Trump, çok kızgın!
İran halkından umduğunu bulamadı. Zannetti ki; İran'da lideri ortadan kaldırdığında ve füze atışlarıyla şehirleri bombaladığında muhalifler için uygun ortam oluşacak ve onlar da rejimi devireceklerdi. Ama olmadı!
Trump için bu savaşta sürpriz o kadar çok ki... İran'ın saldırılara misilleme olarak ABD üslerini vuracağını ihtimal dahilinde görmemişti ve son basın açıklamasında Körfez ülkelerinin vurulmasını "inanılmaz" olarak değerlendirdi.
ABD yönetimi, İran'ın Hürmüz kartını kullanmaya vakti olmadan rejimi değiştireceklerine o kadar çok odaklanmışlar ki gelişen bu farklı senaryoda tamamen şok yaşıyor gibiler.
Petrol fiyatlarındaki dalgalanma, gıda fiyatlarını da etkiyecek ciddi anlamda yüksek enflasyon riski taşıyor. Küresel etkileri olacak ekonomik kriz kapıda diyebiliriz.
Hürmüz Boğazı'nda ticari faaliyetlerin normal seyrinde devam etmesi adına Trump, NATO ülkelerine çağrıda bulundu. Kimse bu meseleye dahil olmak istemedi. Ve Trump için yeni bir sürpriz demek bu.
ABD-İsrail ittifakı bu bağlamda yalnız bırakıldı. Öyle ki bu yalnızlık giderek derinleşiyor.
Trump'ı ABD kamuoyu da yalnızlaştırıyor. Savaşa destek her geçen gün daha da azalıyor.
Ve Trump için son sürpriz yine ABD içinden geldi. ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, "Bu Amerika'nın değil İsrail'in savaşıdır" diyerek görevinden istifa etti.
Medyada da aykırı sesler artmaya başladı. CNN'de; Trump yönetiminin hesapları yanlış tuttuğuna dönük haberler yayınlanmaya başladı. Makalelerin ortak noktası; hesapların yanlış yapılmasının yanında savaşın nasıl bitirileceğine dair de net bir planın olmaması yönünde.
Trump bu süreçte deniz piyadelerini sahaya gönderdi. Kara operasyonu olasılıklar arasında.
Eğer bu plan gerçekleşirse, basın mensuplarına yazacak çok şey çıkacak. Çünkü Amerikan askeri için en kötü plan bu!
İSRAİL, LÜBNAN'DA NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?
ABD, İran'a odaklanmışken İsrail "çok yönlü işgal politikası"nı sürdürüyor. Bir taraftan Gazze'yi bombalıyor, İran'a füze gönderiyor, Batı Şeria'da baskıyı artırıyor, Mescid-i Aksa'yı Ramazan'da ibadete kapatıyor ve hepsinin yanında Lübnan'a füzelerle saldırıp karadan da asker sokuyor.
İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah ile savaşı yeni değil elbette.
Ve fakat olan yine sivillere oluyor. Bölge halkı için yine sivil ölümleri, binlerce kişinin yerinden edilmesi ve egemenlik ihlali söz konusu.
Peki İsrail neden her fırsatta 'sınır ve kural tanımaz' bir savaş politikası güdüyor?
Her imkan bulduğunda kuduz köpek gibi her yöne saldıran ve salyasını akıtan bir yaratık görmekteyiz.
Siyonizm nedir, Yahudi kimdir? Bugünü anlamak için bu soruların cevabını bulmak lazımdır.
Bu bağlamda bazı alıntılar yapmak istiyorum. Kimlikler üzerinden genelleme yapmak hoş değil ve fakat tıynet, mizaç, kod ve genetik bağlamında bazı yargılara varmak mümkündür.
Ünlü şair ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek, "Siyonizm mi dediniz? Onlar, yumurtalarını pişirmek için dünyayı ateşe vermekten çekinmeyen lanetlilerdir" ifadelerini kullanmıştır.
Merhum Başbakan Necmettin Erbakan ise bir basın toplantısında "Filistin, Müslümanların kalbidir. İsrail'in varlığı, İslam dünyasının huzurunu tehdit eden en büyük tehlikedir" cümleleriyle bir gerçeğin altını çizmiştir. Erbakan'ın bu bağlamdaki en meşhur sözü: "İsrail güçten anlar" ifadesidir.
Ali Ulvi Kurucu'nun anlatımıyla 1960'lı yıllarda Şeyh Şamil'in torunu merhum Said Şamil Bey'in "Yahudilerle müzakere"nin nasıl olduğunu anlatan sözleri şöyledir: "Yahudi bir belâdır. Onunla harbe girerseniz, arkasında büyük devletlerle savaşırsınız. Haydi üç beş günde savaş bitti diyelim. Fakat sulh müzakereleri üç sene, beş sene bitmez. Yetmiş bin tane yalan söyler. Her gün yeni bir şart koşar. Uzata uzata karşısındakini o hale getirir ki, 'Allah belâsını versin, ne olacaksa olsun da şu işten kurtulalım!' dedirtir. Müzakerelerin başında topunu birden reddettiğiniz şartları, kabul etmek zorunda kalırsınız. Müzakereden çekilemezsiniz, ama devam da edemezsiniz. Öyle bir belâdır! 'Amerika'ya ne oluyor? Neden bu kadar İsrail'e destek çıkıyor?' diyorsunuz. Bunda şaşacak bir şey yoktur. Daha önce de söyledim. Amerika Birleşik Devletleri, İsrail'in bir vilayetidir!.. Geçen asrın baş belası İngiltere, onun emrinde idi; bu asırda da Amerika'yı kendilerine hizmetçi yaptılar."
Amerikalı ünlü Yahudi Prof. Finkelstein ise konuya farklı bir pencereden bakıyor: "Sorun Netanyahu değil.. Sorun, İsrail toplumunun tamamıdır. İsraillilerin yaklaşık yüzde 70-75'i Gazze'de masum kimsenin olmadığını söylüyor. İsrail, çocukları hobi olarak öldürüyor."