Amerika'nın Orta Doğu'nun başına bela ettiği bir ihtiyar var...
Tom Barrack...
Malum kişi Amerika'nın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye özel temsilcisiyim diye ortalıkta gezinip duruyor.
Bu kişi zaman zaman kendi kendine açıklamalar yapıyor, bazen değerlendirmelerde bulunuyor ancak tüm bunları yapsa da çoğunlukla kendisini takan olmuyor.
Yazıya neden bu konu ve bu kişiyle başladığımı yazının sonunda anlayacaksınız.
Geç Olsun Temiz Olsun...
Bilindiği gibi Suriye'de iki gündür hayati öneme haiz olaylar yaşanıyor.
PKK Terör Örgütünün Suriye kolu olan SDG kendine tanınan tarihi fırsatı teptiği için Suriye ordusunun harekâtına maruz kaldı.
Aylardır süreci oyalayan SDG ve başındaki çapulcu Mazlum Abdi denilen yolun sonuna geldi.
Bugüne kadar İsrail'e taşeronluk yapan çapulcu sürüsü sonunda gerçeklerle yüzleşmek zorunda kaldı ve Halep'te ağır darbeler aldı.
Bugüne kadar büyük bir sabırla sürenin dolmasını bekleyen Suriye hükümeti ve ona destek veren Türk Siyasi İradesi nihayet raconu kesti ve herkesin merakla beklediği operasyonu başlattı.
Halep'te Silah Sesleri...
Şam rejiminin devrildiği günlerde Suriye'nin batısında bütün taşlar yıkılmıştı.
BAAS Rejimine yönelik yapılan süpürme harekâtı doğuya doğru olanca hızıyla tam gaz ilerliyordu.
Halep'e gelindiğinde çatışmalar iki mahallede yoğunlaştı.
Eşrefiye ve Şeyh Maksud...
Terör örgütü bu iki mahalleyi kurtarılmış bölge yapmak maksadıyla işgale başlamıştı.
Terör Örgütü SDG evlerini teslim etmek istemeyen mahalle sakinlerini ya canından etti ya evinden.
Örgüt direnemeyenleri sürgün etti, direnenleri ise acımadan katletti.
Rejimin yıkıldığı o günlerde bahse konu mahallelerde terör örgütü ile yeni hükümetin silahlı güçleri arasında çatışmalar başladı ve başlayan bu çatışmalar kısa sürede alevlendi ve büyük bir hararetle de devam etti.
Çatışmalarda çok sayıda kişi de hayatını kaybetti.
Ancak bir süre sonra sürecin verdiği yorgunluğun da etkisiyle çatışmalar sonuç alınamadan sonlandı.
İşte bu geçici durağan dönem bugünlere kadar geldi.
Hastalık Nüksetti...
Oluşan bu suni durağan dönemin geçici bir durgunluk dönemi olduğu esasen çok belliydi.
Nihayet geçtiğimiz gün Terör Örgütü SDG'ye yapılacak operasyon konuşulurken ilk patlak yine bu bölgeden çıktı ve Halep'te çatışmalar başladı.
Ne olacağı en başından beri belli olan süreç olanca hızıyla işledi.
Suriye Ordusunca çok sayıda terör örgütü üyesi etkisiz hale getirildi, çok sayıda terörist teslim oldu ve Eşrefiye Mahallesi saatler içinde ele geçti.
Örgütte çözülme inanılmaz hızla ilerledi.
Daha önce örgüt borazanlarının örgütle ilgili vermiş olduğu 100.000-150.000 gibi terörist rakamları bir an da buhar oldu.
Buraya kadar yaşananlarda bir sürpriz yok...
Zira bu durum zaten benim öngördüğüm olması gereken bir süreç.
Rakamların hepsi şişme rakamlardı yaratılmaya çalışılan korku ortamı bilerek pompalanıyordu.
Türkiye ve Suriye tam bu işlere niyetlenmişken korku salmaya çabalayan birileri "acaba Amerika ne der bu işe" diyerek sürece nifak tohumu ekmeye çalışıyordu.
Ama o hain akıl da engelleyemedi süreci ve operasyon başladı, başlar başlamaz da olanca hızıyla devam etti.
Güttükleri yetmeyince Amerika kendi devreye girdi ve Tom Barrack üzerinden bir çıkış yaptı.
Bakın ne dedi o birilerinin sırtını dayadığı, o çok güvendiği Amerika Barrack ağzıyla;
İt Ürür Kervan Yürür...
"ABD, Halep'in Eşref ve Şeyh Maksud mahallelerindeki gelişmeleri büyük bir endişeyle yakından takip ediyor. Tüm tarafları azami ölçüde kısıtlamaya ve sivil can ve malın korunmasını diğer tüm hususların üzerine koymaya çağırıyoruz.
Daha geçen hafta, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında güvenlik koordinasyonunu, ortak yönetimi ve ulusal birliği önemli ölçüde ilerletecek bir anlaşma olan 10 Mart 2025 entegrasyon Anlaşması'nı başarıyla sonuçlandırmanın eşiğine geldik.
Bu nedenle Suriye hükümetinin, SDG'nin, Kürt yönetimindeki bölgelerdeki yerel yönetimlerin ve sahadaki tüm silahlı aktörlerin liderliğine acil bir çağrıda bulunuyoruz: düşmanlıkları duraklatın, gerilimi derhal azaltın.
Bu kritik noktada bölge, geçen yıl kaydedilen kayda değer ilerlemeyi baltalamak isteyen yıkıcı dış güçlere ve vekillerine karşı birleşik durmalıdır.
Aman Dikkat...
Kim ne derse desin, kim endişeyle izlerse izlesin amacı kervan yürütmek olan Türkiye ve Suriye bu süreçte çok dikkatli olmalı ve öncesinde yapılan hataları tekrarlamamak adına operasyon mutlaka Fırat'ın doğusuna genişletilmelidir.