İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformunca, 400'den fazla sivil toplum kuruluşunun iştirakiyle İstanbul'da yılın ilk gününde "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" mitingi yapıldı.
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde yapılan eyleme katılanların çoğunluğu başta Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi olmak üzere Sultanahmet, Fatih, Süleymaniye ve Eminönü Yeni Camii'nde sabah namazını kıldıktan sonra gruplar halinde Galata Köprüsü'ne yürümeye başladı.
Mitinge 520 bin kişi katıldı.
Bu büyük organizasyona madde madde bakalım.
1. Naklen yayın yapan televizyon kanallarını takip edenler; katılanlardaki coşkuyu, heyecanı, fedakârlığı, samimiyeti, yüreklerdeki İslam kardeşliği sevgisini, dayanışmasını, zaman zaman gözleri yaşararak seyrettiler.
Aziz milletimizin şuuru, azmi, kararlılığı, 15 Temmuz FETÖ ihanetine karşı şahlanan Çanakkale ruhunu bir daha hatırlattı.
2. Yüz binlerin sabah eksi 2-3 derece soğuğa aldırmayışı, çocukların, "anne üşüyorum" demesine, "Gazze'de çocuklar çadırlarda daha çok üşüyor" cevabını vermeleri... Evet, o yüz binler insanlık, Müslümanlık, kardeşlik duygularını zirvelerde yaşayarak yürüdüler.
Gazze'de 27 aydır 210 bin ton bomba atıldı, 70 bin sivil hayatını kaybetti, 2 bin 600 ailenin tamamı nüfustan silindi, 5 bin aileden geriye sadece birer kişi kaldı.
Aylardır İsrail'in yaptığı soykırım yürekleri dağladı. İnsanlığımıza, Müslümanlığımıza dokundu. Acılarımız dağ gibi oldu.
İnsanımız kendi iradesiyle, kararlılığı ile "Gazze'yi yalnız bırakmayacağız" diye haykırdı.
3. Galata Köprüsündeki buluşma, sadece bir mesaj değil, aynı zamanda bir çağrıydı.
Mesaj; İsrail'e, onu destekleyen başta Avrupa ülke yönetimlerine, "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" kararlılığıydı.
İsrail'in günlerdir ihlal ettiği ateşkes anlaşması bir rehavet doğurdu. Dünyanın pek çok yerinde bundan önce ayağa kalkan kitlelerin eylemleri azaldı.
Hâlbuki İsrail zulmü durmuyor, katliamlar devam ediyor.
"Unutmuyoruz" sesi önümüzdeki günlerde daha çok yankılanacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün yine hatırlattı:
"Netanyahu denilen bu firavunun yaptıkları yanına kar kalmayacak. Televizyon ekranlarındaki o çadırdan başka her şeye benzeyen, rüzgârların, yağmurun, çamurun içindeki o yavruların hali, herhalde onların ahı Netanyahu'ya kar kalmaz. Bizler elimizden geleni yapıyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Konteyner göndermek istiyoruz, müsaade etmiyor. Bu konteynerlerle Filistinlileri çadırlarda yaşamaktan kurtarma imkânı var. Ama er ya da geç inşallah o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız."
4. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan mitingde yaptığı konuşmada, rehavete kapılmanın sebep olacağı bir önemli hususu daha hatırlattı.
"Bireysel olarak mücadelemizi boykotla sürdürmek zorundayız. Boykotu küçümsemeyeceğiz' dedi.
Üzülerek görüyoruz ki, hâlâ gaflette olan, Gazze'deki zulmü umursamayan yığınlar var. Bazı marketler de boykot konusunda gerçekten duyarsız. Boykot edilen ürünleri satmaya devam ediyorlar.
Boykot devam ettirilmeli. İnsanımızı, her fırsatta güzellikle, yumuşak üslupla alışveriş yaparken uyarmaya devam etmeliyiz.
5. yılın ilk gününde, sabahın soğuğunda yüz binlerce insan, "Gazze yalnız" değil diyerek bir araya gelip haykırıyor... 500 bin kişinin katıldığı böyle bir miting, dünyanın her yerinde haberdir ve gazeteler/televizyonlar meslek ahlakı adına, meslek ilkeleri adına bunu haber yaparlar."
Evet, öyle de oldu. Dünya ayağa kalktı.
İsrail'de Times of Israel ve Jerusalem Post gazeteleri, göstericilerin, dondurucu soğuğa rağmen "Sessiz kalmayacağız, Filistin'i unutmayacağız" sloganıyla yürüdüğünü aktardı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti basını ve Azerbaycan haber ajansı APA, habere geniş yer ayırdı.
Amerikan haber ajansı AP, ABD merkezli Al Monitor, Fransız La Croix gazetesi, France 24 kanalı, Rusya'da yayın yapan İzvestiya gazetesi,
Katar merkezli El Cezire, Suudi Arabistan merkezli Arab News, Malezya basını yılın ilk gününde Gazze için sergilenen bu büyük dayanışmaya dikkat çektiler.
CHP medyası Halk TV ve Sözcü TV, Gazze mitingini haber yapmadılar.
Milletimizin Müslümanlığından çok rahatsız oluyorlar.
Sonra da utanmadan, sıkılmadan "Türkiye kutuplaştı" diye provokasyon yapıyorlar.