"Kısa vadeli petrol şokunu azaltmak için her şeyi yapıyoruz."

Bu açıklama Beyaz Saray Kıdemli Danışmanı Hassett tarafından yapıldı.
Çünkü petrol fiyatı 120 doların üstüne doğru yol alıyor.
The Economist kapağındaki başlıksa insanı düşündürüyor:
"Petrol fiyatları neden hala yeterince yüksek değil?"
Gelin petrol piyasalarıyla ilgili neler olup bitiyor bir bakalım:
Birleşik Arap Emirlikleri, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü-OPEC'ten çıkma kararı alıyor.
Amerika Birleşik Devletleri Enerji Bakanlığı, Stratejik Petrol Rezervi'nden 92,5 milyona kadar varil değişim teklifleri topluyor.
Çünkü petrol talebinde de bir şeyler değişiyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde ham petrol ve petrol ürünlerine olan talebin 2026 yılı Şubat ayında Ağustos 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı belirtiyor Amerika Birleşik Devletleri Enerji Bakanlığı tarafından.
Ve bu daha başlangıç gibi görünüyor.
Çünkü Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük teknoloji şirketlerinin bu yıl sermaye harcamaları için 725 milyar dolara kadar harcama yapmayı planladığı; öncelikle de yapay zeka veri merkezi ekipmanları için bu harcamanın yapılmasının öngörüldüğü belirtiliyor.

Geçen yılki toplam küresel yarı iletken gelirinin yaklaşık 630 milyar dolar olduğu dikkate alınacak olursa, teknoloji, tedarik eden çip endüstrisini harcama açısından geride bırakıyor deniyor.
Durum bu olunca enerji talebinin geleceği yeri hayal etmek pek de zor olmuyor.
Peki 'petrol şoku'na niye koşar adım gidiliyor?
O noktada veriler konuşuyor:
Kpler/Bloomberg raporları, mevcut ~2M varil/gün üretim oranlarında İran'ın karada kalan ham petrol depolama kapasitesinin 12-22 gün kaldığını ön görüyor.
Çünkü Amerika Birleşik Devletleri, Hürmüz Boğazı'ndaki ablukası sürmesi nedeniyle ihracat dururken uydu verileri, Kharg Adası gibi yerlerde stokların hızla biriktiğini gösteriyor (~%74 dolu).
Ancak FGE, Energy Aspects, Columbia CGEP gibi firmalara göre İran'ın yüzer tankerler (gölge filo) zorla kesintilere kadar dayanacağını belirtiyor.
Kesin olan şu ki baskı hızla artıyor.
Daha yüksek fiyatların İran'ın taviz vermeye zorlayacağı düşüncesiyle hareket eden Amerika Birleşik Devletleri, stok ve benzeri adımlarla enerjiyi güvence altına alma hamleleri yapıyor.
İran'ın ise küresel ekonominin petrol kıtlığı altında önce çökmesi beklentisiyle petrol depoları dolana kadar günleri saydığı belirtiliyor.
Yani herkes 'zamana' oynuyor.
Bu 'stres testi' ise 'tarihin en büyük enerji krizini' yaşatıyor.
