
Mezar taşları bir coğrafyanın hafızasıdır.
Yunan da en çok bu hafızadan korkuyor olmalı...
Zira Batı Trakya Türklerine yönelik baskısını birçok alanda sürdürüyorken, şimdi buna Osmanlı mezar taşlarını da eklemiş görünüyor.

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, 24 yayınında meseleyi bizimle paylaştı. Türklere yönelik mobbingi örnekleriyle anlattı. Zaten Türk okullarını sindirme, derneklerine yönelik baskı vardı. Şimdi listeye bu da eklendi... Batı Trakya Türklerinin, tek isteği Osmanlı döneminden kalma mezar taşlarının defineciler ve doğanın acımasız gücüyle yok olup gitmemesi...
Bunun için mezarlıkları temizleyip, etrafında tel çekmek istemişler... İskeçe Arkeoloji Müdürlüğü, teşekkür belgesi vermek yerine, "vay siz bizden izin almadan nasıl temizlik yaparsınız!" diye soruşturma başlatmış.
Ama aynı bölgedeki yine tarihi eser niteliğindeki eski okullara çöken Yunan için "sen nasıl tarihi yapılara çökersin!" diye bir soruşturma yok. Özetle meselenin üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu çok açık... Bakalım soruşturma sonucunda ne olacak?
Batı Trakya Türkü her ne kadar sınırın ötesinde kalmış olsa da yalnız değildir. Bu da böyle biline...

ERBİL-BAĞDAT KAVGASI MI İSTENİYOR?
Düşünüyorum,
Düşünüyorum,
Bir türlü cevabı net olarak veremiyorum.
Irak'ın kuzeyindeki petrol ve doğal gaz sahaları neden vuruluyor?
Son olarak Kerkük ile Süleymaniye arasında kalan Kor Mor doğalgaz sahası SİHA'dan atılan bomba ile vuruldu. Ağır hasar oluştu. Irak'ın kuzeyindeki yerleşim yerlerinin yüzde 80'i elektriksiz kaldı. Vurulan yerdeki doğalgaz potansiyelinin 9,3 trilyon metreküp olduğunu yazayım, meselenin büyüklüğünü siz değerlendirin.
Özellikle Ankara'yı hedef göstermeye çalışan trollere karşı
Önce meseleye Türkiye açısından bakalım.
Türkiye, Erbil ile Bağdat yönetimini barıştırdı.
Türkiye üstünden Irak Petrolünün ihracatına başlandı.
Irak ile Kalkınma Yolu Projesini hayata geçirmeye çalışıyoruz.
Terör Örgütü PKK, Zap Kampı'nı boşalttığını ilan etti.
Ayrıca Dışişleri Bakanlığı saldırının hemen ardından kınama mesajı paylaştı. Tepkisini dile getirdi.
Mesele de olağan şüpheliler İsrail ve İran...
Zira her iki ülke de kaostan besleniyor.
İran açısından baktığımızda Irak'ın kuzeyindeki enerji kaynaklarının bombalanmasının nasıl bir getirisi olur sorusu ortada? Ben tam bir cevap veremedim. Ancak Talabani yönetiminin bombalanan yerle ilgili Süleymaniye'ye bağlı olmalı şeklinde çeşitli çıkışları da olmuş. Talabani'nin İran yanlısı olduğu biliniyor. İran'dan da geç de olsa "Kınıyoruz" mesajı geldi.
Öte yandan bir diğer olağan şüpheli olan İsrail'i Barzani yönetimi kızdırmış olabilir. Zira, Barzani yönetimi, PYD elebaşı Ferhat Abdi Şahin ile görüştü. Ardından ENKS yönetimi başta olmak üzere Suriye'deki Kürt partilerinin temsilcileriyle bir araya gelindi. Suriye'nin toprak bütünlüğü ve Kürtlerin hakları korunmalı temalı mesajlar verildi.
Ancak bombalanan yerin Birleşik Arap Emirlikleri'ne bağlı bir şirket tarafından işletiliyor olması akla, İsrail, BAE ile karşı karşıya gelmek ister mi sorusunu getiriyor?
Dedim ya ben işin içinden çıkamadım...
Dikkatimi çeken iki açıklama ile yazıyı bitireyim.
Birisi Barzani yönetiminin Bağdat Yönetimini bu tür saldırılara karşı bizi koruyamıyorsunuz diye suçlaması. Bizzat Mesut Barzani'nin ABD'den hava savunma sistemi istemiş olması...
Diğeriyse ABD'nin, "enerji havzalarını korumaya hazırız" şeklinde bir cevap vermiş olması... Bulunduğumuz coğrafyada işler gerçekten çok karışık. Bu yüzden Rabbim güvenlik güçlerimizin gücüne güç katsın, işlerini rast getirsin... Gerçekten çok zorlu bir mücadele içindeyiz...

SOKAK ORTASINDA İNFAZ
Batı Şeria'nın Cenin kentinden gelen görüntüyü izlediniz mi?
İki Filistinli evlerine operasyon yapan İsrail askerlerine karşı ellerini kaldırıp teslim oluyor. Sokak ortasında İsrail askerleri acımasızca ikisini de kurşuna diziyor. Korkunç, dehşet verici; Peki sürekli bize insan hakları dersi vermeye kalkan Batı dünyasından bir ses var mı? Hadi hakkını yemeyelim, "Belçika kınıyoruz" demiş. Ya Almanya, Türkiye'ye terörle mücadelemizi bahan edip silah ambargosu koyan Almanya'dan tık yok. Üstüne İsrail'e yönelik silah kısıtlamalarını kaldırdıklarını ilan ettiler.
"Gazze'deki soykırım hafifledi gerekçesiyle"
İyi de Batı Şeria ne olacak?
İnsanların evlerine çöküyorlar.
Köylerin arasında utanç duvarları örüp bölüyorlar.
Sadece son iki yılda 3 binden fazla saldırı oldu.
Filistinliler sokak ortasında infaz ediliyor.
Siyonizm'in bu sapkın yüzünü görmek için daha ne olması gerekiyor?

Batı Şeria'daki Cenin kentine girebilmiş az sayıda gazeteciden biri olarak şunu söyleyebilirim. 1948 yılındaki Nekbe yani büyük felaket sürgününden sonra kurulan mülteci kamplarında insanlar sürekli olarak İsrail şiddeti ile yüzleşiyor. Her sokak köşesinde gencecik yaşında şehit olmuş çocukların fotoğrafları, anı köşesi olarak duruyor. Bu yüzden iki kişinin sokak ortasında infaz edilmesiyle bugün irkilmemizin tek sebebi meselenin görünür olması aslında. Yoksa Filistin'deki Siyonizm zulmü bir asırdır sürüyor.
8 Aralık devrimi sırasında fırsatı ganimet bilip, Golan Tepeleri'nden sonra Gazze büyüklüğünde bir alanı daha işgal eden İsrail, Kuneytra bölgesinde yaptığı operasyonda 13 Suriyeliyi katletti... Öldürülenlerden 2'si çocuk, 2'si kadın... Yerel güçler karşılık verince İsrail askerleri helikopter desteğiyle kaçmak zorunda kaldı. Hemen ardından hırsız Yahudilerin Suriye'deki ganimet arazilere yerleşmeye gidiyoruz diye video paylaşması nasıl bir ruh hali varın siz hesap edin... Zira normal insan aklıyla bunları yorumlamak çok kolay değil...