Hatırlar mısınız, sosyal medyada çok dolaşan bir video vardı: Terör devleti İsrail'in ordusundaki bir asker Gazze sokaklarında dolaşırken görüntülü aradığı ailesine gülerek, "Bebek arıyoruz.12 yaşında bir kızı öldürdüm. Bebek yok mu?" diyordu.
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni Epstein belgelerindeki sapkınlığı gördükçe aklıma terör unsuru askerin mezkûr sözleri geldi. Epstein belgelerinde geçen sapkınlıklara inanmak istemeyenler terör unsurunun "Bebek arıyoruz.12 yaşında bir kızı öldürdüm. Bebek yok mu?" sözlerini hatırlasın!
Bakanlık, yayınladığı 3 milyonu aşan belge dışında, ölüm, fiziksel şiddet veya yaralanma içeren görüntülerin yayınlamadığını açıkladı. İfşa edilen belgelerde geçenler bile insanın kalbini durduracakken, bizlerden saklanan görüntüler...
İnsanlık bir kez daha sapkın bir inancın kurbanı oldu. Merhum Cevat Rıfat Atilhan'ın "İğneli Fıçı" adlı eserinde yazdıklarına "acaba" diyenler şimdi "az bile yazmış" diyor.
Epstein'in adasındaki çocuklara tecavüz ve kurban etmek gibi melânetleri bizlere konserlerde dans figürleriyle, tuvallere çizilen resimlerle, filmlerle, afişlerle "sanat" adı altında anlattılar. "Yahu bunlar sanat değil, sapkınlıklarını anlatıyorlar" diyenleri de irtibatlı oldukları medya aparatları aracılığıyla 'komplocu' ilan edip, "Kahve muhabbeti, dolmuş sohbeti" diyerek de karikatürize ettiler.
Bir dönem "Trans çocuklar vardır" diye sosyal medyada paylaşımlar yapılıyordu. Bu paylaşımlar bir projenin parçasıydı. İşte bugün ortaya çıkan Epstein belgelerinde çocuklara eşcinsel olmaları için hormon verildiği ortaya çıktı. Fakir fukara hayat yaşarken ameliyatla kadın olan 'birey'lerin bir anda nasıl lüks hayat yaşadıkları anlaşılıyordur; bu lüks hayatın sürekli gözümüze sokulması da! Yurtdışı fonlarının Türkiye'de eşcinsellik sapkınlığını destekleyen oluşumlara akıtılması boşuna değil. Tüm dünyayı Epstein adası yapma derdindeler.
Epstein belgelerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan duyulan rahatsızlık da sıkça dile getirildiği görülüyor. Bunlardan birinde Başkan Erdoğan'ın Türk ordusundan İsrail yanlılarını temizlediğinden bahsediliyor. Yani Fethullahçı terör örgütü kastediliyor.
FETÖ'nün, hedefindeki kişilerin mahrem görüntülerini kayıt altına almayı da nereden öğrendiği belli oldu. Epstein, adaya davet ettiklerinin görüntülerini İsrail adına kayda alıyordu. FETÖ de çeşitli davetlerle gezilere götürdüğü kişileri eşleriyle çağırıp, gizli kameraya yerleştirdiği odalarda kayda alıyordu. Sonra da kayıtlar 'dost ülke' İsrail'de arşivleniyordu.
Epstein belgelerinde Türkiye'den bazı isimler ve kurumların adı geçiyor. Tahmin ediyorum savcılarımız bu kişiler ve kurumlar hakkında soruşturma açacaktır. Son dönemde yürütülen uyuşturucu ve fuhuş operasyonları belki de Türkiye'deki yerel Epsteinleri fâş edecektir.
Sorulması gereken soru: FETÖ'nün boşluğunu kim doldurdu? Kimler İsrail adına kayda devam ediyor?