasının hırsızlarını teşhir zamanı!

11 Kasım 2018 Pazar

Kimi şef, kimi blogger, kimi sözde ‘danışman’! Yemek sektöründeki etiketleri farklı olan bu kişilerin ortak noktaları, başkalarının üretimini, emeğini, Instagram üzerinden sanki kendininmiş gibi pazarlamak. Teknolojiyi kötüye kullanan bu kişileri yine teknoloji sayesinde yakalamak artık mümkün. Google, bir süre önce metin ve fotoğraf hırsızlığının sonunu getirebilecek bir uygulamayı hayatımıza dahil etmişti, sanırım artık bu uygulamayı hepimizin kullanmasının zamanı geldi. 

Sanal ortamdaki emek hırsızlarından şikayetçiyseniz bundan böyle yakaladıklarınızı #emekhirsizi etiketi ile yayınlayın. Amaç onları utandırmak değil, utanacak olsalar zaten yapmazlar. Amaç, bu yolu izlemeye meyilli yeni bir nesile engel olmak.

 

Neden fotoğraf ve tarif hırsızlığı?

İnsanların farklı yetenekleri vardır. Kimi yazar, kimi besteler, kimi matematikten anlar. Bu beceri çeşitliliği ile hayatımız renklenir, güzelleşir. Düşünün herkes fotoğrafçı olsaydı ne olurdu? Gerçi Instagram hayatımıza girdiğinden beri çok sayıda insanın ne kadar güzel fotoğraflar çektiğini görüyoruz. Bunların arasından birçok kişi ‘Influencer’ olmak derdinde. Pazarlama dünyasının en popüler araçlarından biri biliyorsunuz; ‘Influencer’. Kimisi şöhret için kimisi para için bu dünyanın bir parçası oluyor, olmak istiyor. Herkesin de bu dünyada olma hakkı var, onları değerlendirmek takipçilerinin elinde ama emek hırsızlığına kimsenin hakkı yok. 

 

İyi bir yemek fotoğrafçısı nasıl olunur? 

İyi fotoğraf çekebilmek için kendinizi eğitirsiniz, zaman ve emek verirsiniz. Bu neyin fotoğrafını çekeceğinizle bağlantılıdır tabii ki. Konum olan yemek fotoğrafçılığı için günlerce aylarca dolaşır, objeler toplarsınız, malzemeler ararsınız, hazırlıklar yaparsanız, pişirirsiniz. Bu arada ışık öğrenirsiniz, boyama öğrenirsiniz, renk öğrenirsiniz. Günler geçer, yıllar geçer ve arkanızda bir dolu işe yaramaz fotoğraf kalır. Ama bir süre sonra (yeteneğinize bağlı) nihayet biraz kişiliği olan fotoğraflar ortaya çıkmaya başlar. Bu kocaman dünyada hemen dikkat çekemezler belki ama siz gelişmeyi fark edersiniz. İşte bu noktada yılmaz, yola devam ederseniz bir gün iyi bir yemek fotoğrafçısı olursunuz. Sizin için dünyanın bir köşesinden ilginç bir çay süzgeci, bir kaşık getiren eş dostlarınızla birlikte sonunda bir de bakarsınız ki, makineler, lensler, fonlar, proplar (tabak, bardak, kumaş parçaları) ile odalar dolusu malzemeniz olmuş. 

 

Gelelim kolay yolla fotoğraf elde etmeye!

Kolay yoldan meşhur olmanın yolu başkalarının iyi fotoğraflarını çalarak kendinin gibi kullanmaktır! İşte beni de çıldırtan budur! Yeteneğin yok, sabrın yok, çaban yok peki ahlakın da mı yok?

Bu hırsızların bazılarını keşfetmem, takipçimin bir fotoğrafa beni etiketlemesiyle ‘yeniden’ başladı. 

Yeniden diyorum çünkü çok değil üç yıl önce Instagram’da kopya metinler, projeler ve fotoğraflarla ilgili sahtekarlık meselesine fena takılmıştım.

Aradan yıllar geçti. Geçtiğimiz günlerde birisi başka bir hesabın fotoğraflarının bir yerlerden alıntı olduğunu bulmuştu.

Eski duygularım coştu ve ona hemen destek verdim. Aslında Google o kadar güzel bir uygulama ile gerçek fotoğraf sahiplerine ulaşmamızı sağlıyor ki. Bunu öğretebilmek için bir video çekip hesabıma sabitledim. İş bu noktada kalabilirdi. Ama…

Bu sırada rastlantı sonucu sektörün tanınmış simalarından bir şefin hesabına takıldım. Kendisini tanırım, bu köşede onunla röportaj bile yapmıştım. İnceledikçe fotoğraflarındaki tabaklar ve malzemeler dikkatimi çekti. Türkiye’de olmayan kap kaçaklar ve vegan malzemeler. Karşımdaki şef “Sağlıklı” kitabından bahsetiyordu ve kendisi maşallah epey kiloluydu. Gerçek dışı bir şeyler döndüğünü düşündüm. Ben de Google’ın fotoğraf ve metin aramasına başvurdum. Google, koyduğum her fotoğraf için beni başka siteye yönlendiriyordu. Bir, iki, beş, on… İşin içinde tariflerde vardı üstelik. Bir şef düşünün fotoğrafları yabancı bloggerlardan çalıyor ve altına da pişkinlikle “Ekşi mayalı nohut unlu ekmeğim… avokado püresi yaptım” diye yazabiliyor. “Benim” diyor! Bir şef yapıyor bunu. Instagram’ın mavi “tik” verdiği bir hesap yapıyor. Gözümüzün içine baka baka yapıyor.

Bu fotoğraflardan biri Krista Rollins “Joyful Healthy Eats” hesabına aitti. Rolins ile mailleştik ve mailleri bende duruyor. O galerideki olağanüstü güzel diğer fotoğrafların da sahiplerini tek tek buldum.

 

Bu ne cüret, bu ne cahil cesaretidir?

Bunu bir şef yapıyorsa, üstelik markaların sponsor olduğu ticari işler yapan bir şef… Bu kişi birileri tarafından ifşa edilmiyor, kabul görüyor ve kazanç elde ediyorsa geri kalan insanlar neden yapmasın? Yeni nesil kolay yolu neden seçmesin? İşte bu yazı tam da bunun için! Yeni neslin kopyacılığı bırakıp, iyi işlere odaklanması için yazılmıştır.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası´nın kuruluşu - Tarihte bugün 17 Kasım 1924

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası´nın kuruluşu - Tarihte bugün 17 Kasım 1924