Dünya gerçekten çok ilginç günler yaşıyor.
Devletler gerçekten tarihinin en kritik süreçlerinden geçiyor.
İnsanoğlu bu kritik eşiği aşabilir mi ya da bu eşiği herhangi bir hasar, yara bere almadan kazasız belasız geçebilir mi?
Tüm bu soruların cevabını yakın zamanda almış olacağız bundan şüphem yok.
Ancak bu bahsettiğim süreci hasarsız, çiziksiz geçebilecek miyiz benim işte bu konuda ciddi şüphelerim, ciddi endişelerim ve büyük de korkularım var.
TEHLİKE BÜYÜK...
Farkında mısınız bilmem ama tehlike gerçekten büyük hem de tahmin ettiğinizden çok daha büyük.
Tahminim odur ki insanoğlu bugünleri mumla aradığımız bir sarsıntılı dönem sonrası hızla dibe vuracak ve bu dibe vuruştan sonra kalan sağlamlarla, geride kalan sağlarla da yoluna devam edecek.
İçinde bulunduğumuz vaziyet, günümüz insanoğlunun bu dönemi badire atlatmadan, bu konuda ağır bir bedel ödemeden atlatmasının çok zor olduğunu gösteriyor.
İnşallah yanılırım ama görünen köy kılavuz istemez.
Adım adım yaklaşan bir tehlike ve tehditle yüz yüzeyiz.
İşte bu tehlikeden biri...
TÜM DEĞERLER YERLE BİR...
Bundan altı ay önce çıksam dünya kamuoyuna desem ki;
"Ey dünya! Bir devletin devlet başkanı, başka bir devletin devlet başkanının yatak odasını gecenin kör vakti basacak ve o başkanı karısıyla don gömlek paketleyerek ülke dışına kaçıracak ve tüm dünyada bu olayı seyredecek..."
Bu söylemimden kısa bir süre sonra muhtemelen deli diye tımarhaneye tıkılırdım.
Ama oldu...
Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yatak odası basıldı, Maduro eşiyle bir atlet don yatak odasında paketlendi ve helikoptere bindirilerek gelin konvoyu edasıyla güle oynaya ülkeden kaçırıldı.
ORMAN KANUNU...
Yine aynı haydut devleti yönetenler yaptıkları bu eşkıyalığı dünyaya hazmettirmeden yeni gaspların, işgallerin önünü açtılar.
Trump gözü dönmüşçesine haykırıyor,
"Benim olacaksınız..."
Grönland...
Meksika...
Panama...
Kolombiya...
İran...
Küba...
SIRA KİMDE...
Bundan sonraki sıra muhtemelen Küba'da...
Akıllara neden Küba sorusu gelebilir.
Öyle ya, yeraltı zenginliği yok, çökecek malı yok.
O halde neden?
Küba'nın hedef olmasının temel sebebi Bolivarcı direniş ruhunun kalesi olması.
Evet Amerika'nın en çok korktuğu şey bu ruh.
Çünkü eğer bu ruhun direnişi kırılmazsa Amerika, Latin Amerika'da planladığı işgal ve operasyonlarda Amerika'yı karıştırmaya yetecek miktarda kayıplar verir.
O nedenle direnişin kalesi olan yerler yerle bir edilmeli.
ZERRE AKIL YOK...
Amerika'nın farkına varmadığı ya da varamadığı bir başka tehdit şu...
Amerika son zamanlarda yaptıklarıyla önce dünyanın sonra kendinin sonunu getirecek işlere imza atıyor.
Düne kadar NATO'yu tekrar diriltmek için Ukrayna-Rusya savaşını çıkaran Amerika bugün dirilttiği o yapıyı yıkmanın derdinde.
Be aptal sarı...
Grönland kimin toprağı?
Danimarka'nın...
Danimarka nerenin üyesi?
NATO'nun...
Sen NATO üyesi bir ülkeye saldırınca o yapı halen ayakta kalacak, Amerika'nın değirmenine su taşımaya devam edecek mi zannediyorsun.
Gerçekten hiç akıl yok.
OLURSA ŞAŞIRMAM...
Tüm bunların yaşanma ihtimali var mı?
Bugün bu soruya hayır diyecek yoktur diye düşünüyorum.
Peki böyle bir saldırı ve işgal gerçekleştiği takdirde eskiden Rusya'ya karşı kurulan NATO ittifakının bugün aynı devletler tarafından Amerika'ya karşı kurulma ihtimali olabilir mi?
Yani Amerika'ya karşı Rusya önderliğinde, Avrupa devletlerinin ya da bir başka deyişle NATO ülkelerinin hatta içinde Çin'in de olduğu bir ittifak kurabilir mi?
Zannederim bu soruya da hayır diyecek yoktur...